Doğu Ekspresi’nde bir kedi!

Onur Çimen

Onur Çimen



RÖPORTAJ: Anıl Boduç 28 Nisan 2017, 08:27

Kimya Mühendisi Onur Çimen, geçen sene yayımlanan Doğu Ekspresi’nde Bir Kedi, kitabıyla edebiyat dünyasına hızlı bir giriş yaptı. Geçen 1 yıl içerisinde ciddi bir okuyucu kitlesi de kazanan Çimen, tren yolculuklarıyla yaptığı gezileri konu alan kitabının hikâyesini bizimle paylaştı.

Kitabı ilk çıktığında ve raflara dizilmeye başladığında, “Bizim Onur kitap mı yazmış?” diye kendi kendime sorup kitabını incelemiş ve yazdığı bu sıcak gezi yazılarına hayran kalmıştım. Tanıdık bir dostun eserini görünce insan dostunun kendisini görmüş gibi hissediyor. Hele yazdıklarını okuyunca kendisiyle sohbet ediyormuş gibi hissediyor. Kitabı okurken yaşadığımız bu sıcaklığı gerçek bir sohbete dönüştürmek maksadıyla, Onur’a röportaj teklif ettiğimde tabii ki geri çevirmedi. Tren yolculukları, Anadolu’nun çorak bozkırındaki ıssız istasyonlar, memleket hasretiyle rayların üzerinden hızla kayıp giden trenlerin camından dalgın bakışlar atanlar ve şehirlerin bin yıllık tarihi… Birçok hikâyeyi ve duyguyu saklayan Doğu Ekspresi’nde Bir Kedi’yi, Onur Çimen’den dinleyelim.

Doğu Ekspresi’nde Bir Kedi çok sevildi. Fuarlarda önemli bir ilgi gördü. Ama her şeyden önce nereden çıktı bu kitap yazma fikri?
Atatürk’ün yaşadığı şehirler olan Selanik ve Sofya’yı gezmeye gittiğimde böyle bir fikre kapıldım. Orada gördüğüm herkes gördükleri yerlerle ilgili günlük tutuyordu, ben ise sadece fotoğraf çekmekle yetiniyordum. Doğum yerim olan Erzurum’u ziyaret etmeyi düşünüyordum. Bu ziyaretime Kuva-yi Milliye yolculuğu adı altında Amasya-Sivas-Erzurum hattı üzerinde ilerleme düşüncesi ve bunu bir kitaba aktarma isteğiyle kitabıma başladım.

Fakat yolculuğa başladıktan sonra durum değişti öyle mi?
Evet. Yolculuğa başladıktan sonra bu yavaş yavaş Kuva-yi Milliye yolculuğu olmaktan çıktı. Osmanlı dönemini, Selçuklu dönemini hatta yer yer Bizans dönemini arkeolojik anlamında incelediğim bir kitaba döndü. Ayrıca kitabımda Mevlevilik ve Bektaşilik tarikatlarını daha detaylı ele aldım. Dönüş yolumu da Ağrı-Doğu Beyazıt ve Van üzerinden yaptım. 12 şehir 8 yerleşkeyi kitabımda derinlemesine inceledim. Doğu Anadolu’nun kuzey bölümünün ise daha ağırlıklı olduğunu söyleyebilirim.

Kitaba geleceğiz ama yolculuk nasıldı? İnsanlar, şehirler, ilginç olaylar yaşadın mı?
Bitlis’in köylerinden tren ile geçerken yanımda anne-oğul vardı. Onlar yiyecek bir şeyler ortaya çıkardılar. Beni yemeğe buyur ettiler. Aç olmadığımı ileterek teşekkür ettim. ‘Sen yemezsen bizim boğazımızdan geçmez’ dediler. Ben de tok olmama rağmen onları kırmamak için eşlik ettim.

Anadolu insanı bir başka değil mi?
Ne kadar büyük şehirlerde ilişkiler bireyselleşse de Anadolu'da bu ilişkiler daha sıcak. Onun dışında bir Kürt beyiyle karşılaşmıştım. Türkçe bilmiyordu. ‘Siz bu ülkenin aydın insanlarısınız bizi geliştirecek olan sizlersiniz’ deyip beni köylerine davet edip kuzu kesmeyi teklif etmişlerdi. Güzergâhımın dışındaydı ama o misafirlikleri ve yaklaşımları beni çok etkiledi. Ama tabii bazı yerlerde de gazeteci ya da devlet ajanı muamelesi gördüğümü de itiraf etmem gerek. Ancak daha çok sıcakkanlı, konuksever ve yardımsever insanlarla karşılaştığımı belirtmekte fayda var.

onur çimen

Türk-Kürt ayrışması yok
Genellikle Doğu şehirlerini gezdin. Türkiye’de birilerinin belirttiği gibi bir Türk-Kürt ayrıştırması var mı?

Doğuya gittiğimde gözlemlediğim durumlardan birisi birilerinin dayatmaya çalıştığı Kürt-Türk çatışmasının olmamasıdır. Ben bir Türk olarak gittiğim yerlerde güvenliğime karşı herhangi bir tehdit almadım. Bana kalırsa mümkün oldukça insanların diğer şehirlerde ki hayatlarla iletişime geçmesi gerekir. Yoksa memleketimizin sadece yaşadığımız yer olarak kalacağını düşünüyorum.

Her şehrin kültürü ve algısı da farklıdır. Buna dair ilginç şeyler yaşadın mı?
İzmir’e berbere gittiğinizde nezaketen ‘Beni tıraş edebilir misiniz?’ dersiniz. Bu 'zamanın var mı, yer var mı' anlamına gelir. Bunu Erzurum’da bir berbere söyledim. Berber bana sert bir şekilde bakarak ‘Yani biz tıraş yapmasını bilmiyor muyuz?’ dedi. Yine Erzurum’da nargile közünde başkası sigarasını yakarsa bu büyük bir terbiyesizlik olarak algılanıyor. Yaratılan algılar şehre göre değişiyor.

