Erdoğan FETÖ operasyonları üzerinden yapılmak isteneni gördü mü?


Ali Tarakçı

Ali Tarakçı

08 Eylül 2016, 21:04

FETÖ operasyonlarının sulandırılma çabaları üzerinden karşı operasyon için zemin mi hazırlanıyor?

Gazeteci Abdülkadir Selvi; "FETÖ kapısından girilip AK Parti'ye operasyon yapılır, operasyonun nereye gideceği belli olmaz tezini savunanlara, siyasette de temizlik yapılsın, FETÖ'cüler AK Parti içinde barındırılmasın diyenler karşı karşıya. Biri parti türbülansa girer diyor, diğeri ise FETÖ'den arınsın istiyor. Çok iyi yönetilmesi gereken kritik süreçte gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çevrildi" diyerek parti içindeki ve diğer operasyonlara dikkat çekmişti.

****

Ardından,Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Danışmanı Mücahit Küçükyılmaz yaptığı açıklamada; 'FETÖ' operasyonlarının kendilerine döndüğünü ve "28 Şubatçılarla FETÖ temizliği yapılamaz" diyerek, yapılan operasyonların bir karşı operasyona dönebileceğine yönelik dikkat çekmişti.

Erdoğan: At izi it izine karışmış vaziyette

Akit ve Yeni Şafak gazetelerinde yapılan operasyonların seracesinden çıktığına yönelik, suçsuz insanların cezalandırıldığına yönelik yazıların ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, FETÖ operasyonları ile ilgili yaptığı açıklama çok önemliydi. "FETÖ ile mücadele çerçevesinde ihraç edilenleri kriptoların seçtiği, asıl kriptoların ise halen görevde durduğu, yanlış insanların gönderildiği söyleniyor... Bunu söyleyenler kendilerine göre doğru da söyleyebilirler. Ama şu var ki at izi, it izine karışmış vaziyette. “Ben bir şey atayım da nasılsa tutar” diyenler var. Bazıları böyle yapıyor. Özellikle yazılı ve görsel medya dünyasında bu çok var. Bazen fırsat bulduğumda TV’leri izliyorum. Öyle yorumlar yapıyorlar ki suçladıkları o insanın bu işle hiç alakası yok. Ama o insana o yaftayı yapıştırıyor. Bunlar doğru şeyler değil. Bu tür yanlışlıklardan uzak durmak lazım" diyordu Erdoğan.

Erdoğan'ın, parti içinde ve medyada FETÖ'cü avına çıkmış olanlara yönelik yaptığı uyarı çok anlamlıydı. Erdoğan, FETÖ ile ilgili 17-25 Aralık darbe girişiminden sonra mücadele başlatmış ve o zaman bu buna sıcak bakmayanlar bugün resmen cadı avı başlatmış durumda olmaları da çok ilginçti.

Yıldırım: Yapılan yanlışlar düzeltilecek

Erdoğan açıklamasından sonra Başbakan Binali Yıldırım da, FETÖ operasyonları ile ilgili "Yanlış yapıldıysa, operasyonlar tamamlandıktan sonra dönülüp bakılacak. Yapılan yanlışlar düzeltilecek. Talimat verdim, tüm illerde bir kriz merkezi oluşturulacak. Kendisine haksızlık yapıldığını söyleyenlerin şikayetleri bir birim vasıtayısyla toplanacak" demesi devletin zirvesinde kuşkuların ortaya çıktığını gösteriyordu.

Tüm darbeciler birbirlerine benzerler...

Başından beri iddia ediyorum. Ergenekon, Balyoz, Sarıkız, Ayışığı darbe girişimleri ordunun içindeki 100 yıllık darbeci geleneğin bir tezahürüydü. Aynen 15 Temmuz akşamı başarısız olan FETÖ'cü darbe girişimi gibi.

Ancak Ergenekon, Balyoz, Sarıkız, Ayışığı darbe girişimlerine yönelik açılan davaların içine ilgili ilgisiz herkesin dahil edilmesi davaları sulandırmıştı. Kamuoyunda inandırıcılığın yitirilmesine katkı sağlamıştı. Hatta zamanın üst düzey emniyet görevlilerine, büyük paralar ödeyerek kimilerinin tutuklanarak, kimilerinin siyasi rakiplerini ortadan kaldırıldığı iddiaları bugün açık açık konuşuluyor. FETÖ davalarının başlamasıyla bu iddialarında gün yüzüne çıkacağı konuşuluyor.

Davaların sulandırılması katkılar en sonunda AK Parti iktidarının en üst düzeyindeki isimlerden "Milli ordumuza karşı kumpas kuruldu" tespitlerine kadar gelmişti.

Anlayacağınız darbe girişimine uğrayacak olanlar bile sonunda, pes etmek zorunda kalmışlardı.

Sapla saman karıştırılıyor...

Şimdi de 15 Temmuz akşamı yapılan darbe girişimini sulandıracak her şey yapılıyor.

Düşünün binlerce insan FETÖ'cü olduğu gerekçesiyle devletteki memuriyetlerine son veriliyor, tutuklanıyor, insanlara yönelik bir cadı avı başlatılıyordu.

