Bir tablo bir şarkı


Hüseyin Şengül

Hüseyin Şengül

12 Ekim 2017, 07:10

Siyaset, siyaset, siyaset…        Carisi kaba, çirkin, yalan, talan,     rezalet…
Tevfik Fikret “Han-ı Yağma” şiirinde:  
“Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı         iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!” diyor.  
Fikret bu şiiri Balkan Harbi hezimeti ve İttihatçıların diktatörlüğü döneminde 1912 yılında yazmış. (Fikret kırılgan birisi ama fikriyatı evrensel. Ne Abdülhamitçiler ne de İttihatçılar sevmez onu.) 
Bu açıdan o günden bugüne değişti?
***
Bak yine siyasete girdim. (Aslında toplumsal hayatın hemen her alanında siyasetin doğrudan veya dolaylı etkileri vardır; ama az, ama çok.)
Yine de dümen kıralım sanata.
Siyaset üzerine köşe yazılarının kısmen zorunlu yüzeyselliğinden ve gündelik akışından kaçınmak için uzanmalı sanata. Sanat ki, belli bir estetikle varlığın yeniden üretilişi ve okunuşu… insanı insani kılan temel ve etkileyici eylem biçimi. İnsanın hallerine dair ‘tanrısal’ bir uzam…
***
Sanat üzerine yazmak hem yazan için hem de okuyucu için rahatlatıcı ve düşünmeyi derinleştiren ve bizatihi düşünmenin kendisini estetize eden bir alan. Türkiye’de en çok siyaset, en az sanat konuşuluyor. Öncesi de iyi değildi ama, AKP iktidarıyla birlikte birçok sanat dalının çanına ot tıkandı! Mizahı öldürdüler, mizahı. Ne zamanki daha çok sanat ve daha az siyaset konuşacağız; işte o zaman barışa ve özgürlüğe         kavuşacağız! 
***
Bir tablo dedim…
Önce size ressamından söz edeyim. 
1844 yılında doğup 1930 yılında 86 yaşında ölen Rusya’nın en büyük ressamlarından İlya Repin. Realist ve empresyonist (izlenimci) ekolün ustalarındandır. 
***
Repin, Rus toplumunu çok iyi tanır. Tablolarında dinden askerliğe, küçük kızların evlendirilmesinden aristokrasiye, fakir aile yaşamından eğitim kurumlarına, tarihi konulardan başta Tolstoy olmak üzere kimi ünlülerin portrelerine kadar geniş bir toplumsal alan çalışmasına yer verir.
***
2010 yılında Pera Müzesi’nde “19. Yüzyıl Rus Klasikleri” sergisinde Repin’in bazı tabloları sergilendi. Görme şansına sahip olduğum bu sergideki tablolardan biri de “Volga Kıyısında Burlaklar” tablosuydu. Burlak, evsiz barksız, fakir, sezonluk işçi anlamına geliyor. Volga nehrindeki gemileri ve mavnaları kıyıya çeken işçiler     bunlar. 
***
Repin, 1870 yılında Volga Nehri üzerinde yaptığı bir gezide bu manzarayı gördüğünde çok etkilenir ve bu sahneyi resmeder. Bu tablo hem Repin’in hem de Rus resim sanatının en değerli tablolarından biridir.
***
Resimde, gemiyi çeken 11 burlak görülmektedir. Kılık kıyafetleri perişan, yüzlerinde derin bir yorgunluk, vücutları kıyafetlerine paralel bir yıpranmışlık içerisinde, sırtlarına bağladıkları kayışlarla tekneyi çekmeye çalışan ve yüzleri yere bakan bu grubun içerisinde yalnızca genç bir kişi, kafası dik ve ileriye bakmaktadır. 
***
Kimi yorumcular burlakları yorgun ve ezilmiş Rus halkı olarak ve içlerindeki ufka bakan genci ise, Rus halkının umudunun taşıyıcısı olarak değerlendirirler. 
***
Bir şarkı dedim. 
İlya Repin’in ilham aldığı ve “Volga Burlakları” tablosuna konu ettiği yaşamın bir de Volga Boatmen (Volga Kayıkçıları) adlı geleneksel Rus halk şarkısı vardır. Emeğin, gücün, direncin konu edildiği bir iş şarkısıdır.
***
Kimi halkların buna benzer iş şarkıları vardır. Örneğin Ermenilerin horovel denilen çiftçi şarkıları; Gürcülerin, Maçahel bölgesinin hatta Hemşin yöresinin ev yaparken, ağaç taşırken, ağ çekerken solo ve koro halinde söyledikleri şarkılar vardır. Üstelik bu şarkıları çok sesli (polifonik) olarak icra ederler.
*** 
Volga boatmen şarkısının en iyi yorumu Kızıl Ordu Korosu’nda Leonid Kharitonov tarafından yapılmaktadır. Kharitonov’un bas sesi ve özellikle koro bölümü, çok etkileyicidir. Youtube’dan dinleyebilirsiniz.

Volga Boatmen
Ha gayret
Ha gayret
Birazcık daha, bir daha!
Birazcık daha, bir daha
Haklayalım şu akağacı
Haklayalım şu kıvırcığı
Hay da, da hay da
Hay da, da hay da
Birazcık daha, bir daha
Birazcık daha, bir daha
Kıyı kıyı gideriz
Güneşe şarkı söyleriz.
Hay da, da hay da
Hay da, da hay da
Güneşe şarkı söyleriz
Ha gayret 
Ha gayret
Birazcık daha, bir daha
Ha gayret
Ha gayret
Birazcık daha, bir daha
Hey sen, Volga, ırmak ana
Hem geniş hem derin
Hay da, da hay da
Hey hey
Daha güçlü çek şu halatı
Ha gayret, ha gayret
Birazcık daha, bir daha
Ha gayret, ha gayret

NOT: Her şarkı, her şiir yazıldığı dilden bir başka dile çevrildiğinde zorunlu olarak anlam kayıplarına uğrar. Her şeyden önce dilin müzikalitesi değişir. Bu şarkının Türkçe çevirisini bilgi edinme babında buraya aldım. Buna takılmadan şarkıyı orijinal dilinde dinlemek, konusuna dair hissiyatı daha bir anlamlı hale getirmektedir. 

Bu köşe yazısı 12 Ekim 2017, 07:10 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.