Merhaba ben Rukiye

Rukiye Türeyen

Rukiye Türeyen



Nezahat Göçmen 18 Ağustos 2017, 08:01

'Merhabalar ben Rukiye' diye başlayan bir mesajıyla tanıştığım Rukiye, yaşama tutunmanın en güzel örneğini gösterdi. Bana, 3 aylıkken geçirdiği menenjit hastalığı nedeniyle yatağa bağlı olarak yaşayan Rukiye Türeyen, hayattan kopmamanın yollarını anlattı

“Merhabalar Ben Rukiye. Küçükken geçirmiş olduğum menenjit hastalığı nedeniyle 36 senedir yatağa mahkum yaşıyorum, hiçbir yerim tutmuyor. Ablacığım şu anda sol elimin işaret parmağı ile yazıyorum, biliyor musun? Bende beden yok beyin var” dedi. Mesajlar arka arkaya geliyordu.

Ellerim çözüldü. Gözlerim uzaklara daldı. 
Rukiye’ye ulaştım. Rukiye’nin anlatacak çok şeyi vardı. Başladık bir yerlerden… Röportajımı yaparken, sabır katsayım daha da arttı. Yaşam acımasız da olsa tutunmak lazım salıncak misali. Ve sonda söyleyeceğim cümleyi en başta söyleyeyim; “Rukiyem bu dünya bizim evimiz. Hepimiz bir görevle geliyoruz. Dört mevsim dünyayı izleyeceğin camdan evlerin olsun. Zaman denilen bu yolculukta tüm güzelliklere sahip olman dileğiyle...”

Her nefesin bedeli var, yaşam acımasız mı?
Hayat bazen üzerimize gelir, nefes alamayız. Yeter artık der isyana başlarız. Biz insanoğlu sabırsız. Sıkıntımız hemen geçsin isteriz. O acının içinde şerbet barındığını bilmeyiz. Diken gülü korumak adına nasıl etrafını çevrelemişse, sıkıntılar da bizim dikenimizdir. Bizlerin bağışlanmasına vesile olur ve bizi günahlardan arındırır.

Hayata yenik başladın ve kabullendin.Yolculuğunu anlatır mısın?
1980 yılında Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde doğdum. 3 aylıkken geçirdiğim menenjit hastalığı sonucu yatağa bağlı olarak yaşıyorum. 36 yıldır devamlı yatıyorum, hiç kalkamıyorum. Dile kolay, 3 aylıkken geçirdiğim menenjit hastalığı nedeniyle 36 senedir hiç kalmaksızın yatağa mahkûm yaşamaktayım. Kimileri vardır; dört duvar arasına mahkûm, biz engelliler de bedenimize mahkumuz. Bu sözüm isyan olarak algılanmasın. Her şeyin kader olduğuna inanıyorum. Yüce Allah buyuruyor, “Siz elinizden geleni yapın, gerisini bana bırakın” diye. Yani çabalamanız sonuç vermiyorsa isyan etmeyin Allah’ın bir bildiği vardır. Ailem beni ilk hastalığa yakalandığımda hastanelere götürmüş. İstanbul’u karış karış gezmişler fakat doktorlar ümit vermemiş. Ailem ellerinden geleni yaptı fakat takdir yüce Allah’ındır. 2014 yılında bir ameliyat geçirdim oturabilmek için, o da başarısız oldu ve daha çok yatağa bağlandım. Maalesef menenjit hastalığına çözüm bulunamadı.

Kardeşlerimi bekledim
Kardeşlerinin okuldan dönmesini beklerdin. Neden?
Okula gitme imkânım olmadı. Ellerimi kullanamadığım için, okul kabul etmemiş. Ama okula gidememem beni yıldırmadı, aksine hırslandırdı. Kardeşlerim okula giderken onlara özenirdim. Okuldan dönmelerini beklerdim, kitaplarını alıp da resimlerine bakmak için. Resimlere bakardım ne anlatıyor diye. Sizler de bilirsiniz; ilkokul kitaplarının yazıları büyük olur. “Ali ata bak. Ayşe ip atla.” Bunları çok severdim. O zamanlar okul fişleri vardı. Onlardan çok faydalandım.

Okumayı yazmayı öğrenirken hayatı da öğrendin. Umutların hep yeşil miydi?
Televizyon ve gazete haberlerini okuyarak okumayı öğrendim. 2007 yılında bilgisayar kullanmaya başladım. Yazmayı da bilgisayar kullanırken öğrendim. Yaşarken hayatı öğrendim. Hayatın bana öğrettiklerinden bir tanesi, bazı insanlar tarafından yaşam hakkımızın elimizden alınmaya çalışılması. Yani “Sen engellisin ne yapacaksın okumayı” veya “Çalışmayı ne yapacaksın. Ekmek elden su gölden” gibi söylemler ve daha niceleri. Engellilere verilen maaşla yetinsinler isteniliyor. Ya aile bireyleri çalışmıyorsa o zaman ne olacak? Yetecek mi aldıkları maaşlar. Aylıkları kesilenler de cabası.

