Bir tuhaf seçim


Yavuz Erensoy

Yavuz Erensoy

21 Nisan 2017, 07:30

Esasında kimsenin tam olarak bilgi sahibi olmadığı, bu referandumla ortaya çıkabilecek sonucu/sonuçları kimsenin kestiremediği tuhaf garip ve sürpriz bir referandum süreci yaşadık. 
Sonuçta biraz öyle oldu. Evetçiler de, Hayırcılarda fark bekliyordu. Makul ve objektif yaklaşanlar sonucun ortada olduğunu düşünüyor ve her iki tarafında kazanabileceğini ileri sürüyorlardı. 
Mantık her zaman olduğu gibi duygulara galip geldi. Kıl payı ile de olsa "Atı alan Üsküdar'ı geçti" veyahut ülkemiz için hayırlara vesile olması dilediğimiz başkanlık sistemine adım attık. 
Sonucun ufak bir farkla belli olması Evetçileri fazla sevindirmezken, hayırcıları da fazla üzmedi, hatta yüzde 49 olan oran bir kısmını sevindirdi bile. 
Nasıl olsa kazanmasına rağmen fark olmaması, Evetçileri ağzının tadıyla bir seçim galibi olma hevesinden mahrum etti. Hatta biraz ileri gidip bu kadarcık bir farkla nasıl yapısal reformlar hayata geçecek, radikal değişimler nasıl gerçekleşecek diye bir miktar karamsarlığa da sebep olmadı değil.
Geniş anlamda siyasi sistemi, yargı ve bürokrasiyi değiştiren maddeleri yüzde 1 lik bir fark ile yürürlüğe koymak ve bu sancılar ile iki yıldan az kalan genel seçimlere hazırlanmak oldukça zor olsa gerek. 
Sanki bu işin bu kadar emeğin ve zahmetin kaymağını başka birisi yada birileri yiyecek gibi görünüyor desek  müneccimlik yapmamış oluruz gibi geliyor. 
Öte yandan hayır cephesinde de sıkıntılar var. Zira bu yüzde 49 luk birikim birden çok sayıda siyasi partiye gönül verenleri kapsıyor. 
Bu büyük çoğunluğun içinde her partiden her görüşten insan var. Bunları akıllı, uyanık, güçlü bir lider senkronize edebilir. Bulunursa çıkarsa AK Parti’yi ve başkanı zor günler bekliyor demektir. 
Ancak bu kişi mevcut siyasi partilerden birisinin mevcut lideri değil bana göre. Uzun vadede olamaz. Ama siyasi istikbal değil ülke menfaati diye düşünüp hareket edip farklı birisini mesela merkez sağa da hitap edecek birini çıkarırlarsa yüzde 49 böyle kalmaz yüzde 59’a kadar gidebilir. 
Yapamazlar kendilerini tekrar eder durur, ideolojik söylevlere, ekstrem çıkışlara, siyasi kaygılara ve güdülere teslim olurlarsa yüzde 49 düşer, dağılır, kaçar. 
Referandum bir bakıma 2019 seçimlerinin ilk kapışması oldu. Şimdiden iki parti varmış gibi bir durum oluştu bile. Bu iki yıl içinde her iki kesimde kozlarını ortaya koyacak ve bir yarış süreci yaşayacaklar. 
AK Part’inin ve başkanın hükümeti de yönettiği için hem artısı hem eksisi var. Eskisi gibi devam ederse iki sene sonra hezimet kaçınılmaz. Değişir mesela 2002 ayarlarına geri dönerse bir seçim daha kazanır. 
CHP mevcut haliyle yüzde 49’u zor taşır 2019 yılına. O da bu süreci iyi değerlendirir, eski halini bırakır, referandum sürecinden öte, daha ileri daha pozitif daha uzlaşmacı hareket eder ve emanet gelen merkez sağ seçmeni kaçırmazsa yenilerini de kazanır ve ülkenin 2019’da hem iktidarı olabilir, hem de ilk seçilmiş başkanı çıkarabilir.

Bu köşe yazısı 21 Nisan 2017, 07:30 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.