Forum Sinopluların gücünü yansıtacak

Rafet Orhan

Rafet Orhan



RÖPORTAJ: Ufuk Çoban 11 Kasım 2017, 07:48

1. Sinop İş Dünyası ve Girişimci Forumu ile Sinoplu iş adamlarını bir araya getireceğini ifade eden SİAD Başkanı Rafet Orhan, “Sinoplu masaya yumruğunu vursun istiyorum. ‘Bu benim hakkımdır ver bunu’ desin istiyorum. İş adamlarımız Sinop’un insan gücünü değil en azından iş adamı gücünü matematik olarak yansıtsın” dedi.

Söyleşi köşemizin bu seferki konuğu Sinoplu İş Adamları Derneği (SİAD) Başkanı Rafet Orhan oldu. Dernekçiliğin sıkıntılı bir iş olduğunu ancak tüm iftira ve dedikodulara rağmen yollarına devam ettiklerini belirten Orhan, şimdi de Sinoplu iş adamlarını bir araya getirmek istiyor. SİAD tarafından 
16-19 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 1. Sinop İş Dünyası ve Girişimci Forumu'na hazırlanan Orhan, etkinliğe 100 firmanın katılacağını duyurdu.

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
1961 yılında Sinop'un Ayancık ilçesinde bulunan Bakırlızaviye Köyü'nde doğdum. 12 yaşında İstanbul'a geldim. Tabii ki her çocuk gibi köyde oynamayı, kavga etmeyi, bunun yanında bizim o tarafın tabiriyle haylazlık yapmayı öğrendik. 1973 yılında ağabeylerim İstanbul'da bir lokanta açmışlardı. O lokantada çalışmak aynı zamanda okumak için İstanbul'a geldim. İşe bulaşıkçı olarak başladım. Çocukluk dönemim köy içinde geçti. Ayancık kazasına çok nadir inerdik. Köyde okulun dışındaki zamanda hayvan güden, yaramazlık yapan biraz da sporla ilgilenen biriydim. Okulumuzun hocası okulun önünde bize top oynatırdı, halter çalıştırırdı. Aktif ve disiplinli bir ilkokul dönemimiz oldu. Köyümüzde çok imkân yoktu. Biz 6 erkek kardeştik bu 6 erkek kardeşten sadece ağabeyim okuyabildi. Hukuk fakültesini bitirdi kendisi.

rafet orhan

Sağ ve sol arasında kaldık
Çocuk yaşta İstanbul'a gelip çalışmak sizin için zor olmadı mı? O dönemlerde İstanbul sizin gözünüzde nasıldı? 

Allah nasip etti burada hem çalıştık, hem de okuyabildik belli bir noktaya kadar. O dönemde İstanbul'da terör günden güne tırmanıyordu. 1973-1980 yılları İstanbul'daydım ve bu zor bir dönemdi. Şöyle düşünün köyden gelmişim 13 yaşındayım. Lokantada bulaşık yıkıyorum, garsonluk yapmaya çalışıyorum, bir yandan temizlik yapmaya çalışıyorum. Sefaköy Söğütlüçeşme'de, her gün hiç bilmediğim sağcıların ve solcuların kavgasına şahit oluyordum. Sağ, sol nedir? Bugün insanlar sağcısın solcusun diye kavga etmiyor. Ama o günün gençleri bizim bir tık üstümüzdeki ağabeylerimiz sağ sol diye kavga ediyorlardı, öldürüyorlardı. İhtilal neden yapıldı? Türkiye'de o gün itibariyle günde ortalama 25 kişi hayatını kaybediyordu. Gençler, polisler, üniversite talebeleri ölüyordu. Biz bu sıkıntılar içerisinde yaşadık. Borusan fabrikası vardı Söğütlüçeşme'ye giriş yerinde. Oradan erkenden geçelim derdik. Sinemaya bile erken girip erken çıkmamız lazımdı. Kanarya'ya trenle geldiğimiz zaman Söğütlüçeşme'ye çıkamıyoruz. Nerede oturuyorsun Söğütlüçeşme'de o zaman solcusun derlerdi. Kanarya'ya geçilemiyor Kanarya sağcı gibi. Bu sıkıntıların içerisinde devam ettik.

Muhtar olamayınca arsa ürettim
Daha sonra iş hayatına emlak sektörü ile devam ediyorsunuz. İnşaat sektöründe yeriniz nedir?

Ben inşaatçı değilim arsa üreten bir fabrikayım. İnşaat bizim çok üzerinde durduğumuz bir sektör değil. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ merkezli çalışıyorum. Benim işim parsel üretmek. İnşaat konusuna gelince sattığım yerlerin üzerine villa ve apartman yapıyoruz. Ama İstanbul'da değil. Emlak işine 1999 yılında başladım. O tarihe kadar gelen sürede de çok yerlerde yöneticilik, idarecilik ve kendi işim olan lokantacılık yaptım. 1999 yılında Söğütlüçeşme muhtar adayı oldum. Muhtar adaylığını kaybedinde lokantacılık yapmayayım dedim ve 1999 yılında Yeşilvadi Arsa Ofisi'ni kurdum.

