Cumhurbaşkanı Erdoğan: İnovasyon içerdiği anlam açısından öz malımızdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gençlerimizin sahip çıkmadığı bir inovasyonun geleceği yoktur. İnovasyon bize dışarıdan gelmiş olsa da içerdiği anlam açısından kendi öz malımızdır" dedi. Erodoğan "Milletim yastığının altında ne var ne yok dönüştürüyor. Nasıl 15 Temmuz'da tanklara karşı çıktıysam bu gün de her şeyimi seferber ederim diyor. Milli param için her şeyimi seferber ediyorum" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İnovasyon içerdiği anlam açısından öz malımızdır
10 Aralık 2016 Cumartesi 13:37

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası Etkinliği'nde konuşuyor.  Erdoğan konuşmasında "Kanal İstanbul'un ihalesini 2017'de yapıyoruz" dedi.

"Gençlerimizin sahip çıkmadığı bir inovasyonun geleceği yoktur" diyen Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle:
İnovasyon insalığın tarihi ile eşittir. Elbette mükemmel olan sadece Allah'tır. Bize düşen ise kendi kabiliyetimiz çerçevesinde çalışmaktır. İslam medeneiyetinin yüzyıllarca süren parlak döneminde bir çok önemli yenilik getirmiştir.İnsan kendisine çizilen sınırlar içinde arayış içerisindedir. İslam tarihinde 7 yy'dan 17'yy'a kadar çeşitli araştırmalar yapılmıştır.  İnsanlık tarihi yeninin peşinde koşmanın tarihidir. Bu bakımdan inovasyon insanlık tarihi ile eşittir desek yeridir. Mükemmel olan sadece yüce yaratıcıdır. Yaratmak elbette sadece Allah'a mahsustur. Bize düşen kendi kabiliyetimizde çalışmak ve en iyisini elde etmeyi ummaktır. İnsan kendisine çizilen sınırlar dahilinde sürekli arayış içindedir. İslam dünyasında bitmek bilmez araştırmalar yapılmış, çok önemli ürünler ortaya konmuştur.
İnovasyon bize dışarıdan gelmiş olsa da içerdiği anlam açısından kendi öz malımızdır. Yitik kaybedildiği yerde aranır derler bulmanın arayışlarına buradan başlayacağız. Türkiye ayağa kalkmadan bölgemizin ayağa kalkamayacağını görüyoruz ve anlıyoruz.

'HAMALLIĞINI YAPARIZ'
Madem medeniyetin öncülüğünü buralarda kaybettik, yine burada arayacağız. Emeğimizin asıl karşılığını üretimi tasarımla alabiliriz. Yenilikçi çalışmalar yürüten firmalarımız, TİM gibi çatı firmalarımız Türkiye'yi ileriye taşımak zorundalar. Türkiye ancak yenilikçi bir anlayış üzerinde inşa edilebilir. Bu konuda ümit verici gelişmeler görmekle birlikte katetmemiz gereken bir mesafe olduğu ortadadır. İnovasyonu başaramazsak işin kaymağını başkalarına bizse hamallığını yaparız. Türkiye'nin 2023 hedefleri çok ciddi.

2002-2015 arasındaki yerli patent başvuru  sayısı 37 bini geride bıraktı. Geçtiğimiz yıl itibarıyla imalat sanayindeki  girişimlerin yüzde 55'i, hizmet sektörünün ise yüzde 47'si yenilikçi faaliyetler  yürütür hale geldi. Küresel inovasyon endeksinde 128 ülke içinde 42'nci sıraya  yükselmiş bulunuyoruz. Ama endüstriyel tasarım alt başlığında Çin, İtalya ve Kore  ile birlikte ilk sırada bulunuyoruz. Cumhurbaşkanı olarak desteğimin yanınızda olduğunu özellikle bilmenizi istiyorum.

BAZILARI DÖVİZ KURUNUN ARKASINDAKİ OYUNLARI GÖRMEK İSTEMİYOR
Finans sektörü denilince tabii olarak aklımıza hemen son günlerdeki kur dalgalanmaları geliyor. Bazıları döviz kurunun artmasının arkasındaki gerçekleri, oynanan oyunları, kimlerin bunu niye yaptığını görmek istemiyor.

Döviz yerine milli paramızı kullanmamız başka ülkelerin aleyhine faaliyet değildir. Bazıları döviz kurunun arkasındaki oyunları görmek istemiyor. Biz kendi ülkemizle birlikte dünyanın her köşesindeki insanların refah içinde yaşamasını istiyoruz. Şimdi Turkuaz gençliği karşımda görünce gönlüm açılıyor.1970'lerde ABD faizleri yükseltme kararı aldı. Bu karar 80-85 arasında doların yüzde 50 değer kazanmasıyla sonuçlanınca ihracat çöktü. Krizden etkilenen firmalar dış rekabete karşı koruma istedi. Koruma yasaları kongreden geçti. Ancak bu tebdirler dünya ticaretinin daha da bozulmasıyla sonuçlandı. Sonun doların yen karşısında değer kaybetmesinde anlaştılar. Geldiğimiz nokta benzer. Biz faizlere karşıyız.

