Kar yağışı, toprağın büyük aşkıyla hasretle buluşmasıdır


Ali Tarakçı

Ali Tarakçı

09 Ocak 2017, 20:07

Kainata bakın büyük bir denge göreceksiniz... Denge farklılıklardan oluşuyor... Karın yağışına çevirin yüzünüzü... Kar tanelerinin muhteşemliğine ve yeryüzüne doğru, toprakla buluşmak için nasıl büyük bir aşkla, dengeyle indiğine şahitlik edeceksiniz...

Kar yağışı, toprağın büyük aşkıyla hasretle buluşmasıdır 

Dışarda kar yağıyor...
Bulunduğum rezidans'ın 12. katından kent bembayaz...
Marmara Denizi ve Büyükçekmece Gölü tüm ihtişamı ile ayaklar altında...
Büyükçekmece Gölü ise donmuş...
Dilimde ise gençliğimden kalmış bir oyundan bir diyalog...
"Yoldaş, kent pencereden bir ekmek teknesine benziyor... Ve insanlar karıncalar gibi bir aşağı, bir yukarı dolaşıyorlar."
Şimdi ise kent pencereden baktığımda bir beyaz örtü altında...
Dışarıda ise fırtına, boran...
Kar yağışı ise devam ediyor.
Yollar bakıyorum, açık araçlar bir aşağı yukarı gidiyorlar... İnsanlar ise yok...
Kent, kara teslim olmuş...
Resmen kar insanlara ve kente "eller yukarı" demiş...
Direnmeden teslim oluvermişiz...
Birgün doğa teslim alacağı her şeyin, sanki deneyini yapıyor.
Ya da bize belki de ders çıkarmamız için fırsat veriyor.
Yine de kim takar değil mi, deneyim fırsatını... Ne de olsa tüm evrenin merkezi zannediyoruz kendimizi... 
****
Toprak, hasretle beklediği aşkına kavuşuyor.
Kar toprağa, toprak o'na...
Nasıl bir aşktır bu?
Nasıl bir hazdır bu?
Nasıl bir şehvetle buluşmadır?
Hayatın dengesi işte böyle oluşuyor.
Kar, ölüm demek...
Ölüm ise yeniden doğuş...
Aynen hayat gibi...
Ölümün ve hayatın buluşması da aynen büyük bir hazzın parçası... 
****
İki büyük aşık büyük özlemle bekledikleri hasreti gideriyorlar. Şimdilik kar toprağın üzerinde bir yorgan gibi...
Kar, toprağı ısıtıyor tüm ihtişamı ile...
Tüm beyazlığı ve şeffaflığı ile...
Güneşin altında eriyerek suyunu toprağa vereceği günü bekliyor.
Sonrasında ise yeniden doğacak...
Şimdiden az az buluşuyorlar...
Özlemin tadını yavaş çıkarıyorlar, büyük haz öncesinde küçük hazların içerisinde yitip gidiyorlar...
Hasret gideriyorlar...
****
Sonrasında, yine o büyük buluşmaya kadar, yeniden toprağın derinliğinde, nehirlerde göllerde, denizlerde okyanuslarda o büyük buluşmaya beklemeye hazırlanıyor, toprak ve su...
Sonra buharlaşacak yeniden yükseldiğinde yeniden toprağa, nehirlere, göllere, denizlere, okyanuslara doğru özlemle gelecek su... Yağmur olarak kar olarak...
Kısa ayrılıklar onların ki...
Aynen bizim yeniden toprakla bulaşacağımız ve yeniden doğacağımız gibi...
Tüm zıtlıkların adı basit bir kelime: Denge...
Denge zıtlıklardan oluşuyor... Ve büyük bir aşktan...

