Koltuk...


Ayşen Dilek Gönen

Ayşen Dilek Gönen

02 Ağustos 2017, 06:24

Adam olmuş, oturmuştu koltuğa..Koltuk!Hani oturunca kalkılamayan. Hani orada adam olup, sonra her insanı bir 'oy' şekline koyan koltuk...Koltukları kabartan o duyguları yaşıyordu. En baba pozlar ile gülümsedi etrafına. Bir festival gününe davet edilmişti. Sohbet edecek oluyor bir an! Bir kaç şey geliyor aklına. Uymuyor ortama, sinek kovalarcasına gönderiyordu düşünceyi eliyle.Kalabalıktan biri duyuldu. Ters köşe bir cümle serdi ortaya. Adam uluyor sandı havaya. Önce ürktü. Sonra öfke yuttu. "Söz eder adamı yerinden" dedi kendine. Sustu...Şimdi bir dalkavuk çıksa, festival kalabalığında biraz pohpoh iyi giderdi. Ama yok buralara uğramadıgı için kimseyi tanımıyordu. Yine de tanınmış gibi etiket istiyordu. O koltukta boşuna çürümüyordu bedeni. Onlara hizmet ediyor festival, açılış, iftar, düğün her şeye koşuyor, millete hizmet götürüyordu. Diğer zamanlar topladığı dilekçeleri inceliyordu. Kolay değildir, vekil olmak.
Kalabalıktan yüksek mırıltıyı bastıran ses yine geldi. Yine aynı kişi tekrar ett; hani söz vermiştiniz?Tarım dedi, hayvancılık dedi, destek yatırım, faizsiz üretici kredisi dedi. Nereden çıktı bu muhalif?İçinden az geçmedi ileri geri cevaplar. Kaybolsun mendebur adam! Şimdi sırası mı, akıllı adamlarla uğraşmanın?İlçenin ileri gelenleri yanında bitiverdi. Dalkavukluk sohbeti ardından şikayetler başladı. Terslercesine cevapları yapıştırdı. İş isteyenler sıradan söz aldı. Ne demişti bilirkişi "hallederiz" de gitsin. Biraz telefon numaraları alındı. Eline tutuşturulan dilekçeleri şoforüne verdi. Bagaja attı şoför her zaman olduğu gibi. Önemsenmeyecek bir sürü arzu haller gibi. Gösteriler için ön sıralarda koltuğa yayıldı. Etrafı göz ucuyla kesiyor potansiyelini ölçüyordu. Yüzünde geçici bir insanlık ve geçici bir ilgi ile rakamlar savaşı veriyordu. Üçüncü bölgede bulunan seçmen yoklaması ve hazine arazilerinin rant ölçümümünü yapıyordu. Sorularına tahmini yanıtlar ile seyir halindeydi. Bu adamları biraz tanımak lazımdı. Karışmak içlerine gerekiyordu.Ne zaman? Çok festival, düğün, davet vardı. Üstelik eşlik edeceği ne çok başkan gezileri. Yolu bulunur; bitmez tükenmez bu zengin ülkeden onunda payına bir şey düşerdi. Seçim zamanı yollara düşecekler nasıl olsa. Buralara gelir giderlerdi mutlaka. Bu insanlar olduğu sürece partinin etrafında, koltukta sorun yoktu. Biraz bal çalarız ağızlara biraz da nal çakarız ayaklara, koşacak yolları olsun.Sonra gülümsedi. Gülümsemek demeyelim biz ona. Gülümsemenin çapsız ve arsız hali. İç çekti sanki. Dolarla çekilen bir nefesi tanıdım bir an. Şoforüne göz attı. Parçalara ayrılarak bir cümle düştü ağzından. Kolay değildir vekil olmak...Kolay değildir...Yaka paça uzaklaştırilan insanların yaşadığı başbakanın meydan konuşmasında dizine yediği talihsiz darbenin ağrısı başlamıştı.Dizini sıvazladı, sakal sıvazlar gibi.Yola koyuldular, memleket onlara onlar memlekete hizmet edeceklerdi.Rastgele insanlar kamuoyundan rastgele çıkarsa benzerlerinin öteki yüzünde daha neler vardı.546 vekil halkımızın akıl seviyesini ve geleceğini belirliyordu.

Bu köşe yazısı 02 Ağustos 2017, 06:24 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.