Atı alan Üsküdar’ı geçti


Nusret Yılmazer

Nusret Yılmazer

18 Nisan 2017, 07:26

16 Nisan referandumu sonuçlandı. Referandum kararı alındıktan hemen sonra yazdığım ilk yazıda, referandumun balıksırtı bir kararla sonuçlanacağını yazmıştım. Evet veya Hayır’ın az bir farkla kazanabileceğini belirtmiştim. Resmi olmayan sonuçlara göre Evet’in %51.4, Hayır’ın %48.6 çıkması bunu doğruluyor. 
 Ancak referandum sürecinde yaşanan baskılar, devletin tüm olanakları ile çalışması, hayır cephesinin ise engellemelere maruz kalması halkın vicdanına dokunacağı düşüncesi ile sandıktan Hayır’ın çıkabileceğini düşünmeye başlamıştım.
Gördük ki toplumun bir bölümünde yaşananlar pek bir anlam ifade etmemiş. Bir bölümünün vicdanı daha geniş ve rahatmış. Bir de Güneydoğuda yaşandığı söylenen baskılar bayağı bir etkili olmuş. Özellikle kırsal kesimde beklenenden fazla evet oyları çıktı. Cumhurbaşkanın da dediği gibi yer yer %10 ile %20 arasında değişen bir beklenmeyen oy alınmıştır. Bu da bize orada farklı şeylerin olduğunu anlatıyor diye düşünüyorum.
Cumhurbaşkanı’nın 16 Nisan gecesi yaptığı konuşmada özellikle HÜDAPAR’a teşekkür etmesi anlamlıdır. Güneydoğu’da HÜDAPAR etkili bir parti değildir. Ancak yapılan baskıları gölgelemek ve HDP’nin yanında yeni bir Kürt partisinin şekillendiğini göstermek için bu yol seçildi. Anlaşılan bundan böyle muhafazakar Kürtler bu parti etrafında toplatılacak ve Erdoğan’a destek böyle sağlanacak. Eğer yeni bir barış veya çözüm süreci başlatılırsa yeni Kürt aktör de belirlenmiş oldu. 
Kürt sorununda muhatap değiştirmek, yeni muhatapla bu sorunu çözmek etkili olacak mı? Veya ne tür yeni sorunlar yaşatacak bunları yaşayarak göreceğiz. Görünen o ki muhafazakar Kürtlerin bir bölümünü etkileyecektir. Ancak bugüne kadar yaşanan sorunun çözümünü sağlamayacağı gibi farklı sorunların yaşanması da kuvvetle muhtemeldir.
Referandum kıl payı kazanıldı ama iktidarın önemli oranda güç kaybettiğini de söylemek mümkündür. Bunu da ülkenin en büyük beş şehrinden 4’ünde kaybetmesinden anlıyoruz. ‘İstanbul Ankara’yı kazanan Türkiye’yi kazanır’ diye, bugüne kadar doğrulanmış bir görüş vardı. Bu referandumda bu değişti. İktidar bu iki büyük şehri kaybetti ama Güneydoğuda devreye soktuğu ve etkili olduğu görülen yeni oyun bu genel görüşü boşa çıkardı.
Hal böyle de olsa büyük şehirlerin kaybedilmesi önemli bir mesajdır. Ülkenin Ekonomisinin can damarı olan bölgede İktidar azınlığa düşmüştür. Eğitimin en yüksek olduğu bölgede iktidar azınlığa düşmüştür. 
Bu da şunu gösteriyor diyebiliriz; “eğitimi düşük toplum kesimi bizim için en makbul toplumdur” tezi iktidar açısından doğruluğunu ispatlamıştır. Bu Ak Parti için gidişatın kötü olduğunu gösteriyor. Eskiden toplumun her kesiminden oy alarak güçlü olan bu parti şimdi toplumun daha dar bir alanından oy alır olmuştur. Gelecek vaat eden bir parti değil, geçmişe yönelen bir parti konumuna düşmüştür. Okuma yazma oranı gittikçe artacağına göre Ak parti gittikçe daha dar bir alana sıkışacaktır.
Tek adamın her kararı alabildiği rejimin bu ülkeye getireceği zararları ayrıca yazmak gerekir. Bu referandumda yetki alındığına göre artık bunu fiili olarak yaşamak durumunda kalacağız. Bu konuda yazılması gerekenler daha çok dünde kaldı. Bugün bunları yazmanın pek bir yararı     olmayacaktır. 
Şimdi yapılması gerekenler; anayasa değiştiğine göre, diğer yasaları buna göre güncellemek gerekecektir. Bir an evvel siyasi partiler yasası, seçimlerdeki barajların düşürülmesi, Cumhurbaşkanının yemini gibi birçok yasa değişecektir. 
Son yazımda; bu kadar baskıyı, bu kadar adaletsizliğe rağmen evetin galip çıkması, sözün bittiği yerdir diye yazmıştım. Kıl payı da olsa bu sonuç çıktı. Bundan sonra adaletsizlik ve baskının dozu artacaktır. Seçimlerle ilgili eleştirilere Cumhurbaşkanının verdiği yanıt manidardır. “atı alan Üsküdar’ı geçti” dedi. Yani; kim ne derse desin, biz amacımıza ulaştık dedi. Amaç her şeye rağmen kazanmak olmamalıydı. Amaç buymuş ve hasıl oldu. İtirazlar, eleştiriler daha zor yapılacaktır. Ve elbette Türkiye’yi zor günler bekliyor diye düşünüyorum. Çünkü iktidarı elinde tutanlar kendine yeni partnerler bulmuştur. Bu yeni partnerler demokrasiden, özgürlükten yana olanlar değildir.
Her şeye rağmen umalım ki aklıselim galip gelsin. Korkular hakim olmasın. Daha ferah günler yaşayalım.
Her ne kadar olumsuzluklar düşünüyor olsam da, yeni rejimin ülkeye huzur getirmesini temenni ediyorum.

Bu köşe yazısı 18 Nisan 2017, 07:26 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.