Kemal Kılıçdaroğlu günah keçisi mi?


Nusret Yılmazer

Nusret Yılmazer

12 Nisan 2017, 07:34

Halk TV’de yayınlanan Halk Arenası programında CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt bir konuşma yaptı ve referandumda evet çıkması sonunda ülkemizin karşı karşıya kalacağı durumdan dolayı denize dökmekten bahsetti. İşin heyecanı ile amacını aşan, yanlış anlamalara neden olan bir konuşmaydı. Nitekim gerek Cumhurbaşkanı ve gerekse başbakan ve bakanlar bunu bir hayli kullandı.     Hayır çalışmasına da zarar veren bir     durum yaşandı.
CHP Genel Başkanı da demokraside kimsenin bir diğerine hakaret etmesinin, tehdit etmesinin kabul edilmeyeceğini söyleyerek bir nevi Hüsnü Bozkurt’un söyleminin yanlışlığını vurguladı. Ancak aynı kanalın bir hafta sonraki aynı programında bu kez Yılmaz Özdil konuştu ve Kılıçdaroğlu'na         esti gürledi. 
Halbuki Kılıçdaroğlu bir yanlış yapmamıştı. Demokrasiye sahip çıkmış, hükümetin yarattığı korkunun paralelinde bir karşı cephe korkusu yaratmanın yanlışlığına dikkat çekmişti. Üstelik ülkede herkesin karşı tarafın kararına, düşüncesine saygı göstermesini istemek tam da onun göreviydi.
Eskiden Erdoğan bir söz söyler ve CHP onu konuşur, ona cevap verirdi. Oysa şimdi Erdoğan da, Başbakan da, bakanlar da Kılıçdaroğlu’nun söylediğini tartışıyorlar. Yani gündemi Kılıçdaroğlu belirler oldu. Bu da CHP adına iyi bir şeydir. 
Kemal Kılıçdaroğlu ’nu yalnızca Yılmaz Özdil veya AK Partililer eleştirmiyor. Yılmaz Özdil’in konuşması programa katılanlar tarafından bayağı alkışlandı. Yani “Kılıçdaroğlu kötü” algısı pekiştiriliyor. Nitekim Kılıçdaroğlu kendi partisi içinde de sıkça eleştiriliyor. Bu sosyal demokrat partilerin yapısal bir sorunu olsa da bakıyorum eski milletvekili, eski belediye başkanları, eski aday adayları, eski parti yöneticileri hep Kılıçdaroğlu’nu eleştiriyor.
Bir parti lideri elbette eleştirilecek, bütün partililerin liderini sevmesi beklenemez. Ancak bir seçim dönemi geliyor. Kimse çalışmıyor, il ve ilçe örgütleri bile pek varlık göstermiyor. Nerdeyse bütün çalışma genel başkanın gayretinden ibaret. Ama seçim sonucunda tek suçlu lider görülüyor. Bu son referandum sürecinde durum farklı; bütün partili milletvekilleri, hatta belediye başkanları sahada canla başla çalışıyorlar.
Kılıçdaroğlu bu partinin oylarını çok aşağılara mı çekmiş? Gelmiş geçmiş en başarısız lider mi?
Hayır, “olsun ama o suçlu, o beceriksiz.”
Gaf desen, hangi lider gaf yapmıyor, yanlış konuşmuyor ki? Ama onlarınki değil, Kılıçdaroğlu’nun gafları konuşuluyor. Hani kimse kendisini eleştirmiyor ya. Kimse iğneyi kendine, çuvaldızı karşıdakine batırmıyor ya, onun için yazdım bunları. 
Neyse bu partinin iç sorunu, biz gelelim Ak Partililerin suçlamasına.
Ak partililere, on beş yıllık iktidarın ülkeyi getirdiği yerden memnun musunuz diye sorduğumuzda veya devletin nasıl ele geçirildiğini anlattığınızda, içerde ve dışarda herkesle kavgalı olan bir ülke yönetiminden söz ettiğinizde, yol ve köprülerin ülke ekonomisini güçlendirmeyeceğini anlattığınızda, ülkenin beka sorunu yaşar duruma geldiğini söylediğinizde söyledikleri hep aynıdır. “Hep Kılıçdaroğlu’nun yüzünden” derler. “Erdoğan’dan daha iyi bir lider var da biz mi desteklemiyoruz. Erdoğan’ı desteklemeyelim de Kılıçdaroğlu’nu mu destekleyelim?” Kılıçdaroğlu onu dedi, bunu dedi der ve her konuda Kılıçdaroğlu’nu suçlarlar.
Bir de  en yanlış olanı, “Kılıçdaroğlu SSK’yı batırmadı mı” diyorlar.
Diyorsun ki, madem batırdı. Kılıçdaroğlu o gün dedi ki; “devlet sizde getirin belgeleri TV’de canlı yayında tartışalım.” Kimse çıkmadı. Dedi ki, “devletin belgeleri elinizde benim suçum varsa gereğini yapın”. Kimse bir şey yapmadı. Kaldı ki Kılıçdaroğlu o gün çalışma bakanı değildi ki bir kurumu batırsın. Sadece bu kurumun başındaki müdürdü. Eğer sağlıktan siyasetçiler, bakanlar, başbakanlar sorumlu değil de, genel müdürler sorumluysa söylediğiniz doğrudur. Ama o zaman bugün sağlıkta bir başarı varsa o başarı da bugünkü genel müdürlerin olmalı, siyasilerin, hükümetin değil. O zaman neden övünüp duruyorlar?
Bu kez Kılıçdaroğlu’nu suçlayacak başka argümanlar bulmaya çalışıyorlar.
Yani Kılıçdaroğlu ile ilgili bütün kötü şeyler yanlış da olsa öğretilmiş, ezberletilmiş. Konuşunca bunların hiç birine cevap verilmiyor. Sadece suçlamaları var. CHP’lilerin kendi liderlerini eleştirmeleri de bu         algıların güçlenmesini sağlıyor. Sonra da     bu liderden daha fazla bir başarı bekleniyor. Bu olabilir mi?
Madem bu kadar suçlu arıyorsun. O halde yönetenleri suçlasan. Çünkü Kılıçdaroğlu hiç hükümet olmamış biri.
Hayır, varsa yoksa her konuda Kılıçdaroğlu suçlu.
Bu bir Kılıçdaroğlu korkusu mudur? Madem bu kadar beceriksiz bir ana muhalefet lideri var, yöneten olarak bu sizin         işinize gelir. Neden bu kadar çok üstüne     gidiyorsunuz?
E tabi bu bir algı operasyonu. Madem işler iyi gitmiyor, memleket sürekli karışıyor, o halde bir suçlu lazım anlayışı.
Bunu anlamak kolay gibi olsa da bu kez demokrat geçinenlerin ve CHP’lilerin eleştirisi CHP’yi alabildiğine yıpratıyor. Yani iktidarın algısına güç katıyorlar.
Ülkeyi yönetenleri bırakıp muhalefeti suçlu ilan etmek kimseye bir şey kazandırmaz. AK Partili, MHP’li, CHP’li vs. Kılıçdaroğlu’nu günah keçisi yapmış gidiyor. 
CHP’liler de bu değirmene su taşıyor. Kimse kendi günahını görmeden…

Bu köşe yazısı 12 Nisan 2017, 07:34 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.