Bu kış bitince PKK da bitecek

Mehmet Ersoy

Mehmet Ersoy



RÖPORTAJ: Ufuk Çoban 30 Ekim 2017, 08:16

Küçükçekmece'de düzenlenen söyleşide konuşan İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, “PKK ile mücadeleye devam ediyor. Bu kış bittiğinde Türkiye'de bölücü terör örgütü mensupları bizim hayatımızı etkilemekten çıkmış olacak” dedi. “Teröristlerin büyük gruplar halinde eylem yapabilme potansiyelini bitirdik. Tespit edildiklerini bildikleri için 2-3 kişi geziyorlar. Lojistik destek sağlayamıyorlar, kışlık yığınak yapamıyorlar” diyen Ersoy, “Bugün itibariyle nitelikli bir çatışmaya girme kabiliyetini Türkiye içinde bölücü terör örgütü tümüyle kaybetti” ifadesini kullandı.

Merkezi Küçükçekmece'de bulunan Avrasya Bir Vakfı'nın yeni dönem söyleşileri geçtiğimiz günlerde başladı. Söyleşilerin ilk konuğu ise İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy ve İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Aynural oldu. 'Terörle mücadele ve son gelişmeler' başlığı altında yapılan söyleşide Mehmet Ersoy, önemli açıklamalarda bulundu. Vakfın merkezinde gerçekleştirilen toplantıda ilk olarak Avrasya Bir Vakfı Başkanı Şaban Gülbahar, kısa bir teşekkür konuşması ile birlikte vakfın yaptığı çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

Topyekün varolma mücadelesi
Darbelerin ve terörün Türkiye'ye verdiği zararları anlatan Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, “Gerçekten ne zaman farklı bir şeyler yapıp varlığımızı daha güçlü hissettirmeye çalışsak birçok bela ile karşılaşıyoruz. 2000'li yılların başından itibaren ülkemiz bir çok alanda başarı elde etti. Ancak boğuşmakta olduğumuz belalarımız sayısı artarak veya azalmadan devam etti. Daha demokrasinin kendi içinde işlemesinin hazzını almaya başlarken, ilk defa cumhurbaşkanımızı millet olarak biz seçeceğiz derken milletin istediği meclisin iradesine uygun bir dayatma olmayacak derken bir 27 Nisan e-muhtırası ile normal gidişatımıza müdahaleler başladı. Sonra Gezi olayları, 6-7 Ekim olayları ve nihayetinde 15 Temmuz gecesi yaşadığımız hain darbe girişimi. Yapanları, hainleri kim olursa olsun hepsinin kurmay bir akıl tarafından yürütülüp başımıza bela edildiği konusunda hemen hemen hepimiz hemfikiriz. Bugün geldiğimiz noktada hem içeride hem dışarıda gelişen olaylara baktığımızda biz sadece terörle mücadele etmiyoruz topyekûn bir var olma mücadelesi ve varlığımızı sürdürme mücadelesi veriyoruz. İçeride 40 yıldır devam eden terörle mücadele yöntemlerinden milli hassasiyetleri olan az çok bu ülkenin derdi ile dertlenen herkesin ve hepimizin kabullenemediği ve içine sindiremediği aslında birçok hadisenin, bir oyunun parçası olarak başımıza geldiğini sonradan fark ettik. Bir taraftan devlet olarak görünür terör örgütlerine karşı mücadele ederken, diğer tarafta içimizde bir başka terör örgütü sinsi bir şekilde yuvalanmış, büyümüş devletin içini boşaltmış kurumlarını, anayasal görevlerini yapmaz hale getirmiş" dedi.

