Bizim diktatör!


Rukiye Karadoğan

Rukiye Karadoğan

02 Kasım 2017, 06:31

Ülkeyi yıllarca tek adamla yöneten aklın mirasçıları, bugün kalkmış millet devlet buluşmasını sağlayan, devleti milletin korkusu olmaktan çıkarmış, milletin amiri değil, memuru olmayı şiar edinmiş bir akla diktatörlük yaftası vurmaya çalışıyor. Beyler, bu maya bu göle çalınmaz, çalmaya kalktığınızda da tutmaz.
Diktatör bulmaya çok meraklısınız anlaşılan o halde siyasi geçmişinize dönüp bir bakın bakalım ne göreceksiniz.
Dönüp bakın bakalım, milli şef dönemine, kim diktatör?
Dönüp bakın bakalım, 28 Şubat’a kim diktatör?
İkna odaları saçmalığı ile bir neslin geleceğini karartan, umudunu yok eden kim?
Siyasi tarihimizin yüz karası bir durumu olan 'açık oy gizli tasnif' uygulaması kimin eseri?
CHP’de olağanüstü kurultay isteyenlere rest çekerek; 'Parti içi kavgaya asla izin vermeyeceğiz, kavga edenleri gerekirse kapının önüne koyacağız' diyen kim?
Referandum kampanyası sırasında “tek adama karşıyız, propagandası yaptı ama kendisi tek adam oldu” diyen Fikri Sağlar’ı yüksek disiplin kuruluna gönderen kim?
Hiç uzaklara gitmeye gerek yok, yakın tarihte akıl penceresinden dönüp baktığınızda faşistliğin kimler tarafından kimlere yapıldığını görürsünüz, görmek isterseniz eğer.
Bu dil ve bu kükreyiş son yılların hazımsızlığından kaynaklı bilinçaltı hezeyanının dışa vurum halidir. Yıllarca irtica safsatası ile hayatlarını kararttıkları insanların şimdilerde ülke adına verdiği mücadeleden, ülkeyi yönetmelerinden, karar verme makamlarında bulunmalarından rahatsız oluyorlar.
Dün TBMM çatısı altında millet iradesi ile seçilmiş bir milletvekiline had bildirmeye çalışanlar, bugün bu çatı altında ve devletin yönetici kadrolarında olmalarından rahatsız oluyorlar. Yıllarca ülkeyi bölecek diye korktukları ve korku saldıkları insanların, devletin ve milletin 2023’ünü, 2053’ünü, 2071’ni planladığını görünce akıl tutulması yaşıyorlar.
Halkçı partinin halk anlayışı da bu olsa gerek. Siyaseti salt Erdoğan düşmanlığı üzerinden yapmak, sığ düşünce,trajikomik bir halden başka bir şey kazandırmaz.
Milletin itimatından yoksun kalmak,öngörüsüzlük,siyaset üretememek neticesi gelinen nokta ne yazık ki bu.
Gördüğümüz şu ki, CHP başarısızlığın verdiği öfke ile bir cinnet hali yaşıyor. Bu tahammülsüzlük halinin bir hastalıklı hal olduğunu görmek gerekmez mi? Bir şey daha, eğer diktatör olsaydı bu ülkede sarf ettiğiniz bu sözlerden dolayı halkı kin ve nefrete davet etmek suçu ile partiniz kapatılmaz mıydı? 
Bir başka bakışla bakmak da gerek bu duruma, bu çıkış, günü kurtarma siyaseti midir yoksa CHP içinde bir kavga mı? Netice de bu tavır ile bir CHP'li, (gündem oluşturma) açısından Genel Başkanın bir adım önüne geçmiş olmuyor mu? 
Bir bakış da daha geniş açıdan, bu ülkenin Devlet Başkanına diktatör ifadesi son zamanlarda en çok hangi ülkelerde, hangi yabancı gazetelerde manşet olarak atıldı bir hatırlayın derim ki, kimin değirmenine su taşıdığınızı bir umut ki görebilesiniz.
Geldiğimiz nokta, darbecilere katillere zalimlere diktatör diyemeyenler, bu açlığını millet iradesinin temsilcisine bu yaftayı vurmaya çabalayarak gidermeye çalışıyor. Anlamadıkları şu, artık bu yol milletle birlikte yürünüyor. Ve millet iradesini artık statükoya, faşizanlığa teslim etmeyecek kadar bilinçli ve sağlam duruş sergiliyor. Yani CHP’ye nacizane tavsiyem, millet ile barışmanın yollarını bulması aksi takdirde bu ülkede iktidar olma hayali dahi kuramayacakları bir döneme girmişlerdir.
Hasılı bizim diktatör 2002 den beri milletin iradesi ile iktidar... Ya siz?
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.