Her bitiş yeni bir başlangıçtır...


Rahsa Pınar Çetinkaya

Rahsa Pınar Çetinkaya

21 Mart 2017, 08:46

Bir çoğumuz severek evleniyoruz,güzel mutlu bir gelecek hayali ile bir yuva kuruyoruz. Ya sonra … İstediğimizi bulamamak,hayallerimizdeki evliliği yapamamakla yüzleşiyoruz yada aldatılıyoruz. Sonrasında, boşanma düşüncesi beynimizin üst köşesine taht kuruyor. Boşanmayı her ne kadar düşünüyor olsak da; finans güçlüğünü veya ben onsuz tek başıma ne yaparım,ailem destek olur mu, her şeye göğüs gerebilir miyim düşüncesi, içimizi kemiriyor. Çalışmayan kadınlar için ise tam bir kabus.
 “Frida Kahlo’nun - sevgi basitti,karmaşık olan bizlerdik” sözü işte tam da burada ortaya çıkıyor belki de… boşanma kararını en çok zorlaştıran şey çocuk. Bildiğiniz üzere pek çok çift çocuk uğruna mutsuz evliliğine devam ediyor. Oysa evdeki mutsuzluk, çocukları da olumsuz etkiliyor. İnanın, boşanmış mutlu ebeveynler, çocuklarını evli ama kavga halinde yaşayan ebeveynlerden daha çok mutlu eder. 
Bir de şöyle düşünmek bana göre en güzeli … Eşinizle mutlu bir evlilik içindeyken ya eşiniz vefat ederse, o zaman ne yapacaksınız. 
Bir arkadaşım, gayet bakımlı hoş bir kadın olarak, mutlu yaşarken; eşinin vefatından sonra tabiri caizse sudan çıkmış balığa döndü. En basit örnek şöyle, faturaları her zaman eşi öderken, finansı eşi hallederken, birden bire büyük bir zorlukta buldu kendini. Bu kadın ne yapmalıydı, boşanan kadınlar gibi ajitasyon mu yapsın kendine… Hayattan mı soğusun… Eşine isyan mı etsin…. Acısıyla aç-susuz tek başına mı yaşasaydı… Hayır… Yüreğinde kocasına olan aşkı ile tek yaşamayı seçti. Bir çınar ağacı gibi dimdik durdu hayata karşı, çocukları ve kendi için mecburdu çünkü…Manikürünü artık yapmayabilirdi artık,ekonomik zorluklarından dolayı ama hayatını devam ettirdi. Pırıl pırıl örnek iki çocuk yetiştirdi. 
Keşke boşansaydık beni hayatında artık istemede uzaktan görseydim mi demeliydi,  yada bunun intikamını alıcam görsün bakalım diyip kötü düşünceleri içinde beslese miydi, hayır ayakta kalması gerektiğini kendisi ve çocukları için bilinçli şekilde gerçekleştirdi. Takdire şayan bir durum sergiledi..
Türlü sebeplerden dolayı boşanma beyni kemirse de; aldatılma söz konusu olunca; hiç düşünmeden boşanmalıyım diyoruz. Değersiz hissedilme duygusu sanırım ağır basıyor o esnada… Aldatılmak için bir kusurunuzun olması gerekmiyor, evli olmanız yeterli. Neden aldatılır konusuna hiç girmeyeceğim, sebepler ne olursa olsun aldatılma psikolojisi ağırdır… Kimi tamirini yapar evlilik devam eder, kimi de boşanır… Seçim kişinin kendine aittir sonuçta…
Peki sebep ne olursa olsun, boşanma bir şekilde gerçekleşti Eskide kalmak neden, yeni bir bakış açısı zamanı gelmedi mi? Her şey insanlar için, gönül ister ki her kes sevdiği ile mutlu olsun ama yaşanmışlıklar bazen yıpratıcı olabiliyor malesef ve aslında her bitiş yeni bir başlangıç düşüncesiyle yeniden var olma hakkımız kullanmak gerekir. Boşanmanın ardından yeniden doğma vaktidir artık. Şimdi ne yapılmalı? 
En büyük görev; arkadaş ve ailelere düşüyor bu anlamda… Destek olunmalı, boşlukta olma ve yalnızlık hissini gidermeye çalışılmalı… Aldatıldığını yüzüne vurmamak lazım, ben demiştim yada çivi çiviyi söker misali yanlış örnekler yerine, dinlemek ve ona zaman vermek gerekir.Sorunlarla kendi başına başa çıkmayı öğrenmesi için destek olunmalı…Çünkü boşanmanın ardından; öfke, kendine olan güvende azalma, pişmanlık ,hayal kırıklığı, çaresizlik, acı ve utanç hislerini yaşadıklarına dair sürekli çevreden duyduklarım bu şekilde…Yaşamdaki amaçlarını sorgulayacaklar ve bu karmaşık duygularından boğuşarak ayağa kalkacaklar. Zaman her şeyin ilacı elbette ama kaliteli kullanılan zaman en iyi ilaç olacaktır…
Boşanan arkadaşlarınıza destek mi olmak istiyorsunuz; öncelikle onun eşi olmadan da mutlu olabileceği üzerine konuşmak örnekler vermek gerekir belki de… Çocuğu için bir arada olmak fikri olmalı ama aceleye gerek yok. Boşanma sürecinden sonraki travma atlatılması kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Kendini toparlanma sürecinden sonra, çocuğu için sağlıklı düşünecek zaten değil mi? Eğer ruh hali kötüye gidiyorsa mutlaka bir psikiyatrdan yardım alınmalı…
Çalışmayan kadınların, boşanma sürecinden sonra çalışması gerektiğini düşünüyorum. Değişik konulara yönelip, kendine yeni bir hayat kurmakta faydalı olacağı için, hem de ekonomik özgürlüğünü elde ederek özgüveni artacağı için. 
Özgür kadın olmanın tadını çıkartmalı, acıya- keşkelere yenik düşmektense an’ı yakalamalı. An’ı yakalamak için boşanmak şart değil elbette, bu kısa hayatın kıymetini bilmek yeterli bence…
Boşandıktan sonra yapılacaklar kişiye göre değişkenlik gösterir elbette… Boşanan kişi öncelikle ev temizliği gibi, elektronik cihazların temizliği gibi hayatından bazı üzücü kısımları, kendisini etkileyecek unsurların temizliğini yapması gerekir. Evlilik süresince, zaman bulunamadığı yada eş tarafından manevi baskıyla yapamadığı aktiviteleri yapma zamanıdır belki de… 
Zor olsa da hayata devam etmeli… Hayat o olmadan da devam etmeli, onun öncesinde olduğu gibi…Her bitiş,  yeni bir başlangıçtır.... 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.