Aşk yolunun ruhsuzları


Hayati Kaya

Hayati Kaya

17 Ekim 2016, 16:55

Sizler aşkı ruhunuza ulaşmak için değil, bencil güdülerinizi doyurmak için istiyorsunuz. Aşık olmanın aşka ulaşmak için tek yol olduğunu bilmiyorsunuz. Aşık olduğunuzu iddia ettiğiniz kişi bir başkasıyla yattığında dünya başınıza yıkılıyor, ya da o sizi terk ettiğinde yine üzülüyor, depresyona giriyorsunuz. Doğru mu? Biliyorum ki doğru. Sizler aşkı bilmiyorsunuz, "aşk" adı altında şehveti yaşamak istiyorsunuz. Nedir bu? Birinin heyecanla, arzuyla üzerinizde tepinmesini istiyorsunuz. Ya da değersizlik hissinizle diğerini sahiplenerek sömürmek istiyorsunuz. İki yüzlüsünüz ve bu gerçeği kabul etmediğiniz için hakikate ulaşamıyorsunuz. Peki neydi gerçek? Gerçek şuydu ki aşk, egolarınızın yanıp yok olması için yaratıldı.

"Aşk," benliğinizin yok olması için yaratıldı. Benlik yok olduğunda Allahla karşılaşıyor, "aşk" oluyordunuz. Aşık olduğunuzu iddia ettiğiniz kişi bir başkasıyla yattığında ya da terk edildiğinizde acı, öfke, üzüntü, duyuyorsanız bilmelisiniz ki bu kavramların hepsi korkuyla alakalıdır ve arkasında haz, yani tanrı saklıdır. O korku sizin içinizde ve siz onu sahiplendiniz. Korku şeytanidir, Allahtandır ama Allah değildir. Neye taptığınızı anlamışsınızdır umarım. Bir boşluk olan ruhunuzun özgürlüğünü sağlamak yerine onun etrafını ego ve istek duvarlarıyla çeviriyorsunuz, ruhunuzu egoya teslim ediyorsunuz. Kendinize ve acılara duyarlı değilsiniz. Değilsiniz çünkü mutlu olmasını bilemeyen kendine acıyı layık görür ve kurban bilinciyle varlığını korumaya çalışır. Kurban bilincini seçiyorsunuz çünkü toplumdan bunu öğrendiniz.

Her davranışınızı toplumla kıyaslıyorsunuz. "Toplumda hemen herkes aşk acısı yaşıyor mu? Yaşıyor. O zaman bende yaşayayım. Sonra arkadaşlarıma gideyim danalar gibi böğürüp negatiflerimi ona bırakayım!" Hepsi bu, yaşamdan anladığınız bu. Öylesine sahte öylesine farkındalıksızsınız ki acının size ne anlatmak istedini anlamak istemiyorsunuz. Farkındalığınızın yükselmesi için maskeyi çıkarıp dürüst olmanız gerekli. Sevgiliniz başkasıyla yattığında ya da sizi terk ettiginde kötü hissedersiniz.

Eğer ki kötü hissediyorsanız "aşk" olmamişsinizdir. Egosal bir aşk yaşıyorsunuzdur; "o beni aldatmasın, başkasıyla sevişmesin, sadece beni sevsin" bunların hepsi bencilliktir. Önemli olan sizin o bencilliği gerçekten aşık olarak küle çevirmek isteyip istemediginizdir. Önemli olan sevgi yolunda gidip gitmek istemediginizdir. Sevginin içinde barındırdığı çok derin anlayışlar vardır. Sevgi, empati yapar. Karşılık beklemeden yapar. Yani? "ben başkasılma yatmıyorum sen neden yatıyorsun" diyemez. Diyemez çünkü bu sefer başkasının yolunu yargılamis olur. Sevgi, yargılamaz. O, cok geniş bir bakış açısına sahiptir. O, koşulsuz bir şefkat sunar ve bunu yaparken asla karşılık bekleyemez. O en derin anlayıştır.

Öylesine derindir ki benliğini aşkla eritmiş "hiç" olmuştur. Hiç olmak yok olmaktır. Marifet ise olumlu duyguları farkindalıkla kabul edip, olumsuzlara izin vermemektir. Eğer sevgilin birinle yatıyorsa onun mutluluğunu hissedip mutlu olabilirsin ancak. Eğer ki sevgilin seni terk etmişse, duygularını yöneten yapın mutsuzluğu izin veremez ve onun gidişinden sadece mutlu olabilirsin ancak. Sevgilinden beklenti yoksa neden mutsuz olasin ki? Eğer o seni terk ediyorsa, mutluluğu başka bir yerde bulacağına inandığı için terk ediyordur.

İşte bu mutlu olman için yeterli bir nedendir. Eğer sen birşeylere tutunmadan sadece varoluşunla mutluysan bütün dünya bir araya gelse seni mutsuz edemez. Bu imkansızdır. Sizler mutluluğun ya da mutsuzluğun bir seçim olduğunu bilmiyorsunuz, tüm yaptığınız kendinize acımak. Bunu kendini "duygu" sanan şuursuz varlıklar yapar. Başıma ne gelecek korkusuna kapılmadan ölümüne aşk ve sevgi yolunda yürümeli, egoyu aşkın ateşinde eritmelisiniz ki tanrının ilahi kudretine erişesiniz.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.