Kafamıza düşenlerden anladık
“Ben ömrümün büyük kısmını mülki idare amiri olarak geçirmiş biriyim. Hep şunu sordum, nasıl olurda 40 yıldır terörle mücadele ederiz. Dünyanında en büyük ordularından birine sahip oluruz da böyle bir ordu bu ülkenin sınırlarını nasıl koruyabileceğini, bu teröristlerin bu sınırlardan sızmasını nasıl engelleyebileceğinin yolunu bulabilemez” diyerek sözlerini sürdüren Ersoy, “Nasıl olur da Habur'dan giren silahlar Gaziantep'te yakalanır? 15 Temmuz'dan sonra kafamıza düşen balyozlardan, mermilerden, bombalardan sonra anladık bunların niye başarılamadığını. Bunun için bu milletin kanının aslında terörün bir başka boyutuyla akıtılmaya çalışıldığının ve çocukların masum bir şekilde habire korumasız minibüslere doldurulup taranarak onlarcasının birden şehit verilmesinin sebebinin ne olduğunu, aşağıdan üç saat boyunca ikaz edilmelerine, yapmayın bunlar terörist değil, bunlar kaçakçı gençler, atmayın bombaları denilip bas bas bağırılmasına rağmen üç saat boyunca Uludere'de kaçakçılık yapmaya çalışan çocukların niye bombalandığını daha sonra anladık. Bugün şükürler olsun büyük bir millet olmanın, güçlü bir devlet olmanın sonucu olarak uyanmış, içindeki safralarını temizlemiş ülkesinin bütünlüğü vatanının birliği bölünmezliği için mücadele etmek adına çok kuvvetli bir devlete sahip olduk. 15 Temmuz'un bize sağladığı en önemli sonuçlardan bir tanesi bu oldu. Bu safralardan büyük oranda temizlendik” dedi.

Kendimizi avutuyormuşuz
Ersoy, “Başka bir milletin başına gelseydi altından kolay kolay kalkamayacağı bir süreci lehimize çevirmeyi başardık. Düşünün ki devletin en hayati kurumlarının neredeyse en gözde elemanlarının tamamını kaybettik. Son on yıldır emek vererek yetiştirdiğimiz ve sorumluluk yüklediğimiz insanlarımızı kaybettik. Zamanın içişleri bakanının söylediği şekliyle 7 bin kişilik istihbarat ordusunun 6 bin 500'ünü kaybettik. Böyle bir süreçte hangi terörle mücadelede başarılı olmayı bekleyecekmişiz ki kendi kendimizi avutuyormuşuz. Bir dönem biz bunlarla uğraşırken Suruç, Gaziantep, Ankara, Arena, havaalanı, Kayseri patlamaları hepsi peşpeşe geldi, perişan olduk. Var olan istihbaratımızın, potansiyelimizin ancak yüzde 20'si kadar değerlendirebiliyorduk. Şimdi bu süreçleri aştık. Eksikliklerimizi fedakar arkadaşlarımızla tamamlıyoruz. Başka bir şey daha terör mücadelenin en önemli ayağını oluşturduk. Özellikle içerideki mücadelenin çok büyük bir kısmını oluşturan içişleri bakanlığının yapısını güçlendirdik" diye konuştu.

İçtikleri sigaradan bile buluyoruz
Kurumların bütünlüğünün sağlandığını dile getiren Emniyet ve Jandarmanın uyum içerisinde çalıştığını ifade eden Ersoy, “Geçmişte neyi eksik yaptık iyi değerlendirmeliyiz dedik. Askerimizin giremediği hiçbir alan kalmadı. Cudi; Gabar, Kato, Bestler Dereler, Kutu Deresi, Tendürek, Ağrı Dağı her tarafa askerimizi konuşlandırdık. Çok ciddi şekilde alana hakim olduk. Bugün var olan teröristleri teknolojiden çok iyi şekilde istifade ederek özellikle İHA’larla (İnsansız Hava Aracı), İKU’larla (İnsanlı Keşif Uçağı), SİHA’larla (Silahlı İnsansız Hava Aracı) içtikleri bir sigaradan nerede olduklarını buluyoruz. 6 bin metre yükseklikten aşağıda içtikleri sigaradan orada bir canlı olduğunu hissediyoruz. Teröristlerin büyük gruplar halinde eylem yapabilme potansiyelini bitirdik. Tespit edildiklerini bildikleri için 2-3 kişi geziyorlar. Lojistik destek sağlayamıyorlar, kışlık yığınak yapamıyorlar. Bugün itibariyle nitelikli bir çatışmaya girme kabiliyetini Türkiye içinde bölücü terör örgütü tümüyle kaybetti. Elbette varlar ve mücadele devam edecek. Ama Allah evlatlarımıza kuvvet versin" diye konuştu.

