Beylikdüzü'nde yaşanan protokol rezaleti... Atanmışların seçilmişler karşısındaki pervasızlığı...


Ali Tarakçı

Ali Tarakçı

26 Eylül 2016, 17:28

Şayet Türkiye merkezden değil de, yerelden yönetilseydi, yerel demokrasiler daha gelişmiş olsaydı, seçilmiş belediye başkanına söz hakkı vermemek için bin dereden su getiren ilçe milli eğitim müdürleri görevlerini yapabilirler miydi? Ayrıca yerel demokrasiler gelişmiş olsaydı, merkezi devletin yetkileri azaltılmış olsaydı, Kaymakamlar olur muydu? Ve ne işe yarardı?

Türkiye'nin her yerinde 2016-2017 öğretim döneminde il ve ilçe merkezlerinde açılış törenleri yapıldı. Valiler, Kaymakamlar, belediye başkanları konuşmalar yaptılar.

İstanbul'da aynı törenler yapıldı.

İstanbul'un hiçbir yerinde Beylikdüzü'nde yaşanan rezalet yaşanmadı.

İstanbul'un 14 ilçe belediyesinde CHP, 25 ilçe belediyesinde ise AK Parti yerel iktidar.

Büyükşehir Belediyesi ile AK Parti'nin İstanbul'da 26 belediye başkanlığı var.

İlçe belediye başkanına törende konuşma yaptırılmamak istenmesi sadece Beylikdüzü'nde yaşandı.

****

Beylikdüzü AK Parti teşkilatı ve başındaki zat-ı muhterem, tüm kamu kurumlarının başı gibi davranıyor.

Tüm kamu kurumlarının başındakilerde gözlerini zat-ı muhtereme dikmişler gibi.

Ne talimat gelecek diye bekliyorlar.

Talimat beklemeyenlerde, talimat gelmiş gibi davranıyorlar.

AK Parti Beylikdüzü İlçe Başkanı Av. İsmail Damat, Beylikdüzü'nde eğitim dönemi açılışında yaşanan rezalatten sorumludur.

Kaymamak Ünal'ın nezaketsizlik sessizliği şaşırttı!

Düşünün, İstanbul'un tüm ilçelerinde belediye başkanları eğitim dönemi ile ilgili konuşma yapıyorlar.

Beylikdüzü'nde ise eşini kendi yerine protokol toplantılarına gönderebilen İlçe Milli Eğitim Müdürü Yasef Bakırca ise öyle program yapıyor ki; Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu konuşamasın diye, sözde konuşma programını ortadan kaldırıyor.

Süslü zilide Kaymakam Adem Ünal'ın eline vererek, töreni bitirmek istiyor.

Bir kentin seçilmiş belediye başkanı da mikrofonu, Kaymakamın elinden alıyor ve konuşma yapmak zorunda kalıyor.

Kendisine değil, Beylikdüzü halkına karşı yapılan nezaketsizliğe yönelik isyan eden Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun nezaketsizlik yapmış göstermek inanın çok büyük bir haksızlıktır.

Klasik devlet memuru dışında olan, dobralığı ile tanınan Kaymakam Adem Ünal'ın yaşanan bu rezalete ilk önce kendisinin karşı çıkması gerekirken susmasını da inanın merak ediyorum.

****

AK Parti trolleri yaygara koparıyor.

Belediye Başkanı İmamoğlu nezaketsizlik yapmışmış...

Hiç mi utanmanız yok.

Hiç mi söylediğiniz sözleri hatırlayanınız yok.

AK Parti'nin varlığı; temsil ettiği zihniyet vesayet rejimine, bürokrasinin seçilmişler karşısındaki egemenliğine, atanmışların seçilmişler karşısındaki üstünlüğüne karşı çıkışın adı olduğunu da mı unuttunuz.

CHP'yi en çok tek parti döneminde, Kaymakamların ilçe başkanı, Valilerinde il başkanı gibi davrandığına yönelik eleştiriyordunuz. Farkında değilmisiniz, onlar gibi davranmaya başladınız.

Fark etmiyor musunuz?

****

Atanmışlar seçilmişlerin üstünde değillerdir...
Birilerinin bunu hatırlatması gerekiyor...

Bir kentin atanmış valisi, atanmış kaymakamı, atanmış milli eğitim müdürü ne zamandır, seçilmiş bir belediye başkanından, milletvekilinden daha üstün... Dokunulmaz...

