KHK ile mala el koyma rejiminin Türkiye'ye maliyeti (3)


Mustafa Kaykal

Mustafa Kaykal

09 Aralık 2016, 23:37

İlk yazımızda Rusya'nın 2003'te Yukos şirketine el koymasına karşın 10 yılda karşılaştığı 50 milyar Euro'luk tazminatın hikayesini yazarak başlamıştık. Hatırlanacağı üzere Tahkim ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) iki ayrı koldan, 50 artı 2 milyar Euro ceza kesti Rusya'ya. AİHM ve Tahkim dendiğinde bizde Uzan Grubu'nun mücadelesi ile Demirbank ve Kentbank örnekleri akla gelir.

Cem Uzan'ın Stockholm'de açtığı 2.5 milyar euroluk tazminat davası ilgili mahkeme tarafından reddedildi. Uzan örneğinin tartışılacak çok yanı var. Ancak asıl mevzumuz AİHM kararları. Demirbank dosyası AİHM'den kazanılmış bir dava dosyası. AİHM, TMSF'nin 2001'de el koyduğu Demirbank davasında, ‘mülkiyet haklarını ihlal ettiği' için Türkiye'yi Temmuz 2015'te suçlu buldu ve yapılan itirazı sene sonunda reddetti. El konulmasının ardından HSBC'ye satılan Demirbank ile ilgili bu karar bir nevi emsal. Dava 2006'da açıldı. ‘Mülkiyet haklarını ihlal ettiği' gerekçesiyle Türkiye'nin yüklü tazminat ödemesine hükmedildi.

Ardından Türkiye temyiz talebinde bulundu, fakat AİHM bu talebi de reddetti.

Cıngıllı Holding ve Sema Cıngıllıoğlu, AİHM başvurularında mahkeme masrafları da dâhil olmak üzere Türkiye'den toplam 744 milyon 350 bin Euro tazminat istiyordu.  Banka ortaklarına ise 4,1 milyar dolar tazminat ödenmesine hükmetmişti.     El konulduğunda Demirbank'ın 13 bin küçük ortağı vardı. Ortaklar AİHM'e başvuramadı. Fakat kararın gerekçesi ‘mülkiyet hakkını ihlal' olduğundan, zamanaşımı geçerli olmuyordu. Bu yüzden hissedarların da dava açıp tazminat almalarının kapıları açıldı.

AİHM Türkiye'yi haksız bulurken, “El koymanın dönemin hükümetinin baskısıyla ve Hazine'nin çıkarları gözetilmeksizin gerçekleştiği, dolayısıyla meşru olmadığı sonucuna varmıştır.” diyerek kararı bağladı. Yani siyasi kararla yapılan el koymalara geçit vermedi. 21 Temmuz tarihli kararda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS), adil yargılanmaya ilişkin 6’ncı maddesinin ve Sözleşme’ye ek 1’inci Protokol’ün mülkiyet hakkına ilişkin 1’inci maddesinin Türkiye tarafından ihlal edildiğine hükmetmişti.

Nedir o madde? Mülkiyet hakkını garanti altına alan 1 No’lu Ek Protokolün 1. maddesi aynen  şöyle demektedir: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka harçların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." Yine İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi gibi diğer uluslararası insan hakları belgeleri de, mülkiyet hakkını tanımakta ve korumaktadır. Bu notlardan da anlaşılacağı üzere, “Mal ve mülk” kavramı iç hukuktaki resmi tanımdan bağımsız olarak özerk bir anlama sahiptir.

“Mal ve mülk” kavramının Mahkeme kararlarında çok geniş yorumlandığı iddia edilmektedir. Örneğin,  bu hak sadece mülkiyet hakkını içine almamakta ayrıca hisseler, patentler, tahkim kararları, emeklilik maaşı hakkı, kira hakları gibi bütün maddi hakları birden kapsıyor.

Gayrimenkul ve menkul mal sahipliğinden başka örneğin hisse, telif hakları, kesinleşmiş tahkim kararları ve bir sözleşmeden doğan kiralama hakkına sahip olmak da 1 No’lu Ek Protokolün 1. maddesi anlamında “mal ve mülk” tanımlanarak güvence altına alınmıştır. Şimdi sormak gerekiyor. Çok tanınmış örnek olsa da Bank Asya'da siyasilerin demeçlerinden yola çıkarak, dava açılırsa AİHM ne karar verir? Sayıları 400'ü bulan holdinglerin el konulmasının 15 Temmuz darbesi ile somut, hukuki hangi irtibatı veya gerekçesi vardır? Suç geriye işletilebilir mi? Binlerce tedbir kararını gerekçelerinin hukuki olmadığını ve zarar gördüğünü söyleyen şüphelilerin dava açması halinde ne yapılacak? Sırf buradaki hukuksuzluklar bile Türkiye'nin AİHM'den dava üstüne dava yiyeceği anlamına geliyor.

Türkiye 2015 sonunda AİHM'de hakkında en fazla dava başvurusu bulunan 3'üncü ülke. AİHM'nin önünde Türkiye aleyhine, hak ihlalleri gerekçesiyle Ocak 2016 itibariyle açılan dava sayısı 64 bin 850 civarını bulmuştur.

Türkiye hakkında 2015 yılında açıklanan kararların 79'unda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin en az bir maddesinin ihlaline hükmedildi. Türkiye 2015 yılında en çok Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkıyla ilgili maddesini ihlal etmekten (20 karar) ceza aldı.

Adil yargılanma hakkını; kötü muamele şikayetleriyle ilgili yeterli soruşturma yürütmeme (14), bireylerin özgürlük ve güvenlik hakkı (14), yaşam hakkını ihlale bağlı yeterli soruşturma yürütmeme (13) ve kötü muamele (11) izliyor.

OHAL ve KHK'lar ile oluşturulan hukuk maalesef bu mevcut davaları katlayacak ihlal başvurularının olduğunu gösteriyor.

AİHM önüne son 3-4 ay içinde giden dosya sayısı 10 binlere yaklaşıyor.

Bunlara bir de el koyma, TMSF'ye devir, kapatmalardan gelecek davalar eklendiğinde AİHM'in yeni yıl ajandasında en çok işin Türkiye'ye ait işler olduğu açıkca ortaya çıkıyor.Şimdi kimse çıkıp 'uluslararası anlaşmalar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini, AİHM kararlarını dikkate almıyoruz' diyemez. Anayasa'nın 90. maddesiyle bir üst hukuk normu olarak evrensel hukuk ve AİHS'nin Anayasamızda yer aldığını, her açıdan bağlayıcı olduğunu unutmamak gerekir. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Keske - 5 yıl önce
Kardeş bu yorumların çok süper ve doğru. Bunları milletvekillerine okutsanızda bilgilenseler. Ülkeyi yönetenler biraz olsun şu yazıları okumalılar. Gazeteniz onların maillerine gönderiyordur umarım. Tebrikler. Yazılarınızın tamamını okudum çok beğendim. Takip edeceğim.
Avatar
Tahir Uslu - 5 yıl önce
Mehmet beyin fikrine katılıyorum. Şu yazıyı birazda milletin vekilleri okusun. Orada burada atıp tutmak kolay. Başkasının parası ile harcama yapmak kolaydır.