Hastalık ayıp değil!

Hanzade Erkuş

Hanzade Erkuş



Sevim Güney 22 Mayıs 2017, 10:46

Mutlu bir hayatın ve evliliğin sırrının en büyük etkenlerinden birisi sağlıklı cinsel yaşam. Üstelik bu sorunlar ayıp denilerek saklı gizli yaşanıp, çiftlerin evlilik yaşamlarını berbat edebiliyor. Çoğu zaman sorunun ne olduğu bilinmeden farklı tedavi arayışları da oluyor.

Aşağıda okuyacağınız sözler vajinismus sorunu yaşayan ve bunu benimle paylaşan bir kadına ait. Bunun üzerine bende bir uzmana danışarak, bu konuda sıkıntı çekenlere bilgi aktarmak istedim. Sözlerini biraz kısaltarak size aktarayım; 
“25 yıldır evliyiz ama cinsellik hayatımızda yok. Önceleri ilk gece korkusu olarak düşündük ama sorun başkaydı. Kasılmalarımdan dolayı cinsel birleşmeyi gerçekleştiremiyorduk. Kendimi berbat hissediyordum. Bir de aile ve toplum tarafından yapılan baskılarda ruhsal olarak beni çok yıprattı. Ne zaman bebek geliyor diye sorduklarında daha da geriliyordum. Eşimden ayrılmayı da düşündüm, fakat birbirimizi seviyorduk. O da boşanmayı istemedi. Evliliğimizi böyle devam ettirmeye karar verdik. İyi iki ev arkadaşı olarak yaşamımızı sürdürüyoruz. ”
***
Yemek içmek kadar doğal bir eylem olan cinselliğin, ayıp ve günah kavramları içinde ülkemizin konuşulamaz konularından biri olduğu gerçek… 
Mutlu bir hayatın ve evliliğin sırrının en büyük etkenlerinden birisi sağlıklı cinsel yaşam biliyorsunuz. Üstelik bu sorunlar ayıp denilerek saklı gizli yaşanıp, çiftlerin evlilik yaşamlarını berbat edebiliyor. Birçok kadının cinsel sorunlarını dile getiremeyip, yıllarca seksten uzak durarak yaşamaya çalışıyor. Bazen bu tip sorunlar çiftleri boşanmanın eşiğine kadar getirebiliyor.  
Konumuz Vajinismus her ne kadar kadına özel bir durum olsa da, evlilikte baş gösterecek sıkıntılardan dolayı çifti ilgilendiriyor. 
Çoğu zaman sorunun ne olduğu bilinmeden farklı tedavi arayışları da oluyor. Bilimdışı yollarla, farklı yorumlarla kadınlar çocuğu olmuyor diye hacılara-hocalara taşınıyor. 
Lütfen bu gibi durumlarda doktora başvurmaya çekinmeyin. Dua ile çare bulunacak bir dert değil bu. 
***
Son yıllarda sıkça telafuz edilen vajinismusu konuşmak üzere, Ruh Hastalıkları Uzmanı Gizem Hanzade Erkuş ile buluştuk. Bu sorunun tam olarak ne olduğunu, tedavisinin olup olmadığını ve bunların yanında merak edilebilecek her şeyi konuştuk. Umarım siz de merak ettiğiniz soruların cevaplarını bulursunuz.

Vajinismus nedir?
Cinsel birleşme sırasında vajinanın girişindeki kasların, kontrol dışı kasılması sonucunda, vajinanın penisin girişini engelleyerek, cinsel birleşmeye izin vermemesi olarak tanımlayabiliriz. Bu da kadının cinsel birleşmeyi gerçekleştirememesi anlamına gelir. Veya zorla olduğunda ağrılı bir ilişki yaşanmasına sebep olur.

Vajinismus bir hastalık olarak tanımlanabilir mi? Yoksa psikolojik bir rahatsızlık mı?
Bu, kadının bilerek yaptığı, kontrolü altında olan bir durum değildir. Korku, tedirginlik, kaygı nedeniyle kasılmalar olur. Sadece vajinanın dış tarafında bulunan kaslar değil, bacaklarda hatta tüm vücutta kasılmalar meydana gelir ve kadın bacaklarını kapatmaya çalışır. Sanki korktuğu bir şeyden kaçar gibi bir durum söz konusu... Bu sorunu yaşayan kadınlarda, hiçbir şekilde bedensel veya anatomik bir bozukluk yoktur.

Tedavi edilebilir mi? Tedavi şekli nedir ve başarı oranı nedir?
Vajinismus cinsel işlev bozuklukları arasında yüzde100’e yakın tedavi edilebilen bir hastalıktır. Cinsel terapi veriyoruz ve çiftler de üzerilerine düşenleri yerine getirip, uyum göstermişlerse çok başarılı sonuçlar alabiliyoruz. Bu tedavide aşamalı olarak korktuğu, kaçındığı durum ile yüzleştirmeye çalışıyoruz.