Şehirlerdeki hakimiyetlerini kırdık
“Dağlarda ve neredeyse bütün görünürlüklerini kırdık” diyerek terörle mücadele ile ilgili bilgiler vermeye devam eden Ersoy, "Bu yıl içinde terör örgütüne katılım sayısı 91 ya da 92 oldu. 2016 yılında bu rakam 600 civarındaydı. Vatandaş bu anlamda devletin kararlı duruşunu ve mücadele azmini gördükçe tekrar devletine o güveni duymaya ve terörle, silahla bu işin bir yere varamayacağını yeniden kabullenmeye başladı. Belediyelere kayyum atanması da morallerini bozdu. Kayyum atamaları yapıldı yaklaşık 1.5 milyar yatırıma para harcandı. Devlet güçlü olduğu zaman istihbarat elemanlarınızın sayısı da çoğalıyor size yardım etmek isteyen vatandaş da çoğalıyor. Hangi köye erzak almaya gelecek olsalar, vatandaş derhal ihbar ediyor. Öyle tahmin ediyorum ki bu kış bittiğinde; önümüzdeki bahara ulaştığımızda, Türkiye içindeki varlığını düşündüğümüz terörist sayısını yüzlerle ifade edecek noktaya geliriz. Onlar bütün iyi niyetlerimize rağmen katledecek insan arıyor. Uyuşturucu ile mücadele ediyoruz. Bu işten ekmek yiyemeyeceklerini gördüler. Sınırlarımızın güvenliğini en iyi şekilde sağlıyoruz. Hatay il sınırlarını duvar ve tel çitlerle çevirdik. Suriye'de duvar çekme çalışmaları devam ediyor. Ağrı ve Tendürek'te İran sınırına duvar çekmeye başladık. Irak sınırında benzer uygulamanın çalışmaları devam ediyor. Ama bu kolay değil. Ülkemiz sınırlarının dışında da güvenlik önlemlerini almaya devam edecek" şeklinde konuştu.

Şüphelendiğinizi atacaksınız
“Kurumlarımız kararlı bir şekilde PKK ile mücadeleye devam ediyor. Yukarıda ve aşağıda uyumlulukla çalışıyoruz. Bu kış bittiğinde Türkiye'de bölücü terör örgütü mensupları bizim hayatımızı etkilemekten çıkmış olacak” diyerek sözlerini sürdüren Mehmet Ersoy, "Sınırlarımızı ve güvenliğimizi tehdit edecek ataklara karşı hepimiz hazır olacağız. Bizde birlik ve beraberlikle mücadelemizi sürdüreceğiz. FETÖ ile PKK paralel çalışıyor. 15 Temmuz'dan sonra şüphemiz kalmadı. Burada yapabileceğiniz şüphelendiğinizi atacaksınız. Kapıdan dışarı attığımda hata yapabilirim. Onun telafisi var. Ama hata ile içeride bıraktığımız kişinin vereceği zararı nasıl telafi edeceğiz. Mağdur oldu deniliyor insanlar. O günkü şartlarda bu refleksi göstermesek Rus büyükelçisinin başına gelen onlarca hadise hepimizin başına gelebilirdi. Zamanın adalet bakanının koruma amirini 7 ay sonra tespit ettik. Son dönemde bunlar da hazırlık yapmışlar. Ne Bylock, ne Bankasya var. Evlerde sınavlara hazırlamışlar kazandırmışlar, her biri birinin bir tek bildiği abisi var. Ayda bir o abi geliyor. Kimse ile irtibatları yok. Mahrem imamlar listesi elimize geçmese bundan haberimiz olmayacaktı. Böyle bir durumda bu kadar insanı niye attınız, niye mağdur ettiniz demenin bir anlamı yok. Bizim camiamızda şüphenin içeride kalmasına tahammülümüz olamaz” dedi.

