Kıyısında oturuyoruz ama nereye gittiğini görmüyoruz


Utku Kızıltan

Utku Kızıltan

15 Mayıs 2017, 07:44

Rereferandum sebebiyle 2 aydır toplanamayan, CHP İl Başkanlığı Çevre ve Doğa Hakları Komisyonu'nda 6 Mayıs'ta buluştuk. Çeşitli konular yanında Sarıyer’den katılan balıkçılarla dertleştik. Bildiğimiz konular ama yine gündeme almakta fayda görüyorum. 40-50 yıl öncelerinde, ben 25-30 yaşlarındayken 125 çeşit balık yaşayan Marmara’da şimdi 6 cins balık yaşadığını konuştuk. Bunun yanında Boğazın en güzel yerlerinden Büyükdere’de kanalizasyonun boğaza verildiği dile getirildi. Bu yalnız Büyükdere’de mi? Direk deşarj, derin deşarj ve nehirlerden deşarj yoluyla Marmara çevresindeki 6 ilde yaşayan 18-20 milyon insanın evsel atığı, pisliği, lağımı, kokusu güzel Marmara’ya boşalıyor.

Gemlik Körfezi, Erdek Körfezi, İstanbul-Tekirdağ arası dünyanın en güzel denizinin, en güzel kıyılarında oluşan dünyanın en çirkin beton yığını yazlıklardan peydahlanan kirlilik, pislik, lağım da doğru Marmara’ya gidiyor. Bir de fabrikalar var. Onlar da zehir kusuyorlar. İzmit Körfezi kıyılarında Marmara’ya deşarj yapan 120 civarında fabrikanın sadece 30’unda arıtma var. Onlara çalışma izni verilmemesi lazım. İzmit Körfezine günde 7 kilo kurşun, 43 kilo çinko, 12 kilo bakır, 209 kilo krom, 5 kilo civa, 11 bin kilo azot, 31 kilo yağ aktığı biliniyor.     Hadi bu denizde balıklar yaşasın bakalım. Biz de o balıkları yiyerek sağlığımızı kaybediyoruz.

Hepsi bu kadarla da kalmıyor. Bursa Sanayi Bölgesi’nden yılda 6 milyon metreküp fabrika atık sularıyla zehiri Nilüfer Çayı ve yan kollarıyla Gemlik Körfezi’ne akıp denizdeki bütün canlıları öldürmeye devam ediyor. Gönen çevresinde 50 kadar deri fabrikalarının tabakhanelerinden çıkan kimyasal zehirli, pis suyu da arıtılmadığı için Gönen ve Kocabaş Çaylarıyla Erdek Körfezinde balık öldürmeye devam ediliyor. Bandırma Körfezi de Gübre Fabrikalarından payını alıyor. Çanakkale içinden geçen Sarısu Deresi ise bu kentin deri ve konserve fabrikalarının zahirini Marmara’ya taşıyor. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi algarnayla, trolle balık avlanması balıkların yavrularını, yumurtalarını yok ediyor.

Karadeniz’in de üst akıntılarıyla getirdiği ağır metal konsantrasyonlarını da sayarsak durumu daha iyi anlayabiliriz. Şimdi hala yaşama mücadelesi veren 125 türden geri kalan 6 türü kutlamak lazım. Sudaki yaşam için çok önemli bir ölçü olan çözünmüş oksijen miktarı bakımından da durum çok endişe verici. Deniz mevsimi başlıyor. Marmara’nın birçok yerinden denize girilmiyor. Büyükşehir Belediyesinin yaptığı ölçümler bize kadar ulaşıyor. O raporda iyi, orta, kötü diye     belirtilen yerleri öğrenip deniz keyfinizi ona göre yaşayın.

Sağlıklı kalmanız dileklerimle.

Bu köşe yazısı 15 Mayıs 2017, 07:44 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.