Aşktandır yaralarım benim…


Sevim Güney

Sevim Güney

19 Haziran 2017, 07:21

1935 yılında doğan, 1968 yıllında geçirdiği bir trafik kazası sonucu yaşamını yitiren İran’lı kadın şair ve sinema oyuncusu Furuğ’un, sevdiğim kadın şairler arasında özel bir yeri var. 
“Şiir benim tanrımdır” diyecek kadar şiire tutkun.
“Ve aşktandır tüm yaralarım benim
Aşktan,aşktan,aşktan…”
***
Furuğ’un kısacık hayatı kederle dolu. Eşi ile ayrılması sonucunda yasalar gereği, oğlunu     babasına vermek zorunda kalıyor. Bir daha     ömrünün sonuna kadar onu göremiyor. Bu     nedenle olsa gerek kadınların sorunlarına da     şiirlerinde sıkça yer vermiş, onların sesi olmaya çalışmış. Satır aralarında, ölüme karşı büyük bir özlemi olduğunu görüyoruz.
“Tanrım, cehennemin kapılarını benim için aç!Ne zamana kadar gizleyeceğim yüreğimdeCehennem sıcağı arzumu.”
***
Şiirlerinde derin bir yalnızlık olan,ve İran     şiirine önemli katkısı olmuş olan Furuğ, stüdyoya gitmek üzere iken, okul servisine çarpmamak için direksiyonu kırar ve araçtan fırlar. Boynu kırılır ve 32 yaşında hayata gözlerini yumar. İntihar gibi bir ölüm sanki…
Şiirlerinde sadece yalnızlığa değil, tanrıya isyan, aşk’a özlem, haz, günah, ölüm dahil her şeye dokunuyor.
Camın arkasında kar yağıyor,Camın arkasında kar yağıyor,Bir el, yüreğimin sessizliğineHüzün tohumları ekiyor.”
***
“Şiir benim tanrımdır! Ben, ruhum memnun olduğu zaman mutluluk duyuyorum ve şiir benim ruhumu memnun ediyor… Şayet insanların elde etmek için çırpındıkları bu güzellikleri bana     verseler ve karşılığında şiir söyleme yeteneğini benden alsalar intihar ederim…” der, Furuğ…
Benim en sevdiğim şiirlerinden biri; Kurulmuş bebek
“Bunlardan önce, ah, evet!Bunlardan önce sessiz kalınabilirdi
Saatler boyunca Ölülerin bakışı gibi sabit bir bakışla Dalınıp kalınabilirdi bir sigaranın dumanında,Dalınıp kalınabilirdi bir fincanın şeklindeHalıdaki renksiz bir çiçekte,Duvardaki belli belirsiz bir çizgide,Kuru el ayalarıyla…”
***
Furuğ, şiirlerinde kadınların sorunlarına da değinir. Fikirleri, çoğu zaman ülkesinde tartışmalara yol açar. İran’da kadınların yaşamlarının daha iyi koşullara kavuşması gerektiğini savunarak, Şah despotluğuna karşı çıkar. Bazı şiirleri de o dönemlerde erotik bulunmuş.
Ve, Furuğ’un ölüm isteğini apaçık anlatan     dizeleri ile sizi baş başa bırakıyorum…
“… Derimin altında başımı döndürecek bir baskı olduğunu duyumsuyorum. Her şeyi delmek istiyorum ve olabildiğince içine dalmak istiyorum. Yerin derinliklerine varmak istiyorum. Benim aşkım oradadır. Tanelerin sürgün verdiği yerde, Köklerin birbirine vardığı ve yaradılışın kendini çürümüşlükte sürdüren noktada. Benim tenim sanki onun geçici bir biçimidir. Temeline varmak istiyorum. Kalbimi bir meyve gibi tüm ağaçların dallarına asmak istiyorum.”
***
Sevgiyle kalın

Bu köşe yazısı 19 Haziran 2017, 07:21 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.