Onlar da ihanete uğradı
FETÖ operasyonlarından dolayı mağdur olduğunu söyleyenlere cevap veren Mehmet Ersoy, "Mağduriyet edebiyatının en fazla yapıldığı alanlardan bir tanesi öğretmenler. 'Öğretmenlerin elinde silah mı var’ suçlamalarıyla çok karşılaşıyoruz. Elimize geçen imamlar listesinde gördük ki; emniyetin imamı da öğretmen, mülkiyenin imamı da öğretmen, hakimin imamı da öğretmen, mühendisin imamı da öğretmen. Bütün imamlar öğretmenlerden çıkıyor. Öncesinde olan oldu ama 17-25 Aralık'tan sonra ben bu devlete ve kurumlarına savaş açıyorum diyen, meydan okuyan bir anlayışın çağrısına uyarak, hele biz kaç kişiyiz birbirimizi görelim diye kurdukları sendikaya üye olan adama anayasal hakkını kullanmış gözü ile bakamayız. O anayasal hakkını kullandığını iddia edenlerin ortak haberleşme ağında kayıtlı oldukları insanlar tarafından insanlık tarihinin en büyük ihanetine uğradılar. Aynı ihanetin bir parçası olmayacaklarını nereden bilelim. Kaldı ki 15 Temmuz gecesi fiili olarak bomba atanlar, insanımızı tarayanlar bu kalkışmanın faili olanların yaptıkları ile onlara dua edenlerin ne farkları var zihniyet olarak. Misyonları farklı, görevleri farklı ama hepsinin ortak bir özelliği var. Ruhlarını, beyinlerini ve bedenlerini hepsini Pensilvanya’daki zındığa teslim etmişler. Oradan ne emir geliyorsa onu uygulamak, onu yapmakla mükellef. Milliyetlerini, insanlıklarını, akrabalıklarını her türlü bağlarını inkâr etmek, onların hepsine birden ihanet edebilecek kadar kodlanmış insanlardan bahsediyoruz. Tekrar ediyorum, kendini korumakla yükümlü ve bu refleksi geçmişten gelen hiçbir tecrübesi olmadan göstermek durumunda olan bir devletin yapabileceği şey silahından, mermisinden ayırıp, görev kimliğinden arındırıp kapının önüne koymaktır. Sonrasında yaptığı hata varsa da o hatayı telafi edebilmektir. Şu ana kadar bu düşünce ile 36 bin kamu personelini göreve iade etmişiz. Şimdi bunların hiçbiri şeye yansımıyor. Sadece işte pasaportuna el konulmuş” şeklinde konuştu.

Hepsinin ortak özelliği Bylock
Ersoy sözlerini şöyle sürdürdü; “102 bin Bylock kullanıcısının isim listesini Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bize bildirdi. Bu insanlar Bylock kullanıyor dedi. Yargıtay da dedi ki Bylock bu terör örgütünün ortak kullandığı haberleşme aracıdır. Hiç kimsenin yanlışlıkla Bylock kullanması ve başka biri ile haberleşebilmesi mümkün değil. Mutlaka sizin telefonunuza o Bylock’un özel şifre ile  bluetooht veya flasbellekle yüklenmesi size bir şifre verilmesi ve yine irtibatını kuracağınız, kurmaya yetkili olduğunuz kişinin kullanıcı adının verilmesi o kullanıcının da sizin iletişim isteğini kabul etmesi gerekiyor ki Bylock kullanabilin. Henüz 43 bin kişinin Bylock haberleşmelerindeki içeriği çözebildik. Çalışmalar devam ediyor. Ama 102 bin kişinin de pasaportlarını iptal ettik. İnsanların bir kısmının bundan haberi yok. Kimseye sen Bylock’çusun diyemiyoruz ki. Dediğiniz gün kaçacak belki. Tedbir olarak ülkeden kaçmalarını engellemek için pasaportlarını iptal ettik. FETÖ ile mücadelede suçsuz insanların, mağdur insanların olduğu söyleminden dolayı bunları paylaşma ihtiyacı hissettim. Bu mağduriyetleri gidermekte devlet çok yavaş davranırsa bu ayrı bir şey. Ama böyle bir mücadelede mağduriyet olmaması mümkün değil. 7000 istihbaratçıdan 6500’ü bunlardanmış. Şimdi bunların hazırladığı evraklara dosyalara güvenerek hangi mücadeleyi yapacağız? O havuzda gelen her bilgiyi çek etmek zorundayız. İnsanlarla ilgili değerlendirme yapmak zorundayız. Allah bunların belalarını kendi elleri ile verdi. Bylock’u bunlar kimse bizi tespit edemesin, kimse bizi bulamasın diye kendileri için geliştirmişler. Gizli kalmak için, kamuoyunda infial uyandıran ne kadar dava varsa hakimi, savcısı hemen hepsi Bylock kullanıcısı, önemli gördüğümüz, kardeşim bu da olur mu dediğimiz davaların hakimlerinin, savcılarının, soruşturmacılarının, emniyetçilerinin tamamının ortak bir özelliği var Bylock’çu. Ülkemizin toplam kamu personeli sayısı 3 buçuk milyondur. Bugün için ihraç edilen kamu personeli sayısı 113 bin. Son 10 yılda bu ülkede yapılan bütün KPSS’lerde hile yapıldığını, mülakatlarda hile yapıldığını, güvenlik soruşturmasıyla aldığımız elemanlarda hile yapıldığını. O soruşturmaları yapanları bizatihi kendilerinin örgüt mensubu olduklarını dikkate alırsak, sadece milli eğitimde kaç bin öğretmen aldığımızı göz önüne alırsanız bu kadar büyük ihanete karşı yaptığımız mücadelede ihraç ettiğimiz 113 bin rakamının çok da büyük bir rakam olmadığını siz de takdir edersiniz" dedi.