AK Parti'nin il ve merkez yöneticisi yok mu? Yaşanan rezalete karşı çıkacak, yapılanın yanlış olduğunu zöyleyecek, yapana haddini bildirecek bir siyasetçi yok mu? Yapılanın açık açık yanlış olduğunu söyleyecek, yapanların yanına kar bırakmayacak biri yok mu?

****

Beylikdüzü AK Parti İlçe Başkanı Av. İsmail Damat, belediye başkan adayı olmak isteyebilir.

Zamanı bekleyerek, adı geçenlerin aday olamadığında öne çıkacağı anı bekleyebilir.

Bunun için muhalefet yaptığını zannederek, kamu yöneticilerine açık yada üstü örtülü talimatlar verebilir.

Kamu yöneticileri de, kendileri talimat almış gibi davranabilirler.

Buna ilk karşı çıkacak kişinin Damat olması gerekiyor.

Görülen o ki, İlçe Başkanı Damat'ın adı, Beylikdüzü'nde bugüne kadar İlçe Başkanlığı yapmış ve adlarını artık kimsenin anmadığı, unuttuğu isimlerden biri olmak için hızla kendini ve kendisine destek verenlerin umutlarını tüketiyor.

****

Seçilmiş belediye başkanına muhalefetin, devletin gücüyle korkutmak, sindirmek, protokol kurallarını unutturacak işler yapmak olmadığını birilerinin hatırlatması gerekiyor.

Velev ki, bu işlerde bilgisi ve talimatı da yoksa, asıl yapması gereken nezaket kurallarını unutan, protokol kurallarını hiçe sayan, seçilmişler üzerinde vesayet kurmaya çalışan kamu yöneticilerini uyarmak olduğunu hatırlatmak gerekiyor.

Ayrıca bu yöntemlerle seçim alınamayacağını, mağduriyet yaratarak, devlet gücünü teşkilatın gücü gibi kullanmanın bırakın İsmail Damat'ı belediye başkan adayı yapmasını, aday olacak belediye başkan adayına da seçim kaybettireceğini, Ekrem İmamoğlu'na da seçimi kazandıracağını şimdiden söyleyebilirim.

AK Parti'nin 
Beylikdüzü İlçe Başkanı Av. İsmail Damat'a sesleniyorum: Protokol törenlerinde ilçe belediye başkanını "nasıl konuşturmam" diye düşeneceğinize, böyle bir olay olduğunda da yapılanın yanlış olduğunu söyleyemeniz ve müdahale etmeniz gerekiyor.

Bunu hem kendiniz için hemde partiniz için yapmanız gerekiyor.

****

İki ay önce gazetemizi basanların başında bulunan gençlik kolları başkanın Koray Acarlı ile ilgili bir hukukçu olarak bugüne ne kadar ne yaptın? Bekliyorum yanıtını... Aşağıda ki yazıyı da iyi okumanı tavsiye ediyorum.

İsmail Damat'a çağrımdır

15 Temmuz, darbe girişiminin ardından iki gün sonra Demokrasi Nöbetleri'nden ayrılan geçlik teşkilatınızdan yaklaşık 25-30 kişilik bir çete gazetemizi bastı.

Gazetemizi basan çetenin başında, bizzat senin Gençlik Kolları Başkanın Koray Acarlı ve kimi yöneticileri vardı.

İlk günden itibaren söyledik.

Gazetemizi basan çakalları öyle ya da böyle adalet karşısına çıkaracağız.

Arkasında kimler varsa mutlaka ve mutlaka açığa çıkaracağız.

AK Parti İl yöneticileri ile, genel merkez yöneticileri ile, milletvekilleri ile yaptığımız görüşmelerde, gazetemizi basanların AK Parti Gençlik Kolları olduğunu söyledik, isimlerini verdik. Gerekli şikayetlerimizi yaptık.

Partinin en üst kademesinden yöneticiler baskın olayını kınadılar, yapılan saldırının kabul edilemez olduğunu ifade ettiler.

****

Aradan iki ay geçti.

Gerekli şikayetlerimiz yaptık.

Gazetemizi basan çakalların görüntülerini, gazetemizi bastıktan sonra gecenin yarısında çektirdikleri fotoğrafları emniyet güçlerine verdik.

