Çadır demokrasisi


Nusret Yılmazer

Nusret Yılmazer

10 Nisan 2017, 07:56

7 Nisan Cuma günü Beylikdüzü Belediye Meclisi’ni izlemeye gitmiştim. Meclis toplantısı bittikten hemen sonra haber geldi, Beylikdüzü Metrobüs Meydanı’nda kurulmakta olan CHP’nin hayır çadırı “Büyükşehir Belediyesi zabıtaları tarafından yıkılıyor.”
Biz de bazı Meclis üyeleri ile birlikte meydana gittik. Gördük ki kurulmakta olan bir çadır zabıtalar tarafından yıkılmaya çalışılırken CHP’lilerde buna engel olmaya çalışıyor. Bir itiş kakış, bir arbede mevcut. Zaman ilerledikçe meydandaki CHP kalabalığı iyice arttı. Bu arada toma geldi, otobüslerle polis geldi vs.
Sorun nedir derseniz; Bu meydanda daha önce CHP’nin küçük bir HAYIR çadırı vardı. Ancak gerek, geceleri şahıslar tarafından ve gerekse hava şartlarından zarar görüyormuş. CHP’de alüminyum profilleri daha kalın olan ve dışardan bakınca büyük gibi duran ama metrekare olarak AKP’nin çadırından büyük olmayan bir çadır.
İBB zabıtaları bu çadıra gecekondu muamelesi yapıyor. Benim yanımda CHP ilçe başkanına “775 sayılı gecekondu muamelesi yapacaklarını, bunun bir prefabrik yapı olduğunu, burada ikamet edilebileceğini, kermes düzenleneceğini” falan söylediler.
Ben bu yetkiliye; “Referandum çadırı konusunda bir kriter var mı?” diye sordum. Sadece “sabit olmayacak” dediler. İyi de bu alandaki bütün çadırlar yere vidalarla sabitlenmiş. Üstelik bütün çadırların vidaları aynı kalınlıkta.
İşin özü şu: CHP yeni çadır kurarken Ak Parti Beylikdüzü ilçe İBB’ye haber veriyor, bu çadırın yıkılmasını istiyor. İBB de bunu uyguluyor. CHP’lilerde haklı olarak soruyor, “siz emirleri Ak Parti ilçeden mi         alıyorsunuz?”
Bu referandumunda iki seçenek var. Ama EVET demek serbest. Devletin bütün olanakları bu yönde seferber edilmiş. HAYIR diyenler ise binbir türlü engelle karşılaşıyor.
Çadır meselesi de kurtla kuzu misali, kurt kuzuyu yemeyi kafaya koymuş, gerekçe uyduruyor. Zaten bu çadır yıkmak eylemi bu alanda ne ilktir, ne de son olacaktır. Bu çalışmalarda neler yaşandı neler. Gözü açık olanlar, kulaklarını tıkamayanlar bunları gördü. Nitekim Beylikdüzü’nde de Evet ’in dediği oldu. O çadır yıkıldı, yerine daha küçük bir çadır kurduruldu.
Ülkemizdeki demokrasi bir devlet, ülke demokrasisi olmaktan çıktı. Aynen bu örnekteki çadır gibi, çadır demokrasisi oldu. Gücü yeten de istediği çadırı yıkıyor. Türkiye artık, bağımsız ve tarafsız kurumları olan, kanunlarla, kurallarla yönetilen bir ülke değil. Tam bir çadır devletinde, çadırın reisinin emirleri ve direktifleri ile yönetilen bir durum yaşanıyor. Bu ülkede huzur içinde yaşamak, güven içinde yaşamak gittikçe zorlaşıyor. Bu kadar aleni haksızlık yapılıyor. Bu kadar taraflı uygulamalar yapılıyor. Bu ülkenin dindar, muhafazakâr, vicdanlı insanları bunları seyrediyor. Kimse itirazını yüksek sesle dile getirmiyor, getiremiyor.
Herkes devletten korkar oldu. Ak Parti bu ülkenin mağdurlarının sesi, temsilcisi olarak iktidara geldi. 15 yıldır bu mağduriyet hikayesiyle engelsiz iktidar oldu. Bugün devletin kendisi oldu ve diğer kesime mağduriyet yaşatıyor. Hem de katmerli mağduriyet.
Mevcut, halen geçerli Anayasamıza göre Cumhurbaşkanının tarafsız olması lazım. Bir parti ile bağı olamaz. Ama bizim Cumhurbaşkanı geldiği günden beri parti genel başkanı gibi davranıyor. Ne anayasa, ne de bir yasa tanınıyor. Ülkede olağanüstü hal ilan edilmiş, bir siyasi partinin genel başkanı, milletvekilleri, belediye başkanları, il, ilçe başkanları hapiste. Devletin korkusu herkesi sarmış. Vatandaş referandum anketlerinde korkusundan hayır vereceğini açıklamaktan çekinir olmuş. Biz bu ortamda referandum yapıyoruz. Demokrasicilik oynuyoruz.
İnsan olmanın, Müslüman olmanın, vicdanlı olmanın kriteri adil olmaktan geçer. Bugün siyasi alanda yaşadıklarımız kimin vicdanına sığar? Kimseye cevap vermeden, herkes kendisi ile hesaplaştığında, bu yaşananlar için adil ve demokratik bir uygulamadır diyemiyor. Ama yine de kendisini temsil ettiğini düşündüğü bu iktidara itiraz edemiyor.
Bari bu itirazınızı sandığa gittiğinizde yapın da gelecek kuşaklara karşı suçlu olmaktan kurtulun. Zira sonrası geri dönüşü oldukça riskli bir yol.
Demokrasi şekil olarak varken ve size son kez soruluyorken, kararınızı vicdanınızda tartarak verin.
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.