Kurtulmuş, AB'nin YPG'ye silah vermesini sert dille dile getirdi

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, " Eğer Amerika Birleşik Devletleri ve diğer müttefiklerimiz bu bölgede bir barış arayışı içindelerse, sağdan say 3-5 bin kişi, soldan say 3-5 bin kişilik bir terör örgütüyle iş birliği yapmak değil, bölgenin tek ekonomik ve siyasi istikrar sahibi ülkesi olan Türkiye ile iş birliği yapmanın kendi milli menfaatleri bakımından da en akılcı olduğunu ifade ediyoruz" dedi.

Kurtulmuş, AB'nin YPG'ye silah vermesini sert dille dile getirdi

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, İstanbul Kongre Merkezi'nde,  İÜ tarafından düzenlenen 2. Dünya Teknoloji, İnovasyon ve Girişimcilik  Konferansı'na kaktıldı. Kurtulmuş burada yaptığı konuşmada  AB'nin YPG'ye silah vermesine sert dille getirdi. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Bizim  müttefikimiz, 1952'den beri NATO çerçevesinde işbirliği içinde olduğumuz, lafa  geldiği zaman 'Türkiye, NATO'nun güney sınırındaki ülkedir, müttefikimizdir'  diyenlerin, Türkiye'nin düşmanı olan silahlı gruplara silah vermesini asla kabul  etmemiz mümkün değildir. Bu çerçevede bu Türkiye'nin kabul edeceği bir durum  olmadığı gibi bölge barışına da hizmet edecek bir durum değildir. Yani diyelim ki  Rakka'dan DEAŞ'ı attınız, çıkardınız, yüzde 100'ü Arap olan Rakka'da etnik  temizlik yapmak üzere hazır bekleyen bir PYD'yi o Rakka'ya sürerseniz, orada  ortaya çıkacak insani sorunları ve büyük kargaşaları nasıl önleyeceksiniz ve  bunun vebalini nasıl vereceksiniz?" dedi.   

Kurtulmuş, İstanbul Üniversitesi tarafından İstanbul Kongre  Merkezi'nde "Entelektüel Ekonomi ve Yenilikçi Girişimcilik İçin Reformlar"  başlığıyla düzenlenen "2. Dünya Teknoloji, İnovasyon ve Girişimcilik  Konferansı"ndaki konuşmasının ardından TRT'nin standını ziyaret etti.  Burada soruları yanıtlayan Kurtulmuş, kamu yayıncılığı yapan TRT'nin  Türkiye'nin yüz akı bir yayıncı kuruluşu olduğunu ve gelişen teknolojilere ayak  uydurduğunu dile getirerek, stantta kendisine 4K teknolojisi ile yapılan yayının  gösterildiğini anlattı.  Kurtulmuş, TRT'nin farklı dillerde ve bölgelerde yaptığı yayınların,  Türkiye'nin fikirlerini, görüşlerini dünyadaki Türk diasporasına ve Türkiye  dostlarına yayma olanağı sağladığını belirterek, "Bu anlamda TRT içeride olan  biteni kamuoyuyla paylaşmak, bunları haberleştirmek, içeride aynı zamanda  kültürel yayıncılık yapmak, Türkiye'nin değerlerini, tarihini milletimize  hatırlatmak, öğretmek gibi bir sorumluk sahibi, diğer taraftan Türkiye'nin  görüşlerini bütün dünyada, Türkiye'nin gönül coğrafyasında yaymak ve oradaki  dostlarımızla buluşturmak sorumluluğu altında. Bu sorumluluk bilinciyle hareket  eden TRT'ye teşekkür ediyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde çok daha güçlü bir  şekilde yayınlarını sürdürecek ve dünyada önemli televizyonlardan birisi  olacaktır. Yeni bir teknolojiyi de bu kadar seri bir şekilde kullandıkları için  ayrıca teşekkür ediyorum." diye konuştu.