Gazetemizi basanların başında bulunan Gençlik Kolları Başkanı Koray Acarlı'nın açık açık üç kameradan net olan görüntülerini emniyet güçlerine ve AK Parti yöneticilerine ilettik.

****

Beylikdüzü İlçe Başkanı Av. İsmail Damat, bizzat sizinle de görüştük.

Bugüne kadar gazetemizi basan Gençlik Kolları Başkanınız ve yönetim kurulu ile ile ilgili neden gerekeni yapmadınız?

Baskının yapanların açık açık görüntüleri olmasına rağmen o günden beri seyrediyorsunuz.

Resmen üç maymunu oynuyorsunuz.

Tek bir adım atmadınız.

Bulunduğunuz makamdan o kadar çok kişi geçti ki. Bilesiniz ki, sizde o makamda çok kalmayacaksınız.

Ve gazetemizi basanlarla halen beraber görev yaptığınız için, herhangi bir şey yapmadığınız için sorumuluğunuz ortada duruyor.

Birgün ilçe başkanlığınız bitecek ama biz asla gazetemizi basanları unutmayacağız.

Seyredenlerin, emir verenlerin takipçisi olacağız.

gazetem istanbul saldiri

Savcıları göreve davet ediyorum

Büyükçekmece Cumhuriyet Savcısına, Beylikdüzü Kaymakamına, Beylikdüzü Emniyet Müdürüne sesleniyorum.

Gazetemizi gecenin yarısında kameralar olduğunu bile bile basma cesareti gösteren, kendilerine dokunalamayacağını zanneden; masalarımızı, bilgiyasarlarımızı kıran, arşivlerimizi dağıtan çete için ne yaptınız?

İsimlerini, görüntülerini, fotoğraflarını vermemize rağmen tarafımıza yazılan "gereken yapılıyor" resmi yazısının daha ötesinde ne yapıldı, ötesine neden geçilemiyor?

Tamam ilk iki ay darbecileri, darbeci artıklarını, darbeci işbirlikçileri ile yoğun bir çalışma yürüttüğünüz için yapılamayanları anlarız, ancak isimleri ve görüntüleri bile belli olanlarla ilgili bir şey yapılmıyorsa bunun arkasında başka şeyler olduğunu düşünürüz.

****

15 Temmuz darbe girişiminden sonra gazetemize yapılan da, gece yarısı yüzlerini bile gizlemeye ihtiyaç hissetmeyen darbeci artıklarına benzeyenlerin yaptığı bir şiddet gösterisidir.

Ya o saatte gazetede çalışan meslektaşlarımız olsaydı ne olacaktı? Yaralayacaklar mıydı, öldürecekler miydi arkadaşlarımızı?

Yapılanı tasvip edenlerin, göz yumanların, önemsemeyenlerin bilmesi gerekir ki, yapılan bir gazetenin basılması, tahrip edilmesi, bir alışveriş merkezinin basılması ve güvenlik güçlerinin tehdit edilmesinden ötedir. Zorbalıkla sindirme girişimidir.

Yapılanı sakına küçümsemeyin, görmemezlikten gelmeyin.

Kendilerini devletini koruduğunu düşünenbu baskıncılargörmemezlikten gelinirse bilin ki, hiçbirimiz rahat değiliz demektir. Birgün başkalarının kapılarını da kırarlar, işyerlerini basarlar... Onun için bunlara hukuk içinde gereken yapılmalıdır.

Son söz: Bu çeteciler ister bir yerlerden emir alsınlar, isterse kendiliğinden görev bilerek yapmış olsunlar, hukuk nezdinde bunun hesabın soracak ve takipçisi olacağız.

Beylikdüzü İlçe Başkanı Av. İsmail Damat şayet, gazetemizi basan AK Parti Beylikdüzü Gençlik Kolları Başkanı Koray Acarlı ve arkadaşlarıyla ilgili gerekeni yapmaz ise, arkasında talimat verenin kendisi olduğunu yada baskının kendisine yönelik operasyon olduğunu talimatın da başka yerlerden geldiğini düşüneceğiz. Ikinci ihtimal söz konusu ise de bunu açığa çıkartmasını ve gereğini yapmasını bekliyoruz.

Bu köşe yazısı 26 Eylül 2016, 17:28 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.