Kars beni çok etkiledi
Yolculuk esnasında en çok beğendiğin ve etkilendiğin şehir neresi diye sorsak?

Malatya’ya gitmeden önce orayı küçük bir şehir sanmıştım. Ama gittiğimde görkemli bir şehir ile karşılaştım ki doğunun batıya, batının da doğuya açılan kapısı olarak lanse ediliyor. Her ilçesi de ayrı bir tarih kokuyor. Beni en çok etkileyen şehir ise Kars oldu. Sivas ve Erzurum’dan sonra öyle bir Kars beklemiyordum. Kars’ta Rus evlerini görmem, dikdörtgen caddelerin olması ve bunların Osmanlı ve Selçuklu eserlerine göre daha fazla ayakta kalabilmiş olması beni etkiledi. Kars kalesine çıkarken o manzara görülmeye değer. Ermenilerin, Müslümanların, Musevilerin bu şehirde yaşadıkları kendisini çok fark ettiriyor. Erzurum’da Yakutiye Medresesi var. Gördüğüm en güzel medrese çok ta güzel restore edilmiş. O kültürel düzenlemeleriyle gerek anlatımıyla gerek akustik yapısıyla da vatandaşlara sunulmuş. Gördüğüm medreseler arasında en güzel medrese diyebilirim.

İzmirli Iğdır’a uzak kalmasın!
Kendi sosyal ve kültürel değerlerimizi farklı bir tarzla; bir belgesel tadında insanın yaşamına dokunarak, o şehrin mirasını, kültürünü, tarihini anlatarak, insanlara nasıl bir ülkede yaşadığımızı görme isteğinin perçinlenmesini sağlamaya çalıştım. Kuş ve Balık tiplemeleriyle Orta Anadolu ve Batı Anadolu ayrı ayrı anlatan diğer projelerimde var. İzmir’de yaşayan kişi Iğdır’a uzak kalmasın istiyorum. Gezi kitapları var ama ben bunu belgesel anlatımında yapmak istedim. Bu bağlamda yeni kitap projelerimde var.

Sunay Akın kitabı anlattı!
Ünlü şair ve yazar Sunay Akın da Onur Çimen'in kitabını okuyup yorumlayanlardan. Akın, kitapla ilgili, “Onur Çimen'in gezi kitabını okurken, boş bir tuval karşısında harita çizecek bir eski çağ ressamı olarak hissettim kendimi. Bir gezgin olarak Onur Çimen, her dakikası dolu dolu geçen bir yolculuğa çıkarıyor bizleri. Çimen'in yolculuğu televizyon kanallarında çokça rastladığımız yüzeysel gezi programlarının çok uzağında. Her şeyden önce müze gezen bir yazar var karşımızda. Bir kentin müzelerini ziyaret etmek, o kentin tarihine, hafızasına, kültürüne saygı duymak demektir. Yabancısı olduğunuz bir kentte müzeleri gezdikten sonra adım attığınız sokaklar, bir kitabın sayfalarıdır artık. Onur Çimen yolculuğunu müze ziyaret ederek koca bir kütüphaneye dönüştürmüş. Bir kitapçının “gezi” raflarına bakınca, içlerinde oteller, lokantalar ve alışveriş yerlerinin anlatıldığı kitaplar görürüz. Çimen'in kitabı çarşaf ve tabak kültürünün çok ötesinde gezdiği kentlerin öyküleriyle buluşturuyor okuru. Onur Çimen'i okuduktan sonra, anlattığı kentleri yeniden görmek isteğine kapıldım. Yeniden görmek isteği… Evet, sanırım gezginin hedefine ulaştığını gösteriyor bu yazdığım!” yorumunda bulundu.

Onur Çimen kimdir?
Onur Çimen, 1987 Erzurum doğumlu. Ege Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü mezunu. Memleketi ve kütüğe bağlı olduğu yer Konya’nın Ilgın ilçesidir. İlk ve orta eğitimini Karaman’ın Ermenek ilçesinde, lise ve üniversite eğitimini İzmir’in Bornova ilçesinde tamamlar. Lisans eğitimi boyunca özellikle kültür sanat kolektifleri, Anadolu kültürü, tarihi, milli mücadelesi, sanatı ve edebiyatıyla ilgilenir. Arkadaşlarıyla birlikte fikir sahibi olduğu Ulusal Kimya Mühendisliği Öğrenci Platformu’nu kurar. Aynı zamanda kapanan Vizyon Atölyesi Tiyatro Topluluğu’nda genel koordinatörlük yapıp birkaç oyunda rol alır. İzmir Büyükşehir Belediyesi Nazım Hikmet Tiyatrolar Buluşması Koordinasyon ekibinde bulunarak çok sayıda tiyatro oyununu izleme, edebiyat söyleşine katılma ve birçok sanatçı ve yazarla tanışma şansına sahip olur. Gelişen süreç içerisinde kültür-sanat üzerine yazılar yazıp çeşitli radyo söyleşilerinde konuk olarak bulunur. Anadolu şehirlerini gezme fırsatı bulup başta bitirme tezi olan eski eserlerin kimyasal korunumu olmak üzere birçok sosyokültürel alanda çalışmalarda bulunur. Bu çalışmaların sonucu olarak Toplumun Kimyası olarak düşündüğü serisinin ilk ürünü olan Doğu Ekspresi’nde Bir Kedi adlı çalışmayı kitaplaştırır.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.