Bu sorun ile size gelen kadın hastada ilk     gözlemlediğiniz şeyi merak ediyorum. Duygusal olarak nasıl bir tavır içindeler?
Üzgün, başarısız,ve kendinde bir eksiklik olduğu inancında oluyor. Erkeği tarafından sevilmediğini, istenmediğini, beğenilmediğini ve yetersiz olduğunu düşünüyor. Aynı zaman da bu erkekte de duygusal bir sorun olabiliyor. Çünkü o da istenmediğini ve yetersiz olduğunu düşünebiliyor. Tanı koyup durumu anlattığımızda rahatlıyorlar. 

Terapi dışında başka ek tedaviler var mı? Anestezi gibi ya da ilaç kullanımı gibi?
Bazen bize gelen hastalar, internetten sosyal medyadan okuyup kendi kendilerine tedavi yöntemleri uyguluyorlar. Bu şekilde sorunu çözmek mümkün değil. Terapi ile birlikte parmak egzersizleri dediğimiz tedaviyi veriyoruz. Burada amaç vajinayı genişletmek değil tabii. Çünkü vajina zaten esneyebilen bir yapı. Biz kadının bunu anlayabilmesini ve görmesini sağlamaya çalışıp, gevşeyebileceğini öğretmeye çalışıyoruz. İlaç tedavisi vermiyoruz. Ancak; yaşadıklarından dolayı kaygı, depresyon geliştiyse bazen vermek gerekebiliyor. Anestezi meselesine gelince; Bazen ilk birleşme anestezi altında gerçekleştirilebiliyor ancak kalıcı bir çözüm değil bu. Her ilişkide anestezi uygulanması mümkün değil. Ayrıca bu tecavüzden çok farklı değil.

İlişkiye girebilmek için alkol kullanımı veya çeşitli ağrı kesici jeller ile cinsel birleşmeyi denemek doğru mu?
Vajinismus yaşayan kadında ne alkol ne de jeller iyileşme sağlamaz. İlk gece korkusuyla ilişkiye giremeyenlerde belki biraz gevşeme rahatlama sağlayabilir elbet. Ama vajinusmusta değil.
Ağrı kesici jel konusuna gelince, bu da çok anlamlı olmaz. Vajina zaten ağrılı bir bölge değil, ağrıya sebep olan şey vajinanın fazla kasılıyor olması. Ayrıca bu jeller, erkekte ereksiyonu bozabilir.

Vajinismus yaşayan bir kadının ne gibi korkuları ve endişeleri var?
Birleşme sırasında kontrolün kendi ellerinde olmaması, vücudunun zarar göreceği endişesi, vajinasının küçük olduğu, penisin büyük olduğuna dair inanışlar var. Ne kadar okusa da, anatomiyi bilse de kendi gözünde canlandırıp, içselleştirdiği vajinasına bir nesnenin girmesinin imkansızlığı ve bunun bedenine zarar vereceği korkuları oluyor.

Böyle bir durum olduğunda, çiftler ilk önce nereye başvuracaklarını bilemiyorlar. Bu sorunu çözecek olan birim, jinekoloji midir, psikiyatri mi?
Aslında önce kadın doğum doktoruna gidiyorlar. Ben de bunu uygun görüyorum, çünkü jinekolojik muayene bizim içinde faydalı. En azından anatomik ya da fizyolojik bir sıkıntının olmadığını görmüş oluyoruz.
Her ağrılı birleşme vajinismus olmayabilir. Ağrıyı yapan enfeksiyon veya başka bir hastalık durumu da olabilir. Ve bu ağrıdan dolayı,     kendini çekip birleşmeyi gerçekleştiremiyor da olabilir.

Anladığım kadarıyla, sorun kadının sorunu olsa da çiftler tedavi için birlikte gelmek zorundalar. Peki erkek eşi ile birlikte bu tedavi sürecine dahil olmak istemezse ne oluyor? 
Bu sadece kadının sorunu değil. Çift birlikte gelmeli. Çünkü önce bu konuda her ikisini daxe bilgilendirmek gerekiyor. İlk etapta cinsellik ile ilgi eğitim veriyoruz. Eş gelmek istemeyebilir ama o zaman da terapi çok başarılı olmaz. Kadın tek başına aşamaz. Terapi sürecine katılmayan bir erkek zaten o süre içinde büyük ihtimalle eşine saygı da göstermeyecektir. Erkeğe düşen görevler de var bu süreçte. Eşine onun yanında olduğunu hissettirmek gibi...

Vajinismus yaşayan bir kadın, jinekolojik muayene olabiliyor mu?
Bir kısmı sorunsuz muayene olabiliyor, ancak bazı kadınlar, kadın doğum doktoruna gittiklerinde de bacaklarını kasıyorlar.

