Ümit Kalko: Revizyon şart!

‘Eğitimde Gelecek Konferansı’na katılan Mektebim Okulları Kurucusu Ümit Kalko, öğretmenlik mesleğiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Kalko, öğretmenlik mesleğinin yeniden dizayn edilmesi gerektiğini, eğitim fakülteleri ve YÖK’ün ortaklaşa revizeler yapması gerektiğini dile getirdi.

Ümit Kalko: Revizyon şart!

Boğaziçi Üniversitesi, ODTÜ ve MEF Üniversitesi tarafından ortaklaşa düzenlenen Eğitimde Gelecek Konferansına katılan Mektebim Okulları Kurucusu Ümit Kalko önemli açıklamalarda bulundu. Üniversite fakültelerinde beklentilerini, çalışan öğretmenin eğitimi ve kontenjan sorunları konusunda düşüncelerini aktaran Kalko, “Türkiye’de yaşanan eğitim sorununun en önemli unsurlarının en başta öğretmenler ve müdürler olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde kendini en az geliştiren meslek grubu öğretmenliktir. Tabii ki istisnalar vardır ama çok az olduğu kanaatindeyim. Mezun oldukları 4 yıllık eğitimle 44 yıl öğretmenlik yapmaya çalışıyorlar. Tabi bunda özellikle devlette çalışan öğretmenlerin “garantili bir işim var, nasılsa ömrümün sonuna kadar yapabilirim” mantığıyla olaya bakmaları, öğretmenlerde bir rahatlık ve kendini geliştirmeye gerek duymamaya imkân sağlıyor” dedi.

Gelişimi kim sağlayacak?
Gündemde değişen sınav sisteminin olduğunu belirten Ümit Kalko, bu durumun tüm veliler üzerinde ciddi derecede endişeye sebep olduğunun altını çizdi. Kalko, “Ülkemizde sınav sistemi son yıllarda birçok kez değişti. Tabi bu değişim okul tarafında da aile tarafında da çocukların başarılı olmaları konusunda endişe yaratabiliyor. Biz sınav sistemindeki değişikliği sorgularken şunu da sorgulamak zorundayız. Çocuğumuz sınavda mı başarılı olmalı? Yaşamda mı başarılı olmalı? Kime sorsanız herkes yaşamda başarılı olan çocuklar diyecektir? Peki, yaşamda başarılı nesiller yetiştirmenin kuralı nedir? Tabi ki sadece sınavda başarılı olmak değil çocuğun kendisini her alanda geliştirmesi, sosyalleşmesi demektir. Peki, bu gelişimi okul tarafında kimler sağlayacaktır? Toplumsal ve ailevi faktörlerle birlikte tabi ki öğretmenlerimiz” şeklinde konuştu.

Emekli olmayan öğretmenler!
Her daim gündemde olan atanamayan öğretmenler sorununa da değinen Ümit Kalko, söz konusu sorunun iki başlık altında irdelenmesi gerektiğini savundu. 300 bine yakın atanamayan öğretmen olduğunu anımsatan Kalko, “Biz bu kişileri     eğitmişiz öğretmen yapmışız ama iş bulamıyoruz. Bu açık her yıl katlanarak devam ediyor. Sorunlardan birincisi stoktaki açığı ne yapacağız? İkinci sorun ise bundan sonra her yıl mezun olanları ne yapacağız? Milli Eğitim Bakanlığı'nda kadrolar kemikleşti artık hiçbir öğretmen emekli olmuyor olmamak için direniyor. Çünkü maaşı yarı yarıya düşecek. Bu korkuyu yaşayan öğretmenlerimiz emekli olmuyor. Haklılar mı haklılar. 3 bin, 4 bin aralığında maaş alan öğretmenler emekli olduğunda 2 bin lira alacağını görünce emekli olmuyor. Yılda 30-35 bin emekli vermesi gereken Milli Eğitim’de birikmiş bir öğretmen kadrosu mevcut. Emeklileri bekleyen atanamayan öğretmenler ise açıkta kalıyor” ifadelerini kullandı.

Emekliliğe teşvik etmek lazım
Öğretmenleri emekliliğe teşvik edecek düzenlemelerin önemine de değinen Kalko, “Bu süreç hızlandırılırsa ilk etapta yapılacak bir dokunuş ile yaklaşık 100 bin öğretmen emekli olabilir böylece atanamayan 300 bin öğretmenden 100 binini yerleştirmiş oluruz. Bu emeklilik operasyonunun bir maliyeti yok mu? Var ama atanamayan öğretmenlerimizin de bu ülkeye maddi manevi maliyetleri var. Kaldı 200 bin öğretmenimiz. Öğretmen alımı gerçekleştiren birçok kurum var. Yurt-Kur, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve daha birçok bakanlıkta öğretmenlerimizle ilgili kadrolar var ama öğretmen olma zorunluluğu göz önüne alınmadığından kadrolar başka mezunlarla doluyor. Bu bakanlıklarımız da kadrolarında öğretmen olma zorunluğu uygular ise bu 200 bin atanamayan öğretmenlerden önemli bir kısmı eriyecektir. Özel okullar tarafından da baktığınızda öğretmen alımlarıyla ilgili devletin bir teşviki olduğu takdirde atanamayan öğretmenlerin büyük bir kısmının da bu şekilde çözüleceğini düşünüyorum. Bakanlığımız atanamayan öğretmenlerden aldığı takdirde özel okullara öğretmenin SGK’sından 5 yıl okulu muaf tutuyorum dese ya da benzeri bir başka teşvik verse bu iş önemli ölçüde çözülecektir” şeklinde konuştu.

YÖK'e büyük iş düşüyor
Öğretmenlerin iş bulamama sorunuyla ilgili olarak ilk olarak Yüksek Öğretim Kurumu'na (YÖK) iş düştüğünü de savunan Kalko, şu ifadeleri kullandı; “Atanamayan öğretmenlerimizin sorununu en başta çözebilecek kurumun YÖK olduğunu düşünüyorum. Bazı branşlar birikmiş öğretmenlerimiz varken biz birçok branşta öğretmen bulamıyoruz. Sınıf öğretmeni, Rehberlik ve İngilizce gibi birçok branşta öğretmen bulamazken fizik, kimya, biyoloji gibi birçok branşta öğretmen yığınları oluşturuyoruz. Buradaki arz talep dengesini YÖK kurmalı ve kontenjanlarda acilen düzenleme yapmalıdır.”

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.