İnsanlar ve dünyanın durumu


Utku Kızıltan

Utku Kızıltan

22 Kasım 2017, 09:20

Sevgili okurlar, 5 milyar yıldır varlığı bilinen gezegenimizde, ilk canlı yaşamın takriben 3 milyar yıl önce başladığı ileri sürülmektedir. İnsanoğlunun bilimsel olarak izlenebilen yaşamının ise 3 milyon yıl önce başladığı ve bu sürenin büyük bölümünde yaşamını avcılık ve meyve toplayıcılığıyla geçtiği         hesaplanmaktadır. 
Son 200 yıla kadar dünya, bugünkü anlamda bir çevre krizi yaşamadan, doğal dengesi bozulmadan varlığını sürdürmüştür. 19. Yüzyıl başlarında, bilim ve teknolojinin sanayiye uygulanması ile üretim ve refah düzeyi artmış, ancak bu gelişme çevrenin kirlenmesine ve doğal dengenin bozulmasına yol açmıştır. İnsanlar teknoloji ürünleri sayesinde, daha rahat bir yaşama kavuşurken, diğer yandan da birçok ölümcül hastalıklara çareler bulmuş, bunun sonucu olarak insan ömrünün uzaması, bebek ölümlerinin azalması gibi olumlu gelişmeler olurken çok hızlı nüfus artışını getirmiştir. Daha rahat bir yaşam hevesi paraya tapan insanlar yaratmış doğayı akılcı olmayan yollarla sömürmeye başlatmış, bu insanlar doğayı sadece kendi yararları için kullanabilecekleri bir kaynak olarak görmüşlerdir. 
Ormanlar, meralar gibi kendini yenileyebilen kaynaklar kendini yenileme kapasitesinin üzerinde kullanılmaktadır. Örneğin, her yıl kendini % 3 oranında yenileyebilen bir orman alanının % 30’u kesilirse bu orman kısa süre sonra yok olacak o bölgedeki doğal denge bozulacaktır. 16 Kasım Cumartesi, çevreci dostlarla Karaburun’a gittik. 3. Hava alanı civarında otlak, gölet, ağaçlar         bitmiş. 
Hayvan sahipleri nereye gideceklerini düşünüp duruyor. 100’ün üzerinde kamyon bir yerlerin kazılmasından çıkan toprağı buralara taşıyor. Üzülerek seyrettik. Kanal İstanbul’un Karadeniz’den başlayacağı noktaya baktık. 
Buda bir felaket çalışması. Dünyada Worldwatch adında bir enstitü var. Bilim adamları dünyanın çeşitli yerlerinde araştırmalar yapıyor, edindiği bilgileri bu enstitüye yolluyor, bir kitap haline getirilerek dünyaya dağıtılıyor. Bu kitabı Türkçeye çeviren Gülru Hotinli adlı kızımız bana da bir tane gönderdi. Onları okuyup notlar alıyorum. 1998 yapımında yatırım, üretim ve ticaret gibi ekonomik göstergelerin istikrarlı bir biçimde olumlu büyümelerine karşın, temel çevre göstergeleri giderek daha da çok bozulduğuna işaret ediliyor. 
Ormanların küçüldüğünü, su seviyesinin düştüğünü, toprak erozyonunun arttığını, sulak alanların ortadan kalktığını, meraların bozulduğunu, nehirlerin kurumakta olduğunu, hava ısısının yükselmekte olduğunu, mercan adalarının ölmekte olduğunu, bitki ve hayvan türlerinin hızla neslinin tükendiğini belirtiliyor. Eyyy! insanoğlu. Tamam, sen çok rahat bir hayat sürüyorsun ama ormanı bitmiş, otlağı bitmiş, suyu bitmiş bir dünyaya gelecek torunlar, onların torunları nasıl yaşayacak. 
Doğa sana şiddetli yağmurlar, camları kıran dolular, hortumlar fırtınalarla ihtar gönderiyor. Biraz vicdanlı ol, gelecek nesilleri de düşün. Biz bu doğanın sahibi değil emanetçisiyiz. Sağlıklı kalmanız     dileklerimle. 

Bu köşe yazısı 22 Kasım 2017, 09:20 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.