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyareti ve ABD'nin YPG'ye  silah yardımı kararına ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, dünyada küresel siyaset  anlamında yeni bir döneme girildiğini, dünyadaki bütün dengelerin, özellikle  soğuk savaşın sona ermesinin ardından değiştiğini, ancak henüz dünyada bir denge  kurulamadığını söyledi.Kurtulmuş, bugün yaşanan pek çok karışıklığın temel sebebini dünya  siyasetindeki dengesizliğin devam etmesi diye açıklayarak, dengesizlikten en  fazla nasibini alan bölgenin, başta Ortadoğu olmak üzere Türkiye'nin yakın  coğrafyası olduğunu belirtti. Bir süre daha Türkiye'nin yakın coğrafyasında denge arayışlarının  süreceğinin görüldüğünü ifade eden Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Suriye krizi ve Irak'taki parçalanma da aslında dünya siyasetindeki  bu parçalanmanın sadece birer göstergesidir. Özellikle Suriye'de 6 yıldır devam  eden, ilk 3 yılı iç savaş, ikinci 3 yılı ise vekalet savaşları şeklinde devam  eden savaşın, dünya siyasetindeki bütün dengeleri bozucu, dünyada barışın  sağlanmasını engelleyici, son derece tehlikeli bir pozisyona geldiğini bir kere  daha ifade etmek isterim. Aynı şekilde Irak'ın hem toprak bütünlüğünün bölünmeye  başlaması hem Irak'ta farklı unsurların güç mücadelesinin Irak'ın geleceğine  ilişkin kaygıları ortaya çıkardığı bir dönemde de Irak konusundaki siyasette de  herkesin uyanık olması gerektiğini ifade etmek istiyorum."

Sorun önceden ortaya çıkar

 Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin görüşünün açık ve net  olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Biz hem Irak'ın hem Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız. Biz hem  Suriye'de hem Irak'ta bütün terör örgütlerinin tasfiye edilmesi, Suriye halkının  kendi demokratik yönetimini kurması, Irak'ın da kendi iç bütünlüğünü koruyarak  yeni bir Irak oluşturması ve demokratik bir katılımla toplumsal kesimlerin  hepsinin işin içerisinde olduğu bir sistemin kurulmasından yanayız. Şu anda  vekalet savaşları devam ediyor ama hiçbir ülkenin Suriye'deki sorunu tek başına  çözme gücü yok, hiçbir ülkenin bu vekalet savaşını kazanma gücü ve imkanı yok.  Dolayısıyla burada ABD'nin, Rusya'nın, diğer bütün güçlerin, hepimizin ortak  çalışma alanımız 'Nasıl olur da Suriye'de adil ve kalıcı bir barışı kurarız?  Nasıl olur da terör örgütlerin tamamını bu bölgeden tasfiye ederiz?' olmalıdır.  Terör örgütlerinden bir tanesini örneğin DEAŞ'ı tasfiye ederken, bu bölgede  halkların başına başka terör örgütlerine bela etmek akıllıca bir iş değildir,  bölge barışına hizmet etmez, dünya barışının kurulmasına da hizmet etmez.  Dolayısıyla bizim tavrımız burada da açık. Nasıl Suriye'nin, Irak'ın toprak  bütünlüğünü savunuyorsak, Suriye ve Irak'taki bütün terör örgütlerinin tasfiye  edilmesini de savunuyoruz. Bu anlamda bizim için DEAŞ ne kadar tehlikeli bir  terör örgütüyse, PKK'nın ve PYD'nin de aynı şekilde tehlikeli bir terör örgütü  olduğunun altını çiziyoruz. Eğer Amerika Birleşik Devletleri ve diğer  müttefiklerimiz bu bölgede bir barış arayışı içindelerse, sağdan say 3-5 bin  kişi, soldan say 3-5 bin kişilik bir terör örgütüyle iş birliği yapmak değil,  bölgenin tek ekonomik ve siyasi istikrar sahibi ülkesi olan Türkiye ile iş  birliği yapmanın kendi milli menfaatleri bakımından da en akılcı olduğunu ifade  ediyoruz."