****
Bulunduğum 12. kattan her yağmur yağdında göle doğru bakarım...
Gölün hemen deniz bağlantısının olduğu yerde, sıcak havalarda ortaya çıkan toprak parçasının azalıp azalmadığını izlerim.
Şimdi ise içimde büyük bir sevinç... Toprak suya doyacak...
Barajlar ise kendilerini var eden suyla, toprak ise aşkıyla buluşacak.
Hayat ise yeniden ölümle...
Çünkü kar ölüm demek...
Aynı zamanda da sonrasında bahar, yeniden diriliş...
Hayatın dengesi böyle oluşuyor...
Böyle kuruluyor.
Ölüm ve yeniden diriliş...
Hiç birşey son değil...
Hayatın işleyişi de böyle oluyor... Dengenin üzerinde işliyor...
Denge bozulursa, hayatın da sonu demek...
****
Geçen gün bir arkadaşım paylaşmış...
Dünya Mars'dan küçük bir yıldız parçası olarak, kalemin ucu gibi gözüküyor...
Jüpiter,  Venüs ve dünya...
Küçücük birer nokta...
Noktanın içersinde ise bizler...
Birer toz parçasıyız...
Ve kendimizi kainatın içerisinde bulunan yıldızlardan, galaksiden daha önemli zannediyoruz.
Hani belki bişe ifade eder diye söyleyeyim.
Dünyadaki tüm kum tanelerinin toplamından daha fazla yıldızı barındıran galakside, dünyanın bir anlamı bile yok...
Ve bilin ki bizim gibi yüzlerce hayat var, kainatta... 
Bizden daha ileri ve bizden daha geri...
****
Ve birgün olmayacağımız hayatta bir başka şeye dönüşeceğimiz hayatta nasıl da önemsiyoruz kendimizi değil mi?
Halbu ki her bir kar tanesi suya dönüşebilmek ve toprağa kavuşabilmek için nasıl da heyacanla yeryüzüne doğru iniyor...
Kar bize tüm uğraşlarınızın, tüm kendimizi merkeze koyma hallerimizin, kendimizi önemseme pozlarımızın nasıl da anlamsız olduğunu anlatıyor...

****
Biz de hayatın dengesiyiz, tüm farklılıklarımızla...
İçimizdeki tüm farklılıklar gibi...
Nedir bu bunca acı çektirme, ölüp öldürme halleri...
Öleceğiz be...
Bırakın toprağın karla buluşması gibi aşkla sarılın hayata...
Öleceğiz ve yeniden dirileceğiz.
Aynen bize benzemeyenler gibi...
Denge benzememezlikte...
Benzeşme dengenin bozulmasıdır... Unutmayın...
İşte o gün, sonsuz bir ölüm demek... Bilesiniz istedim...
O'nun için kim dengeyi bozmaya çalışıyor karşısına geçin...
Yanlış deyin.. Ölüm benzeşmekte, hayatın devamlılığı ise benzememezlikte.
..
Yani dengede...
Haykırın... 
Sonra dışarı bakın, pencerenizden...
Kent bir ekmek teknesine benziyor.
Ve şimdilik karıncalar çekilmiş gibi...
Çünkü ekmek teknesinin içinin bembeyaz bir ölüm sessizliği kaplamış...
Karıncalar ise toprağın derinliğinde güneşi bekliyorlar...
Yeniden toprağın üzerine çıkacakları günü...
****
Hadi dışarıya çıkın, kara çıkın...
Yürüyün...
Yüzünüze çarpsın kar tanelerinin muhteşemliği, sertliği...
Sonra toprağa bakın... Nasıl da aşkını bekliyor... 
Nasıl da kar aşkının üzerini bembeyaz bir örtüyle, saflıkla örtüyor... 
İki muhteşem aşka bakın...
Sonra yukarıya çevirin yüzünüzü...
Milyonlarca, milyarlarca kar tanesi nasıl da birbirine değmeden yeryüzü ile buluşuyor... 
Ve bakın kavga da etmiyorlar...
Muhteşem denge olan hayata katkı sunuyorlar... Aynen bizim gibi... 
Bırakın farklılık zenginlikte, ondan sakın rahatsız olmayın... Hayatın kendisi farklılıkların dengesi, hala bunu fark etmediyseniz...
Yüzünüzü kara doğru çevirin... Hissedin yüzünüzde...
Belki bir farklılık olur hayatınızda... Dengeyi keşfedersiniz...

 Bu köşe yazısı 09 Ocak 2017, 20:07 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.