Biz dolarla birlikte faizin de yükselmesine karşıyız. Biz ülkemizdeki girişimcinin dünya ile rekabet gücünün artmasını istiyoruz. Bunun için milli para kullanma kararı aldık. Çünkü biz yatırım  istiyoruz. Biz istihdamın artmasını istiyoruz. Biz üretim istiyoruz. Biz  ülkemizdeki yatırımcının, girişimcinin dünya ile rekabette gücünün artmasını  istiyoruz. Rusya'ya dedik ki biz sizden ne alıyorsak Rus Rublesi ile İran ile aynı şekilde. Çin aynı şekilde. Mutabık kaldık ve Merkez Bankası'na talimatı verdik. Açıklanan ekonomik tedbirlerde gördük. KOBİ'lere düşük faizli kredi verecekler.İşte finansmanda inovasyon budur. Biliyorsunuz lazerin keşfedilmesi önemli bir buluş ama bunun hangi alanlarda insanlığın hayatını değiştirebileceği zaman aldı. Şimdi lazer çok geniş bir alanda kullanılıyor. Dolayısıyla bugün kıymeti anlaşılamasada hangi fikrin bir gün insanlığın geleceği için ne kadar faydalı olacağını bilemeyiz. Denemekten ve yanılmaktan taki muvaffak olana kadar vazgeçmemeliyiz gençler. Üstadın dediği gibi tohum sandıcıdır, bitmezse toprak utansın...

TÜRKİYE'YE AYAR VERMEYE ÇALIŞIYORLAR
Her alanda Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığımız 2013-2014 yılı en büyük saldırıların başladığı dönemdir. Şundan emin olunuz, Türkiye şayet Gezi  olaylarını, FETÖ'nün 17-25 Aralık emniyet-yargı ve 15 Temmuz silahlı darbe  girişimlerini, PKK ve DEAŞ örgütlerinin kanlı eylemlerini yaşamamış olsaydı,  bugün çok başka bir noktada bulunacaktı. 800 milyar doları aşan milli gelirimiz,  trilyon dolara dayanmış olacaktı. 410 milyar doları bulan dış ticaretimiz 600  milyar dolarlara yaklaşacaktı. Düşen petrol fiyatlarının etkisiyle dış yatırım  açığımız azalacak, yatırım imkanlarımız artacaktı. Büyüme oranımız yüzde  6-7'lerden aşağı düşmeyecekti. Faiz oranları biliyorsunuz 4,6'ya kadar düşmüştü,  yüzde 3'lere gerileyecekti. Enflasyon bu rakamın da altına inecekti. Bu verilerin  sağladığı güç ve imkanla Suriye ve Irak'ta çok daha etkin bir politika izleme  imkanına sahip olacaktık. Fakat çok açık, çok kirli, çok sinsi bir dizi oyunla  elimizi kolumuzu bağlamaya, bize diz çöktürmeye çalıştılar. 2013'te IMF'e olan borcumuzu sıfırladık. Şimdi onlar bizden borç istiyor 5 milyon dolar verir misiniz? Bakın nereden nereye geldik. Göreve geldiğimizde 22,5 milyar dolar, Merkez Bankası rezervi 27,5 dolardı. Birileri hala borç alın diyor. Bunlar vatana ihanet ediyor. Biz neden IMF'den borç alalım ki bizim böyle bir derdimiz yok.

HER ŞEYİMİ SEFERBER EDİYORUM...
Biz şu anda en az gelişmiş ülkelere 1. sırada ABD'nin yardım ettiği, 2. sırada bizim, 3. sırada İngiltere. Veren el alan elden diyoruz. AB siyasetçileri kendi ilke ve değerlerine sırt dönme pahasına Türkiye'ye ayar vermeye çalışıyor. Asla öne sürülmeyen kriterler sıra bize gelince ortaya koyuluyor. Türkiye'nin geldiği noktadan rahatsız olanlar bu duygudan kendilerini alıkoymuyor. Daha önceki başarılarımızı nasıl elde ettiğimizi unutmuş değiliz. Hedeflerimize yürüyüşümüze devam edeceğiz.
Gençler ben buna 'siyasi inovasyon' diyorum. Üstesinden gelemeyeciğimiz meselemiz yok. Komşumuz 400 milyar euro destek alıyor. Biz hamdolsun böyle kapı çalmadık böyle duruma düşmedik. Milletim yastığının altında ne var ne yok  dönüştürüyor. Nasıl 15 Temmuz'da karşı çıktıysam bu gün de her şeyimi seferber ederim diyor. Bu millet büyük bir millet.

KANAL İSTANBUL'UN İHALESİ 2017 YILINDA 
Bütün engellemeleri yaptılar Yavuz Sultan Selim'i açtık. Şimdi 20 Aralık'ta Avrasya Tüneli'ni açıyoruz. Marmaray raylı sistem. Yolcu sayısı 2 milyona ulaştı. Şimdi Avrasya Tüneli çift katlı, oradan da otomobillerimizle karşıdan karşıya geçeceğiz. 18 Mart'ta Çanakkale Köprüsü temelini atıyoruz. 2017'de Kanal İstanbul'un ihalesini yapacağız.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.