Helal olsun desinler
Hayaller sınır tanımıyor. Çok hayalin var. Anlat bize hayallerinin ortağı olalım… 
Evet, hayaller sınır tanımıyor. Çok hayalim var. Mesela dünyaca ünlü bir yazar olmak. Örnek aldığım yazar Kahraman Tazeoğlu. Kitaplarını okurken cümlelerinin içerisinde kayboluyorum. Yazı tarzından çok etkileniyorum. Ünlü olmak isteyişim sadece kendim için değil, biz engelli bireyleri işe yaramaz görenlere ve vasıfsız diyenlere, var olduğumuzu göstermek istiyorum. “Vay be helal olsun, bu işi tüm zorluklara rağmen başarırmış” dedirtmek. O zaman engellileri yarım gören bazı kimseler bir nebze de olsa utanır diye düşünüyorum.

Her engelli bireyin hayatı kendine göre zordur elbette. Herkes kendi yaşadığını bilir çünkü. Ben kendimi bildim bileli her ihtiyacımı annem karşılıyor. 4 kardeşim var. Ben eğitim alamasam da hiç eksik hissetmedim kendimi. Okula gidemedim diye de pes etmeyip okuma yazma konusunda kendimi geliştirdim ve geliştirmeye devam ediyorum. Hatta beni lise mezunu zanneden arkadaşlar bile oluyor. Sadece hayat okulunu okudum. Hala okumaya devam etmekteyim...

Özlemlerin?
Hani bir insanın acıdan içi sızlar ya, benim de özlemlerimi anımsadıkça burun direğim sızlıyor. Bazılarınız otururken bile yoruluyorum diyor. Otururken nasıl yorulur insan? Onu bile bilmiyorum inanın. Bunu kendimi acındırmak için söylemiyorum. Bazılarınız ayakkabı ayaklarınızı sıktı diye yakınırsınız. Benimse ayağım var fakat kabım yok. Bedenimin olmadığı, beynimin var olduğu gibi. Bir de şu konuya değinmeden geçmeyeceğim. Biz engelli bireyleri nedense rahatlıkla nitelendiriyorlar. Beni gören bazı insanların “Keyif sende, yat bakalım” gibi söylemleri oluyor. Dilim susuyor içim konuşuyor öyle zamanlarda. Kimse duymuyor içimin sesini Benden başka. Her engelli birey yaşadığını bilir elbette. Bu haberi okuyan engelli arkadaşlarım “Sen haline şükür et.     Senden daha kötü durumda olan insanlar da var.” diyeceklerine eminim. Ben bunun bilincinde olarak yaşıyorum ve her zaman şükür ediyorum.

Çabuk güler, çabuk ağlarım
Bir parmağında on marifet var. Rukiye’nin iç dünyası?
Özel hayatım hep merak konusu olmuştur bazı insanlar için. Az da olsa bahsedeyim. Bazı duygular vardır ki; onlara engel olunmuyor. “Dur ben engelliyim bana uğrama” denmiyor. Ben de sevdim tabii ki, o beni sevdi mi onu bilemeyeceğim. Hiçbir şekilde belli etmezdi. Belli etseydi de bir şey olacağı yoktu. Evlilik söz konusu bile olamaz. Benim hayatımda. Ben istesem dahi ailem izin veremez, ben de istemem zaten.

Sevdiğin şeyler neler? Yemek, müzik türü vs?
Beslenmem siz sağlıklı bireyler gibi. Yemek ayırmam. Allah’ın her nimeti değerlidir benim için. Ebru Gündeş, Orhan Ölmez en sevdiklerim. Slow şarkılar etkiler beni. Zaten çok duygusalım, çabuk ağlar çabuk gülerim. Çok kırılganım ama karşımdaki insan gönlümü alırsa çabuk affederim. Çokta nazlıyımdır, cilve yapmayı severim. Çabuk sinirlenirim iki dakika uzak durunca çabuk geçer. Engelli arkadaşlarıma naçizane bir tavsiyem olacak. Dışarıda veya evde ne yaşarlarsa yaşasınlar, hayata küsüp isyan etmesinler. Çünkü bu dünyaya geliş nedenimizi biliyorsak isyan etmemizde anlamsızdır.

Cam tavanlı ev
Hayalimdeki evi anlatmak isterim size. Evimin balkonu geniş olmalı. Ben devamlı yattığım için yazları balkonumda uzanıp dizüstü bilgisayarımı da önüme alarak serinde yazılarımı yazmak isterdim. Odamın tavanın küçük bir kısmı cam olmalı. Gündüz uçuşan kuşları, gece olunca parıldayan yıldızları görebileyim diye. Duvarlardan bir tanesi de boydan boya cam olsun isterdim. Kış mevsimi geldiğinde yağmuru karı izlemek için. İnanın yazarken bile içimi tatlı bir heyecan kaplıyor. Yazarlıktan para kazanırsam böyle bir ev alacağım Allah’ın izniyle. Zaten anneciğime söz verdim, yazarlıktan bir şeyler elde edersem, “Sana bir ev alacağım” dedim...

Youtube'de şiirleri var
Yazı yazarken zorlanmadan yazıyorum. Arkadaşlarımla yazışmalarımda yavaş olduğum için, onlar açısından sıkıntı olmasa da ben onları bekletiyorum diye az da olsa sıkıntı yaşıyorum. Yazarlık dışında şairlik yönümü de keşfettim ve şiir yazıyorum. Seslendirilen iki üç tane şiirim youtube de dönüyor. Rukiye Türeyen diye sorarlarsa beni 
bulurlar.
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.