Gecikmeli de olsa düzeltiyoruz
“Bankasya’dan ev kredisi çekmiş olması gibi hepimizin kabul edebileceği makul insani şeyleri gecikmeli de olsa devlet olarak zaten düzeltiyoruz” diyen Ersoy, “Soruları çalarken iyi. Sonra ben silah mı sıktım diyorsun. Ama sen taraf oldun. Kazansalardı yapacakları birçok şeye hazırlık yapanlar kaybettiklerinde mağduriyet edebiyatı yapamazlar. Taraf olmadan hakikaten internetinin yanlış kullanılması, komşusunun onun internetinden girip oradan birtakım uygulamalar yapması gibi ya da evinin taksitini öderken Bankasya’dan ev kredisi çekmiş olması gibi hepimizin kabul edebileceği makul insani şeyleri gecikmeli de olsa devlet olarak zaten düzeltiyoruz. Görevine iade edilen 36 bin 500, halen açıkta bekleyense sadece 24 bin. Bunların önemli bir kısmı eğitim ve emniyet camiasından insanlar. Devlet olarak biz insaflı davranıyoruz dışarıda abartılı bir şekilde söylenen rakamlara bakmayın” dedi.

FETÖ’cü eşittir hain
“Bugün FETÖ ile yapılan mücadelede ülke içinde önemli mesafe kat ettik. Bunun artık PKK’dan daha az tehlikeli bir örgüt olduğunu düşünmüyoruz” diyen Mehmet Ersoy, “Kurumsal yapılarının tarumar edilmesi noktasında çok önemli adımlar attık. FETÖ ile mücadelenin bir ya da iki yıl içerisinde biteceğini düşünmüyoruz. FETÖ’cü olmak hain olmakla eşdeğer bir algıya kavuştu elhamdülillah, insanımız bu konuda çok hassas. Ama özellikle yurtdışındaki faaliyetleri ve yine özellikle ekonomi ve eğitim alanındaki faaliyetleri Türkiye düşmanları tarafından kucaklanmış bir şekilde devam ediyor. Göstereceğimiz her ihmalden sonra dışarıda palazlanan bu yapının yeniden bu yapının Türkiye’de aktif hale gelmesi ekonomilerini sürdürebildikleri sürece bir tehdit oluşturmaları her zaman vardır” dedi.

Bıktık demeyin
“Yapmamız gereken her şeyi yapmaya devam edeceğiz” ifadesini kullanan Mehmet Ersoy, “Ama hiçbir zaman ya yeter artık kardeşim FETÖ, FETÖ, FETÖ bıktık sizden PKK gibi FETÖ çıkarttınız başımıza demeyesiniz diye söylüyorum. FETÖ bugün bir tehdittir bir yıl sonra da tehdittir, 1 yıl sonrada tehdit olmaya devam edecektir. Yurtdışı bağları ile ilgili daha iyi bir mücadeleyi ortaya koyamadığımız, ya da kendi içlerinde geçmişten birçok aşırı sol örgütünün yaşadığı gibi bir hesaplaşma sürecine girip dağılma ve küçülme süreci yaşamadıktan sonra Amerika’nın başta Almanya olmak üzere Orta Avrupa ülkelerinin bu kadar yoğun desteği ve onlarla iş birliği devam ettiği sürece bizim içinde varlığını tehdit olarak sürdürmeye devam edecektir. Allah milletimizi, devletimizi bu coğrafyaya bütün kardeşlerimizi bu tür belalardan muhafaza eylesin” şeklinde konuştu. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.