Deniz süt liman


Ali İbrahim Önsoy

Ali İbrahim Önsoy

07 Aralık 2016, 22:05

Denizciler ya da denize kıyısı olan yerlerde yaşayanlar bilir denize düşen yaprağın bile kıpırdanmadan duruşuna “süt liman” denilmekte. Deniz her zaman dalgalı ve kıyıları döven sularının köpükleri sahil şeridi boyu yola saçılmış bile olsa kimi zaman da sakindir süt limandır. 
“Bugünlerde dünyada ekonomik kriz ve savaşlar olurken yaşadığımız topraklarda dinginlik hâkim;
Sınır komşularımız ülkeler iç kargaşa/iç savaşın vahşeti ülkemiz insanını ürkütürken savaştan kaçanlara her türlü yardımı insanlık görevi olarak bilip yardım edilmekte.
Sınır komşularımızın iç kavgası bizi tedirgin ederken devlet yöneticilerimiz dünyada barışın tesisi için ellerinden geleni yapmakta.
Tarımsal ürünlerimiz doğal ortamında yetiştirilip dış alıcılar sırada beklemede;
Sanayi ürünlerimiz başta tekstil olmak üzere öyle bir yere geldi ki her hafta bir moda defilesi yapılıp moda ikonlarının(?) doldurup taştığı salonlar ile medyanın renkli sayfaları manşetler atmakta;
Sanat ve görsel sanayi olarak addedilen tiyatro ve filmler sadece Arap ülkeleri değil dünyanın her yerinde seyredilip prömiyerleri ilgiyle izlenip kritikleri yapılırken salonlar dolup taşmakta;
Okullarımızdaki başarı o kadar önemli ki çocuklarımız daha anaokulundan itibaren özenle eğitilmekte; yatılı okullar ve yurtlar 5 yıldızlı oteli aratmayacak biçimde ücretsiz devlet destekli; üniversitelerimiz sınavsız, harçsız hatta okuyana maddi destek bile sunmakta, başka ülkeler tarafından kıskanılmakta.
Çalışma yaşamında herkes sendikalı, sosyal güvenceleri olup yıllık izinleri dışında mesleki eğitim adı altın da üniversitelerde ders görmekte; öğretim görevlilerimiz akademisyenler cesaretle imza kampanyaları yapmanın dışında özgürce araştırma ve yazılarını yayınlamakta.
Eğitim olduğu gibi sağlık ve sosyal devlet güvencesi altında olup katkı payı ve diğerlerini bilmezler bu nedenle devlet sosyal sorumluluklarını beşikten mezara kadar yerine getirmekte.
Asker ve polisin varlığını belirli günlerin kutlamaları dışında pek gören yok.
Adliye ve cezaevleri boş durmakta çünkü eğitim sistemiyle bunu çözmüş durumda;
Ülkenin topraklarının her karışı üretime katkı sunarken yurttaşlar bu bereketli topraklara ve sularına göz bebekleri gibi bakmakta, atıklar atılmamakta, ucube ve devasa binalar yok;
Yöneticiler atanan ve seçilen nasıl gelmiş ise verilen hakları dışında fazladan bir gelirleri yok hatta yurt dışından iş yaptırmak için getirilen hediyeleri anaokulu ya da yaşlılar evine bağışlamakta; 
Çalışanlar bilgi birikimi ve becerileri dışında aldıkları ücret/maaşlarıyla dünya standartlarının üstünde olurken iş kazaları olmamakta, kimse itibarsızlaştırılmamakta.
Emekliler toplumun önemli değerleri olduğundan her zaman el üstünde tutulmakta. Toplum ve devleti yönetenler olarak ufak tefek sorunlar olsa bile üstesinden gelinmekte, sorunlar görmemezlikten gelinmemekte. 
Paramızın değeri diğer ülke paraları karşısında değersiz olmadığı gibi saçı olmayana kel, kısa boyluya bodur ve hırsıza hırsız denilmekte.”
***
Ülkemizde bunların hepsi varmış gibi yurttaşlarım mutlu ve mesut, sorarım ne yediniz ne içtiniz, bu dinginlik nereden geliyor?
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.