FETÖ ve belirsizlikler


Mehmet Mert

Mehmet Mert

14 Haziran 2017, 21:16

“Bank Asya'da parayı yöneteni çıkar, gariban öğretmeni karı-koca içeride tut. Damatları bırak, kermesçi teyzeleri topla. Örgütün elebaşlarının elini kolunu sallayarak gümrük kapısından çıkmasını görme. Parası olanın ifadesinin cezaevinde alınmasına göz yum. Eee hani bu yargı ve emniyet Fetullahçı Terör Örgütü'nden (FETÖ) temizlenmişti? Geldiğimiz noktaya bakın. FETÖ ile kelle koltukta mücadele eden hakim, savcı ve emniyet güçlerini tenzih ediyorum. Ancak edindiğim istihbaratlar, maalesef, bu işin bilerek sulandırılmaya çalışıldığını hatta bol sıfırlı bir rant pazarlığına dönüşmeye başladığını gösteriyor. Son günlerde nereye gitsem duyduğum bazı vahim iddialar var. Söylenenlere inanmak istemesem de bu iş dedikodu boyutunu çoktan geçmiş durumda. FETÖ soruşturmaları kapsamında içeri atılan örgütün bazı kilit veya paralı elemanlarının serbest kalması için bir tür tahliye oyunu oynanıyor. İddialara göre, her ilde bir FETÖ'cü kurtarma borsası oluşmuş. Mahkumun önem derecesine ve parasına göre serbest kalma maliyeti belirleniyor. Misal, kiminden 100 bin, kiminden 1 milyon, kiminden 10 milyon TL isteniyor. Hatırlayan var mı bilmem. Daha önce hapisteki FETÖ'cülerin ellerine savcıların kağıtları tutuşturduğunu, onların da itirafçılık tezgahıyla içeriden çıktığını yazdım. Anlaşılan o yazıdan sonra çarka az da olsa çomak sokmuşum. Bir kısım tahliyelerin yapılamadığını öğrendim. Umarım bundan sonra da yukarıdaki iddialar ciddiyetle ele alınır. FETÖ ile mücadelenin çürük elmalarını temizlemek için başta hükümet olmak üzere HSYK ve Emniyet'e büyük görev     düşüyor.”
*
Bu satırların sahibi, hükümete yakın Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör.
FETÖ'nün tahliye borsası var, başlıklı köşe yazısında; “Her ilde bir FETÖ'cü kurtarma borsası oluşmuş” diyerek çarpıcı iddialar ortaya atan Güngör'e kulak kabartmanızı diliyorum.
Tam da bu yazının yayınlandığı gün Türkiye yine ilginç bir tutuklanma haberi ile tanıştı.
CHP Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında MİT'e ait TIR'ların durdurulmasıyla ilgili görüntülere ilişkin davada tutuklama kararı çıktı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada Berberoğlu'na 25 yıl hapis cezası verildi.
Aynı dava kapsamında yargılanan Can Dündar ve Erdem Gül hakkında ise karar vermeyen mahkeme iki sanık hakkındaki dosyayı ayırdı.
*
Bu karar sonrası CHP yönetimi olağanüstü toplandı.
Bu toplantıdan ne karar çıkar bilmiyoruz.
Ancak Berberoğlu ile başlayan tutuklamaların devam etmesini kestirmek çok güç olmasa gerek.
İsim saymayalım şimdi buradan.
Bugün günlerdir, aylardır, hatta yıllardır tutuklanan isimlerden sadece bir tanesi Enis Berberoğlu.
Tek farkı 15 Temmuz sonrası tutuklanan ilk CHP'li milletvekili oluşu.
*
At izinin it izine karıştığı izi çözmek devletimizin görevi.
Adalati sağlamak, insanların huzurunu kazandırmak, güven ortamı yaratmak, mahkemeleri denetlemek, mahkemeleri hakkaniyet ortamına çekmek, haklı ile haksızı, suçlu ile suçsuzu bulmak, ortaya çıkartmak, ayırt etmek devletin görevi.
Dolayısıyla hükümetin de görevi.
Dolayısıyla yargının görevi.
Dolayısıyla bir anlamda hepimizin görevi.
*
Bakın insanlar, açlık grevine giderek yaşamlarını sonlandırıyorlar.
İnsanlar, ne ile suçlandıklarını bilmeden yıllarca cezaevlerinde yatıyorlar.
İnsanlar, mahpus yolu bekliyorlar.
Adalet bekliyorlar.
Özgürlük bekliyorlar.
Huzur bekliyorlar.
Ekmek bekliyorlar.
Aş bekliyorlar.
Görev bekliyorlar.
İş bekliyorlar.
*
Tamam yüz yıllık cumhuriyet tarihinde Türkiye en kanlı ve en vahşi gününü darbe kalkışmasının yapıldığı 15 Temmuz gecesi yaşadı.
Tamam Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu kanlı geceye en hazırsızlık ortamda yakalandı.
Tamam bu geceyi hazırlayan alçakları en büyük amacı da buydu.
Tamam FETÖ gerçeğini ve 15 Temmuz gerçeğini tam olarak çözemedik.
Anlayamadık.
Bilemedik.
Ancak artık aradan neredeyse bir yıllık bir süre geçti ve milenyum çağında çok daha ivedilikle FETÖ'nün tüm belirsizlikleri ortaya çıkarılmalı.
FETÖ'nün tüm bağları devlet organlarından, siyaset dünyasından, iş dünyasından, yargıdan temizlenmeli.
*
Artık Türkiye'ye de ''Berlin Hakimleri'' prensibinde bir yargı sistemi getirilmeli.
Siyasetcisi.
Gazetecisi.
Sanatcısı.
Bürokratı.
Askeri.
Bu yargı sistemine saygı duymalı.
Adaletin kestiği parmak acımamalı.
*
Yok, siz dün FETÖ'cülerin yaptığını bugün yapmaya kalkıp, sonra da buna 'afedersiniz' demeğe getirirseniz, kusura bakmayın ama o zaman biz de; 'sabahın da bir sahibi var' demekten kendimizi alamayız...
 

Bu köşe yazısı 14 Haziran 2017, 21:16 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.