Alarmlarla uyanmayanlar için uyandırma servisi


Can Berk Atasoy

Can Berk Atasoy

17 Ekim 2017, 06:33

Bugünlerde, etrafınızdaki beş insana gündemi sorsanız dördü muhtemelen sınav sistemindeki değişikliklerden, futbolda yabancı sınırı tartışmasından ve BJK’nin Şampiyonlar Ligi’ndeki başarılarından bahsedeceklerdir. Şanslıysanız belki Kuzey Irak’taki ve İspanya’daki bağımsızlık referandumundan bahsedenler de olacaktır; peki biz bu konularla oyalanırken dünyada neler oluyor?

Geçen ay dünyanın öbür ucundaki Meksika büyük bir depremle karşı karşıya kaldı, ‘7.1’ ile sarsılan Meksika’da şu ana dek 282 kişi hayatını kaybetti. Deprem felaketi ülkemizde de çok can aldı fakat bu can kayıplarının asıl nedeni deprem değil bizlerin tedbirsizliğiydi. Deprem gerçeğiyle en büyük ve en acı yüzleşmemiz olan 1999 Depremi yaklaşık aynı şiddette gerçekleşmiş olmasına rağmen; resmi raporlara göre 17bin 480 vatandaşımızın can kaybına sebep olmuştur. Şimdi içinizden aradaki yıl farkını öne sürecekler olacaktır, o halde daha yakın zamanda gerçekleşen 2011 Van Depremi’nin sonuçlarına bakalım. Resmi kayıtlara göre 644 vatandaşımız yaşamını yitirdi. Eğer 6 sene içerisinde Meksika uzay çağına geçmediyse; sanıyorum ki aradaki can kaybı farkı bizim eksikliğimizdir.

Myanmar’ın kuzeyinde Arakanlı Müslümanlar’a yapılan zulüm hala devam etmekte, fakat her nedense ulusal basınımız sanki konu çözüme ulaşmış gibi davranmakta ve sahte gündemlerle tüm insanlığı ilgilendiren konulardan bizleri uzaklaştırmaktadırlar. Konunun gündeme gelmesinin ilk bir haftasında tüm gazete manşetleri ve haber kanalları bu konudan bahsediyordu fakat artık göz ardı ediliyor. Aslında bu bizim basınımızın kronik rahatsızlığıdır; yapılan büyük zamlar yılbaşı haberleriyle perdelenir, yasa değişiklikleri KHK’lar magazin ve transfer haberleriyle ve daha nice önemli olaylar basit haberlerle perdelenir. Ve bizler de zihnimizi yoracak bu olaylardansa basit haberlerle ilgilenmeyi onlar hakkında konuşmayı daha çok severiz!

Ve yıllardır bitmeyen AB polemikleri, ülkemizde bu kadar AB ilişkileri uzmanı (!) varken; ne gariptir ki ticarethane sahipleri bile AB’nin ekonomik fayda/zarar oranlarından ziyade kokoreçe getirecekleri kısıtlamalardan bahsetmektedirler, hatta daha da uzmanlaşıp (!) AB’nin Haçlı Birliği’nin yeni bir versiyonu olduğunu ve amaçlarının ülkemizi işgal etmek olduğunu iddia edenler bile vardır. Fakat basit bir dille açıklayacak olursak, kimse üyelik için ülkemizin tamamlamak zorunda olduğu biri hariç 35 görevin hiçbirini tamamlayamamızdan (bahsedilen başlık motive etmek için AB tarafından kapatılmıştır) veya bu görevleri tamamlayabilmemiz için ülkemize her sene verilen ödeneklerden bahsetmez. (mali yardımları merak edenler AB bakanlığı resmi sitesinden TR-AB Mali İşbirliği kısmından gerekli bilgiyi edinebilirler.)
Dünyada gündem yapay zekaya sahip robotların insan işgücüne vuracağı darbenin ekonomik sonuçlarıyken, bazı ülkeler dış uzayda farklı yaşam formları ararken hatta insan DNA’sına yeni kodlar eklenerek yeni yaşam formları oluşturulmak denenirken; bizler ünlülerimizin nerede tatil yaptığıyla, kimin kiminle beraber olduğuyla, hangi takımın kimi transfer ettiğiyle ilgilenmeye devam edelim işte muasır medeniyetler düzeyine böyle ulaşacağız.(!)

Eğer uyanabildiyseniz aşağıdaki kısım tüm uyananlara gelsin:
“Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
Gençliğe Hitabe

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.