Bedava


Ali İbrahim Önsoy

Ali İbrahim Önsoy

09 Kasım 2017, 06:36

Dünden bugüne yaşamın her alanında birileri geçinmenin, gemisini yürütmenin dümenini tutturmuş gidiyor. Canlılar âleminde birilerinin sırtından geçinene asalak denir. İri ya da büyük cüsseli canlının sırtından geçinen olduğu gibi, karıncanın emeğine göz dikenler bile var. Toplumsal yaşama geçene kadar sürü karakterindeki canlıların aşırma ve çalma alışkanlıkları günümüze kadar gelmiş. Hangi ekonomik toplumsal yapıyı değerlendirirsek değerlendirelim çalma ve aşırmanın yanında mutlak birileri karın tokluğuna çalışmakta ya da çalıştırılmak zorunda. 
Toplulukların kurumsallaşıp devletleşme durumuna gelene kadar birileri yöneten birileri de yönetilen olurken ekonomik ve idari yani politik yönetim erki kendi içinde “kutsal kitaplarda” yazıldığı gibi bir sürü birde sürünün içinde kendine devşirdiği ile sürü başı vardır. Günümüzde iktisatçılar( muhasebeciler değil) bu toplumsal duruma kesin bir dille sınıfsal ayrışma olarak adlandırır, yönetenler ve yönetilenler diye.
Yönetilenler kendilerine her zaman ayrıcalıklı yasalar ve gelenekler oluştururken yönetilenler arasından kendine devşirdiği kapıkulları aracılığıyla her türlü mezalimi yapmakta. Devleti yöneten günümüzdeki seçilmiş ya da atanan kim olursa olsun iktidarın yönetim koltuğuna oturan onun azametli haline bürünür. Oysa kendini oraya taşıyanın bir kuklası olduğunu unutur ve bir gün gelir koltuğu bırak dendiğinde o azametli şahıs kırk dereden su getirse dahi  “emir demiri kesmiştir”. 
Şair güzel söylemiş “ Bedava yaşıyoruz bedava. Hava bedava, bulut bedava. Dere tepe bedava.” Bedava, beleş demektir. Bedava sirke baldan     tatlıdır. 
Yolda tanımadığınız biri size şeker verdiğinde kuşkulanarak teşekkür eder almazsınız ısrar dahi etse mendilinize alıp sonra atarsınız ama birileri ya da kurum kuruluş ve devletler öyle yapmıyor bedava sözde karşılıksız olanı alıyor. Güçlü ve kudretliler o toplumun ya da devletin ürettiklerinin benzerini ücretsiz veriyor ve onların üretimlerine darbe vuruyorsa bu bedava dağıtım hedefine ulaşıyor. Beleşe verilenin bir bedeli var, uyuşturucuya alışan artık onu parayla almaya çalışır parası yoksa onu satanın emrinde birer saatli bomba olarak kullanılır. 
Devletler şayet beleşe (özellikle II. Paylaşım savaşı sonunda ABD’nin dağıttığı Marshall ve Truman yardımı) aldıkları yardımları ülkenin tarım ve sanayi üretimine darbe vuracaklarına bile bile alıyorsa bu hainliktir. Örnek olarak ülkemizin gelişmesi ve sanayileşmesine önemli katkı sunan T.H.K.’nun Etimesgut’daki Uçak fabrikasının II. Paylaşım savaşı içerisinde 200 civarında savaş uçağı imal edenken savaş sonu özellikle ABD’nin dağıttığı hibe ettiği uçaklar nedeniyle siparişler     kesilir. 
Zamanın Hava Kuvvetleri Komutanı 1949 da bu durumu şöyle izah eder, “Amerikan yardımından bedava uçak almak dururken uçak fabrikanıza parayla sipariş verirsem, yarın bu millet beni asar”.  Bu kararın aldırılmasında yabancı özellikle ABD’ li uzmanların bu yardım bahanesinde etkili oldukları açıktır. Savaş yıllarında THK’nın ürettiği uçaklara güven duyan pilotlar Marshall yardımı bahanesiyle uçaklarımıza güven duymaz olurlar. 
Ordunun silah ve diğer teçhizatları dışla bağlı olurken, un ve süt tozu ile tarım ve hayvancılığa büyük darbeler vurulur. Yardımlar neticesinde ordunun dışa bağlılığı, tarım ve hayvancılığın körletilmesi yanında, gelişme aşamasındaki sanayinin montaj ve dış alıma yönlendirilmesi, Avrupa’ya emek göçü günümüze kadar geldi.
 Emeksiz yemeğin olmadığı ayan beyan olmasına rağmen birileri halkımıza emek harcamadan yaşamalarını istiyor. Ve birileri toplumu beleşe alıştırmaya devam ederken aslında devenin havuduyla götürmesini gözlerden saklıyor. Gerçekte halkımız bedava yaşamıyor “bedavaya  çalışıyor”. Birde şaka gibi ama bedavaya çalışmanın adı son günlerde “gönüllü” olmuş.

Bu köşe yazısı 09 Kasım 2017, 06:36 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.