Bütün sorun kadında mı peki? Erkekte de sorun olamaz mı?
Cinsel birleşmenin gerçekleşememesinin tek nedeni vajinismus değildir. İlk gece korkusu da yaşıyor olabilir. Bunun yanı sıra, çiftlerin birbirini iyi tanımaması, ve birbirlerini yeterince istememiş olması da olabilir. Dediğim gibi, burada hastanın öyküsünü iyi analiz etmek çok önemli. Bana gelen hastalarda önce hastanın öyküsünü dinliyorum. Erkekten kaynaklı problemlerde olabilir. Erkekteki sertleşme sorunu yada erken boşalma gibi faktörler de birleşmeyi engelleyebilir.

Partnerinin eşini cinsel ilişkiye hazırlaması, vajinismus sorununu çözmede yardımcı olmaz mı?
İyi bir cinsel birliktelik için, bu yaklaşım elbette doğru olandır, ama kadın vajinismus sorunu yaşıyorsa pek fayda etmez. Bu kasılma isteyerek yapılabilecek bir şey değil çünkü.

Dünya geneline baktığımızda, en fazla hangi ülkelerde yaygın bu sorun?
Maalesef ülkemizde çok yaygın. Avrupa ülkelerinde ve ABD’ de pek görülen bir şey değil. Daha çok cinselliğin tabu olduğu, yasaklandığı ve cinsel eğitimin verilmediği toplumlarda görülme olasılığı fazla.

Cinsel deneyimi olmamış bir kadın kendinde böyle bir sorun olduğunu anlayabilir mi?
Vajinismus, ancak birleşme sırasında farkedilebilecek bir durumdur. Çiftler, evlilik öncesi bir arada bulunup, ön sevişme yaşayabilir, haz alabilir, vücut kendini birleşmeye hazırlayabilir. Ancak tam birleşme denemesi olmadan bu sorun farkedilmez.

Mastürbasyon sırasında da anlaşılamaz mı?
Hayır. Dediğim gibi, bunu anlamak için tam birleşme olması gerekir. Mastürbasyonda vajinaya giriş olmadığı için fark edilmiyor. Çiftlerde bu sorun çıktığında, sorunun ne olduğunu anlayıp hemen bir doktora başvurabiliyorlar mı? Çünkü bizim ülkemizde bu konular hakkında pek konuşulmaz. Bu konuda hemen çözüm arayışına başlandığını pek söyleyemem. Bize başvurmaları biraz zaman alabiliyor. Bu problemi insanların başkalarına anlatması çok zor. Ne çevresiyle, ne de ailesi ile paylaşabiliyorlar. Örneğin; panik atak hastası bir kişi, hastalığını herkesle konuşabiliyor. Etrafından tavsiyeler alıyor, çözüm yolları arıyor, gidebileceği doktoru araştırıyor. Ancak, cinsellik konusunda bunu paylaşmaları güç.

Çiftlerin, doktora gelmeden önce yaşadıkları süreç çok zor olmalı? O kasılmalar sırasında erkek ne şekilde etkileniyor durumdan?
Eğer erkek eşini ilişkiye zorluyorsa, kadın için çok sancılı ve ağrılı bir durum oluyor. Cinsel birleşme haz ve mutluluk verici bir olay olmaktan çıkıp, bir nevi tecavüze dönüşüyor. Bu da evlilikleri ve cinsel hayatı çok zedeleyen bir şey. Bu süreçte erkeğin de sertliğini sürdürmesi zor oluyor. Sonuçta cinsel birleşme mekanik bir olay değil, istek ve arzu ile gerçekleşen bir şey. Karşısındaki kadının acı çektiğini görmek, veya istenmediğini düşünmek ereksiyonunu ve isteğini azaltabilir.

Vajinismusun tedavi edilmesi ne kadar sürüyor?
Çok kısa zamanda çözülmesi pek mümkün değil. Sihirli bir değnek yok anlayacağınız. Yaklaşık iki veya üç ay da sürebilir. Ortalama 6-8 seans iyileşme için yeterli olabiliyor.
nİnternette bazen “tek seansta çözüm” başlığı ile yayınlanan reklamlar görüyorum.     Bu mümkün mü? 
Tek seansta başarı maalesef mümkün değil. Sosyal medyada yer alan “hipnozla tedavi” veya “tek seansta çözüm” gibi şeyler sadece aldatıcı olur.