 Oradaki görüntülerin herkesin içini paraladığını vurgulayan Kurtulmuş,  şunları söyledi: "Bizim müttefikimiz, 1952'den beri NATO çerçevesinde iş birliği  içerisinde olduğumuz, lafı geldiği zaman 'Türkiye NATO'nun güney sınırındaki  ülkedir, müttefikimizdir' diyenlerin Türkiye'nin düşmanı olan silahlı gruplara  silah vermesini asla kabul etmemiz mümkün değildir. Bu çerçevede bu Türkiye'nin  kabul edeceği bir durum olmadığı gibi bölge barışına da hizmet edecek bir durum  değildir. Yani diyelim ki Rakka'dan DEAŞ'ı attınız çıkardınız, yüzde 100'ü Arap  olan bir Rakka'da etnik temizlik yapmak üzere hazır bekleyen bir PYD'yi o  Rakka'ya sürerseniz, orada ortaya çıkacak olan insani sorunları ve orada ortaya  çıkacak olan büyük kargaşaları nasıl önleyeceksiniz, bunun vebalini nasıl  vereceksiniz. Dolayısıyla burada PYD ve YPG güçleriyle ya da adına başka bir şey  dedikleri SDG güçleriyle Amerikalıların yan yana resimlerinin bulunması son  derece rencide edicidir. Son derece Türkiye'ye zarar veren bir görüntüdür. Aynı  şekilde Amerika'ya da zarar veren bir görüntüdür. Onunda altını çizmek isterim."    Kurtulmuş, bütün bunların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD  Başkanı Donald Trump'la yapacağı görüşmeler öncesinde ortaya çıkmasını, "Hiç  olmazsa sorun önceden ortaya çıktı" şeklinde değerlendirdiği ve daha yararlı  bulduğunu dile getirerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bütün bilgileri ve belgeleri,  Türkiye'nin bu perspektifini detaylı bir şekilde şehirler üzerinde konuşarak  Trump'la paylaşacağını kaydetti. Erdoğan'ın "Eğer dostsak, müttefiksek bunları yapmayın" uyarısında  bulunacağını ifade eden Kurtulmuş, PYD ile sıkı iş birliğinin Türkiye'deki 80  milyonu ne kadar rahatsız ettiğini, Türkiye-Amerikan ilişkilerine ne kadar zarar  verdiğini Trump'la paylaşacağını düşündüğünü anlattı.

Rusların da YPG'ye destek vermesi gerekir

 Görüşmelerde ve sonunda da ortaya çıkan bu yanlış görüntülerin  düzeltileceğini, Suriye bağlamında Amerika Birleşik Devletlerinin ittifak  içerisinde olduğu, en azından destek verdiği bu terör gruplarıyla olan  ilişkilerini gözden geçireceğini ümit ettiklerini belirten Kurtulmuş, sözlerini  şöyle tamamladı: "Aynı şeyleri Suriye'nin batı bölgelerinde Rusya için söyleyebiliriz,  Afrin bölgesinde. Rusya'ya da aramızda bir gerilim oldu. Çok şükür bu gerilim  Astana süreciyle birlikte artık yerini karşılıklı bir ittifaka ve anlayışa  bırakmış oldu. Bu yeni dönemin gereği Rusların da Suriye'nin kuzeyindeki başka  bölgelerde PYD, YPG güçlerine destek vermemesi, oradaki sorunların çözümü için  Türkiye ile işbirliğini sürdürmesi, özellikle Suriye barışının, ilan edilen  çatışmasızlık bölgeleri çerçevesinde korunabilmesi için koordinatör ülke olarak  Türkiye, İran ve Rusya'nın iş birliği içerisinde bu süreci takip etmesinin  Rusya'nın milli menfaatleri bakımından da en akılcı yol olduğunu ifade etmek  isterim. Bugün herhangi bir şekilde 'elimiz kuvvetlensin, elimize ilave bazı  kartlar olsun' diyerek bu terör gruplarına bir takım 3-5 tane silah verilebilir.  Bunlarla sırtlarını sıvazlayabilirler ama bunların Türkiye'ye zarar verdiğinden  çok daha büyük zararı Amerika'ya ve diğer ülkelere verir, diye düşünüyorum.  Herkesin ciddi bir şekilde bu meseleleri değerlendireceği bir döneme gireceğiz.  Yanlışlıklardan geri dönülecektir ve Türkiye inşallah güney sınırını koruyacak,  ulusal güvenliğini temin edecek her türlü kararlığı, gücü de ortaya koyacaktır."

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.