Emlak sektörü güvenilir değil
Emlak sektöründesiniz; mesleğinizi karalayanlar da çıkıyor bazen. Sektörün zorlukları var mı?

Emlak sektörünün iyi tarafı yüksek paraların dönmesi. Ama işin bu tarafına geçince bazı sorunların emlakçıdan kaynaklanmadığı da bir gerçek. Emlakçının sorunlu iş yaptığını görebilen sen, ben vatandaş. Ama aslında emlakçının sorunlu bir şekilde ürettiği sattığı bir şeyin devlet tarafından desteklendiğini görüyorsunuz. Somut olarak söyleyeyim hisseli yer satışları var. Hisseli yer satışlarına devlet müsaade etmese emlakçı satabilir mi? Satamaz. Bazı yasaların uygulanmasında boşluklar var. Bu boşlukları kapattığınız zaman millet sıkıntı yaşamayacak. Ben bu emlak işine girerken annemden 6 ayda zor izin aldım. Emlak sektörü pek güvenilir bir sektör değil çünkü. Bir kuyumcu gibi değil mesela. Bizim işimiz ise güvenilir iş yapmak.

rafet orhan

Sadece imarlı yer satıyoruz
Ama her önüne gelen emlakçı oluyor gibi bir algıda oluşmuş durumda. Özellikle bu işi hakkı ile yapmayıp vatandaşları dolandıranlarda oluyor...

Bunun sebebi mesleğin kalitesini korumaya çalışanların çok az olmasından kaynaklanıyor. Akademik kariyeri yok bu işin. Üniversitelerde bölümler açıldı. Artık bu iş kolunda da üniversite mezunu olacak. Yani eskisi gibi hiç işi olmayan adam buraya bir masa, sandalye atıp ben emlakçıyım diyemeyecek. İnşallah önümüzdeki senelerde bunlar da olacak. 1999 yılından bugüne kadar Yeşil Vadi Arsa Ofisi bir tane hisseli yer satmamıştır. 17 bin müşterisi olan bu firmanın tapu sahiplerinin hepsi imarlı ifrazlıdır. Yani belediyenin hizmet getirebileceği alanlardır. Tek başına kimseyle sorunu olmadan bağlı olduğu belediyeye giderek imarını, ruhsatını alıp inşaatını yapabilir. Veya benden aldığı yerleri bankada ipotek vererek kredi kullanabilir. Bizim arsalarımız belediyedeki imarı bankadaki kredisi ve maliyedeki faturası ile sabittir. Yeşil Vadi Arsa Ofisi 1999'dan bu yana hizmet ediyor. Allah'a şükürler olsun bugün itibarı ile kalitemizden, karizmamızdan, bu kat ettiğimiz yolun mesafesindeki tecrübeden hiç kimsenin şikâyeti olmadı. Parsel sirkülasyonumuz bine yakın. Aşırı derecede bir satış programımız var. Çok iyi şekilde devam ediyoruz. Ben iddia diyorum Türkiye'de bu işi profesyonel olarak yapan firmayız.

Vatandaş öncelikle belediyeye gitsin
Vatandaş arsa alırken neye dikkat etmeli? 

Vatandaşlar hala hisseli yer alıyor; ben bunu bir türlü anlamıyorum. Bunun bir belediyesi var. Mesela Çerkezköy'den yer alıyor vatandaş. Ama buranın tapusu, projesi var mı, bana bir fotokopisini ver, ben de belediyeye gidip sorayım demiyor. Vatandaş nereden ne alacaksa o ilçenin, o ilin belediyesine gidip yer hakkında bilgi alması lazım. Vatandaş buradan aldığı bilgilerle almak istediği şeyi kendi kafasında şekillendirebiliyor. Kesinlikle arsa alacaksa belediyeye gidip tabandan kurulumu nedir, imarı nedir, yüksekliği nedir gibi soruları sormalı ve sonra arsa ile ilgili kararını vermeli. Bunlar neden sorulmuyor! İmarı yok, ifrazı yok, konut yapılması için belki 50 yıl beklenecek. Belki ne olacağı da belli değil. Bir arsa veriyorlar sen sağ ben selamet diyorlar. Bu tapuları alanlar 3-5 ay zaman içerisinde uyanıyorlar. Ama mevzu bitmiş oluyor. Ama Yeşil Vadi'de böyle bir durum olmaz. Bizden yer aldığınız zaman 3-5 ay sonra kişi yerini satmak isterse bize gelir ve yerini o günkü değerinden satarız. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın     İstanbul için 'yeşillik görmek isteyen mezarlıklara gitsin' sözünden yola çıkarak sormak istiyorum.