Tedavi amaçlı, bilim dışı şeylere başvuran hastalarınız var mı?
Çok enteresan bir şey söyleyeyim. Bize gelen hastaların yüzde 90’ı daha önce bilim dışı yerlere gitmiş oluyor. Bu vajinismusta olabiliyor, diğer psikolojik rahatsızlıklarda...
Bunu özellikle vurgulamak isterim ki, bu şekilde bir tedavi mümkün olmadığı gibi tam tersine çok travmatik sonuçlar doğurabilir. Mesela vajinismusu ele alırsak, zaten bunu yaşayan kişinin korkuları var, endişeleri var... Doktor ile konuşmakta bile sıkıntı yaşarken, kelimeleri bile telafuz etmeye çekinirken bunu bir yabancıya, işin ehli olmayan, eğitim almamış birine anlatması ne kadar zor! Niyetinin ne olduğu belli olmayan kişilere gidilmesinin sonuçları çok rahatsız edici olabilir. Bu sonuçların yol açacağı facialar da kişiyi daha kötü sonlara götürebilir.
nKadın tedaviden sonra normal hayata     dönebiliyor mu? Cinselliğini doyasıya         yaşayabiliyor mu?
Tedavi olduktan sonra, cinsel yaşamlarında hiç bir problem kalmıyor.

Bu konuda çok şaşırtıcı olaylarla karşılaşıyorsunuzdur değil mi? Yani cinselliğin tabu olduğu bir ülkede... 
Maalesef. Mesela kendi vajinasını daha önce hiç görmemiş, bakmamış, dokunmamış kadınlar var. Hatta bırakın bakmayı, banyo yaparken bile iç çamaşırını çıkarmadan yıkanmış.

Ciddi misiniz? Böyle bir şeyi düşünemiyorum. Neden peki?
Vajinalarını vücutlarının bir parçası değil de, sanki gizli saklı bir köşe olarak görüyorlar. Genelde geleneksel şeyler bunlar. Kızlık zarının zarar görebileceğine dair düşünceleri var. Aile tarafından “Aman sakla, gizle” mesajlarını almış. Cinsel haz almanın, cinsellik ile ilgili bir şeyler düşünmenin yasak olduğu empoze edilmiş olmasından dolayı, o bölgeyi sadece evlendikten sonra işlevi olacak bir bölge gibi düşünüyorlar.

VAJİNİSMUS HASTASI HAMİLE KALABİLİR
Vajinusmus hastası gebe kalıp çocuk doğurabilir mi?
Evet gebe kalabiliyorlar. Tam birleşme olmasa da gebe kalınabilir biliyorsunuz. Bazı çiftler, tüp bebek yöntemini de deneyebiliyorlar. Kadının normal bir doğum gerçekleştirmesi imkansız elbette. Çok mecbur kalınırsa yapabilir ama hiçbir hekim bunu tercih etmez. Kadın gebeliği boyunca doğum nasıl olacak diye düşünür. Canının çok acıyacağını, bedeninin zarar göreceğini, oradan çocuğun doğamayacağını düşündüğünden, bu çok korkutucu ve stresli bir dönem olacaktır.

Peki, geçmişinde vajinusmus öyküsü olmayan biri, daha sonraki yıllarda olabilir mi? Böyle bir ihtimal var mı?
Çok düşük bir ihtimal. Böyle bir durumun sonradan oluşma ihtimali çok az ama travmatik bir durum yaşadıysa olabilir. Örneğin; düşük yapmak, kürtaj olmak gibi durumlar sonucunda eğer duygusal hasar oluştuysa, o zaman cinsellikten kaçış başlayabilir ve bu da vajinanın kasılmasına sebep olabilir.

Peki bu kasılmalar vajinusmustaki kasılmalar gibi mi? 
Evet, ona benzer kasılmalar. Ama yine de bu durumun çok sık karşılaştığımız bir durum olmadığını söyleyebilirim.

Çocuklukta verilecek doğru cinsel eğitim bu sorunu kökten çözebilir mi? 
Çocuklara verilecek cinsel eğitim çok önemli. Kız veya erkek çocuklar bu eğitimi doğru almalılar. İnternetten ve porno filmlerden tamamen bilgi kirliliği içeren yerlerden değil. Bu önemli bilgiler bilimsel ve doğru biçimde verilmeli.

Sohbetimiz sırasında uzun yıllar evli yaşayıp, hiç birleşme yaşayamamış çiftler var dediniz. Bu kişiler tedavi olmayı reddedenler mi yoksa iyileşemeyenler mi?
Evet. 30 yıl evli olup, hiç cinsel birleşme yaşamamış çiftler var. Yani evliliklerini böyle tamamlama yolunu seçmişler ve tedavi düşünmemişler. Bunlar tabii ki dört duvar arasında yaşanan olaylar. Bu sadece kadının vajinusmus olmasından değil, erkekte olan ereksiyon probleminden kaynaklanıyor da olabilir. Fakat birbirlerini çok sevdiklerinden( erkek veya kadın)durumu böyle kabullendiklerinden evliliklerini bu şekilde devam ettirmeyi tercih edebiliyorlar. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.