Asıl soru ise şuydu: 1970 yılından itibaren devletin en tepesindeki isimlerin, hükümetlerin bu cemaati desteklediği açık açık ortada duruyordu.

Hele AK Parti 14 yıl boyunca bu terör örgütüne destek vermişti. Ne istemişlerse istekleri kabul edilmişti. İstekleri kabul edenler, yataklık yapanlar, maddi imkan sunanlar bugün "özür dileyerek" işin içinden sıyrılırken (ki, özür dilemeyenler ise kıs kıs gülerek seyrediyorlar) FETÖ'cülere yakın olmak, toplantılarına katılmak, gazetelerini okumak, bankalarına para yatırmak herkese öyle yada böyle prestij kazanmak için yapanlar ise bugün başları beladan kurtulmuyordu. Resmen vebalı durumuna dönüşmüşlerdi.

****

Zamanında FETÖ'cü futbolcularını milletvekili yapmak, isimlerini şehir statlarına vermek için belediye başkanları yarışa girmişti. Dershanelerine, okullarına, yurt dışındaki okullarına çocuklarını göndermek için muhafazakar çevreler yarış içindeydi.

Ne de olsa dershanelerinde, okullarında eğitim görmek üniversite sınavlarında, KPSS'de, askeri okulların sınavlarında başarı getiriyordu.

Sıradan milletin çocuklarının bürokraside en tepeye gelmeleri, ünvan, para kazanmaları aileleri bu okullara, yurtlarına, evlerine gönderebilmek için yarış yaptırıyordu.

Ne de olsa terör örgütüne zamanın en etkili cemaatine yakın olmak prestij ve iyi koşullar getiriyordu.

FETÖ'cülere yakın olma isteği, FETÖ'cülerinde toplumun farklı kesimlerine sızması için olanak yaratıyordu.

****

Bugün parti içersinde, belediyelerde, devletin kademelerinde FETÖ'cü avı yapılıyor.

Ya bu cadı avını yapanların bazıları bizzat FETÖ'cü ise...

Operasyonu bu kadar büyütmek aynı zamanda AK Parti'ye yönelik karşı bir operasyonun maddi alt yapısını oluşturuyorsa...

Ortaya çıkacak sonuçlar, tutuklamalar, gözaltılar aynı zamanda yargılamalar; Ergenekon ve Balyoz davalarında olduğu gibi hukuk dışı deliller yaratarak, ilgili ilgisiz kişileri davaya dahil edilerek nasıl sulandırıldıysa şimdi bilinçli olarak aynısı yapılıyorsa.

Sonra yaratılan mağdurlarla, özel bir algı operasyonu başlayacaksa.

****

Sonuç olarak söylemek istediklerim en üst düzeyde ifade ediliyor: "FETÖ kapısından girilip AK Parti'ye operasyon yapılır, operasyonun nereye gideceği belli olmaz, 28 Şubatçılarla FETÖ temizliği yapılamaz, at izi, it izine karışmış vaziyette..."

Başbakan Yıldırım'ın söylediği; "Yanlış yapıldıysa, operasyonlar tamamlandıktan sonra dönülüp bakılacak. Yapılıp yanlışlar düzeltilecek. Talimat verdim, tüm illerde bir kriz merkezi oluşturulacak" açıklaması önemlidir ancak insanlar mağdur edildikten, acılar çektikten sonra yapılacak her türlü adalet gecikmiş bir adalet olacaktır.

****

12 Eylül'de bile bir aileden gözaltına alınan, tutuklanan, hapis cezası alan kişilerin eşleri devletin bürokratik kadrolarından uzaklaştırılmamış, şirketlere yönelik özel operasyonlar yapılmamış, cadı avı başlatılmamıştı. Birkaç yıl sonra yeniden timsah gözyaşları dökülmektense, adalet terazisine dikkat etmek gerekir. FETÖ operasyonları üzerinden devletin içersinde geçmişin hesaplaşmaları görülmesine müsaade edilmemelidir.

Son söz: Hele hele darbeci artıklarının, darbeseverlerin 15 Temmuz darbe karşıtı olması ise ayrı bir trajedidir. Ellerinde imkan olsa, AK Parti iktidarını ve Erdoğan'ı her türlü yöntemle göndermek isteyecek olanların darbe karşıtı olmaları inandırıcı değildir. Ve yapılan tüm yorumlar ve yapılanlar eninde sonunda, AK Parti'ye yönelik karşı operasyon çekmek ve alt yapı oluşturmak için özel bir kumpas olabileceğine dikkat çekmek istiyorum.

Bu köşe yazısı 08 Eylül 2016, 21:04 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yakup - 1 yıl önce
Doğru söze ne denilirki.Cunta artıklarıyla darbe önlenemez.(Ayışığı,sarıkız,balyoz ve e muhtıra hiç olmamış gibi) Sulandırmaya dikkat!
Avatar
Ali - 1 yıl önce
Yazar kardeş demekti si düşmanlarıdüşmanlarının da demekti si sever hatta atatürk sever olduklarını atlamissin azcık dürüst ol yağcılık yapma