Siz yeşile sahip çıkabiliyor musunuz?
Trakya'da şehir planları yapılırken o yerde ne kadar okul yeri, ne kadar spor alanı, ne kadar, yol, park ne varsa planları yapılmış. Biz o bölgeden yer alıyoruz. Burada ne kadar kaybımız var hepsini biliyoruz. Bunlar plan dahilinde olduğu için şunu, bunu yapayım da biraz daha parsel çıkarayım da diyemiyorsunuz. Bunun planı yapılmış. İstanbul'da ev yapıyorsun yan yana kibrit kutusu gibi dikiyorsun. Ama Trakya'da şu andaki imar planlarında bunu yapamıyorsunuz. 300 metre bir yer alıyorsan 100 metre temelden inşaat 200 metre yeşil alan kalıyor.

Sinoplular iyi insanlardır
2005 yılında dernekçilikle tanışıyorsunuz. Dernekçilik Sinoplulara ne katıyor?

Derneklerle benim tanışmam 2005 yılında oldu. Ayancıklılar Derneği ile tanıştım ilk önce. Ayancık Kalkındırma Derneği’nin (AYKAD) kuruluşunda aktif rol aldım. Sonra Sinop İşadamları Derneği'ne üye oldum. SİAD'da 10 yıldır vazife yapıyorum. Dernekçilk insanlara ulaşabilmek için var olan sosyal bir düzen. İstanbul'daki Sinoplu dernekler örgütlenmeyi sağlamıştır. İçi doludur boştur o başka bir alem. İstanbul'da 250 tane dernek olduğu söyleniyor. Her Sinoplu’nun evinin yakınında bir derneği var. Köy derneği, il derneği, federasyonlar, iş adamları derneği var. Sinoplu’nun ruhunda bir araya gelme içgüdüsü var. İşlevlerinde sıkıntı olabilir ama Sinoplu’nun iyi taraflarının ağır bastığını düşünüyorum. Diğer memleketlerimizin insanları ile kıyaslamıyorum ama Sinoplu iyi insandır diyebilirim.

Dernek olarak burs veriyoruz dediniz. Ülkenin bir diğer sorunu da işsizlik. Bu sorunun çözümü için derneğinizdeki iş adamları nasıl bir yol izliyor?
İşsizlik sorunu Türkiye'nin sorunu. Genelde vasıfsız insanlar bize geliyor. Burs verdiğimiz öğrencilere iş adamlarımız arasında paylaşım yaparak iş bulma konusunda yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bizim sektörlerimizde başka sektörlerde iş adamları derneği iş bulma konusunda yardımcı oluyoruz. 210 üyemiz var. Bu organizasyonla beraber üye sayımızı seçici olmak kaydıyla yükselteceğimizi düşünüyorum.

Sinop göç veren bir memleket... Göçün sürmemesi için ne yapılmalı?
Sinop'u idare edenlere bu sorunun sorulması lazım. Neden buradan insanlar gidiyor, veya neden insanlar gelmiyor, sizin burada iş kuranlarla, iş yapanlarla nasıl bir iletişiminiz var bunun sorulması lazım.

TÜİK'e göre Sinop'ta yaşayan Sinoplular çok mutlu. Siz de mutlu musunuz? 
Adam mutluyuz demiş. Ama ben, adam sen nasıl mutlusun diye sorarsam sıkıntı olacak. Sinopumuzun yaşlı bir nüfusu var. Aşıklar Caddesi'nde yürüyüp güzel bir kahve içtikten sonra mutlu musun diye sorulduysa, mutluyum demiştir herhalde. Ama neye göre mutlular. Peki aynı soru 25-30 yaşındaki, gence sorulduğunda mutluyum diyecek miydi? Sinop cennet gibi bir yer. Ama bazı sıkıntılar var.

Sadece burs değil iş adamları ile birlikte başka sorunlara da çözüm arıyor musunuz?
Mesela çocuğumuzun 5 sefer ameliyat olması lazım kalça kırıklıkları var. Daha bebek, bu çocuğumuz Sinop’un bir köyünde. Ameliyatı için Samsun’a gidip gelmesi gerekir ve bunun her ameliyatı bin 500 lira. Yol masraflarıyla 2 bin TL yapar. Derken 10 bin TL gitti. Bu çocuğu buradan biner lira verin al bu parayı çocuğunun ameliyatını yaptır. Para için bir daha arama, ama para yetmezse tekrar ara. Bu bir örnek. Benden çok büyük ağabeylerim var bu işi çok iyi yapan. Sinoplu olarak dünyanın ilk üçünde, beşinde Sinoplu hemşerilerimiz var. Onun için ben Sinoplu iş adamlarını çok önemsiyorum. Bir araya gelmelerini çok ciddi buluyorum.

