Eğitimde sınıfta kaldık


Nuran İbiş

Nuran İbiş

09 Aralık 2016, 23:39

Biz günlük kargaşaları yaşarken, ülkemizin geleceği şekilleniyor. Halk ekonomik sıkıntısıyla boğuşuyor, yöneticiler ekonomik ve siyasi sorunlarla uğraşıyor. Bu arada eğitim sistemimiz çöküyor. 
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün (OECD) üç yılda bir hazırladığı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2015 sonuçlarına göre Türkiye’nin geçen yıllara oranla en çok kaybı okuma ve fen bilimlerinde meydana gelmiş. 70 ülke arasında fen bilimlerinde 52, matematikte 49, okumada da 50’inci sırada yer aldık.
Sosyal medyada ara sıra paylaşılan bir fotoğraf vardır. Japonya ve Türkiye diye. Toplu taşımada Japonların ellerinde kitap, bizim ellerimizde telefon. Bu araştırmadan sonra o fotoğraf daha bir anlam kazandı.
Okuma oranımız düşüktü, şimdi okuduğunu anlama oranımız da düşüyor. Biz de “güzel günler göreceğiz” diye kendimizi avutmaya devam ediyoruz. Günü kurtarmanın peşine düşmüş, gelecekten bihaber yaşıyoruz.
Eğitim politikasında yapılan yanlışlar sayesinde, öğrencilerin yüzde 40’ı okuduklarını anlamıyor. Anlamadığımız problemi de çözemeyiz.
Bilgi çağında yaşıyoruz, ülkeler bilimle yükseliyor. Günümüzde savaşlar da bilgiyle kazanılıyor. Artık bilek değil, düşünce kazanıyor. Biz de önce nerede yer alacağımıza karar vermeliyiz. Bilime sırtımızı dönersek, geleceğimizi de öyle şekillendiririz. Okumayan, okuduğunu yorumlayamayan, analiz edemeyen, problem çözmeyi bilmeyen, düşüncelerini ifade edemeyen bir nesil yetiştiriyoruz.  Bilim insanları yetiştirmek zordu, daha da zorlaştı. 
Eğitimde sınıfta kaldık ama umurumuzda değil. Varsa yoksa para. Geleceği düşünenler eğitime yatırım yapar. Deneme tahtasına dönen eğitim sistemimiz ülkenin geleceğini inşa ediyor. Bilime dayalı eğitimi olan ülkeler ön sıralarda yerlerini almış.
Aldığımız sonuçlar, geleceğimizin karanlığa doğru yol aldığını gösteriyor. Bu sorun partiler üstü bir durumdur. Acilen eğitim reformu yapılmalı. Eğitim politikalarına siyasi bakmayan bilim insanları ve eğitim uzmanları bir araya gelerek, bize uygun en iyi sistemi oluşturmalıdır. Eğitimi dar kalıplara sığdıramayız, evrensel düşünmeliyiz. 
Toplumu aydınlatmak ve ileriye taşımak için kurulan köy enstitüleri, geleceğimize yapılan en güzel yatırımdı ama bunu bize fazla görenler kapattı. Kendilerini parlatarak, halkın gözünü boyayanların sayesinde bugünlerdeyiz. Geleceğe yatırım inşaatlarla, yollarla olmaz. Eğitimle olur. 
Maalesef, en çok eğitim sistemimizle oynandı. Her gelen kendi düşüncesine uydurmaya çalışarak, geleceği inşa etmeye yöneldi. Her bakan, eğitime farklı baktı ve değiştirdi. Değişime öğretmenler de öğrenciler kadar ayak uydurmakta zorlandı. Bunun için, eğitim sistemimiz kötüye gidiyor.
Özel okullarımız, üniversitelerimiz çoğaldı. Eğitim sistemimiz daha iyiye gidiyor, bizi kıskanıyorlar diyenler olabilir ama bilinmesi gereken binaların çokluğu değil eğitimin içeriğidir. Bilimsel eğitim evrenseldir. Muassır medeniyetler seviyesine ancak bilime dayalı eğitimle ulaşabiliriz. Geleceğimize önem veriyorsak, yapmamız gereken bu.
Gelecek nesillere verilen eğitim, o ülkenin geleceğini belirler. Eğitim sistemimize bakarak bizi nasıl bir gelecek beklediğini tahmin edebiliriz. Geleceğimizi biz şekillendiriyoruz. Çocuklarımız üreten mi olacak, tüketen mi? 
Bilime dayalı bir toplum olamazsak, teknoloji alanında tüketici olmaya mahkûm oluruz. 
Marifet çok çocuk yapmak değil, onlara iyi bir gelecek sağlamaktır. 
 Bu köşe yazısı 09 Aralık 2016, 23:39 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.