Yüreği dilinde biriyim
Sıkıntılar yaşadığınızı söylediniz geçmişinizle kavgalı mısınız?

Ben bu işi sıfırdan başlayarak başardığımı biliyorum. Geçmişimle hiç kavgalı değilim. Geçmişteki dernek başkanlarım, yöneticilerime bu derneği kuranlara teşekkürden, duadan başka bir şey söylemem. Hepsi dosdoğru yaptılar mı eyvallah dosdoğru yaptılar. Eğri ile benim işim olmaz. Ben doğrular tarafındayım hatalarla değil daha iyi daha güzel nasıl yapılabilir bunu aramalıyız. Toplantılarda pozitif bilgisi olanlar görüşünü aktarsın istiyorum. Ben şahsen yüreği dilinde olan bir adamım. Hata mı ediyorum, kusur mu ediyorum çekerim.

Ticaretin dengesini değiştireceğiz
Çok önemli bir işe imza atmaya hazırlanıyorsunuz. SİAD olarak İstanbul Fuar Merkezi'nde I. Sinop İş Dünyası ve Girişimci Forumu'nu hayata geçireceksiniz? Bu forum sizlere ve ülkemize neler katacak? 

Sinop İş Adamları Fuarı 16-19 Kasım tarihleri arasında 6 bin metrekare alanda yapılacak. Stant işleri bitti. Bu fuarın bayrağını İFM’ye dikeceğiz. Yaklaşık 100 firma ile katılacağız. Bunun 25’i sosyal dernekler. Bunu 1 milyon TL’lik bir bütçe ile bitireceğiz. Buradan bir kazanç bekliyoruz. Bu kazancı öğrencilere verilecek burslara aktaracağız. Bugüne kadar 'Sinoplu’dan bir şey olmaz, Sinoplu hep veren tarafındadır, isteyen tarafında değildir' denildi.  Sinoplu kendini ifade edecek alan bulamaz gibi ezilmişlik söylemleri beni rahatsız ediyor. 500 tane iş adamı ile bir araya geldiğimiz zaman İstanbul’un siyasetinin, ticaretinin dengesini değiştireceğimizi düşünüyorum. Bu konuda heyecanlıyım ve başaracağım. Çünkü elektrik noktasında, bana bakış açısı noktasındaki insanlardan bunu görüyorum. Ben çok kıymetli bir ağabeyimize gittiğim zaman boynuma sarılıp ben sizin hakkınızda güzel şeyler duydum ama kimse bize gelip gitmedi diyorlar. Bizim de vaktimiz yok. Ama biz bu iletişimi daha da güçlendireceğiz.

Şimdi geride durma zamanı
“Benim yaşım 55, bir sürü sıkıntı çekerek buraya gelmişim. Benim babam daha çok sıkıntı çekmiş ama edep, haya, saygı ve hürmetten bir şey kaybedilmemiş diye düşünüyorum. Bu dernekleri kuranlar en büyük sıkıntıyı çekti. Çünkü insanla uğraşmak dünyanın en zor işi. Biz iyi deyip mevzuyu kapatıyoruz ama bu yol, sıkıntılı, dedikodulu, iftiralı. Bir sürü sıkıntı var. Akla, hayale ahlaka sığmayacak. Ama biz bunları kapata kapata gidiyoruz. Ben şahsen dernekçiliği seviyorum. Ama o işin sonuna geldim.”

Gücümüzü ortaya koymalıyız
Bu kadar emek veriyorsunuz bu emeğe değiyor mu?

Bunları neden yapıyorsunuz diye sorduğunuz zaman bunun cevabı 'Sinoplu masaya yumruğunu vursun istiyorum' şeklinde olur. 'Bu benim hakkımdır ver bunu desin' istiyorum. Bunun için böyle bir organizasyonda 670 tane iş adamıyla görüşmüşüm. Bunların bütün verileri bende mevcut. Bu iş adamları ile bir otelde toplanıp Sinop'un insan gücünü değil en azından iş adamı gücünü matematik olarak yansıtmak istiyorum. Onun için de iş adamlarını çok önemsiyorum. Bunların bir araya gelmesi lazım. Sinoplu iş adamları bir araya gelmiyorsa alttaki insanların bir araya gelemeyeceğini düşünüyorum. Bir araya gelince her türlü projeyi yapabiliriz diye düşünüyorum. Umutlarım bunun için. Benim bir tık ötesi dediğim bu. Biz artık İstanbul’da 500-1000 tane iş adamı ile ilerledikçe bu büyüyecek. İyi bir yönetim ve idare olursa bu iş adamlarından fayda sağlayabiliriz; ticarette, siyasette her alanda. 
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.