Milliyetçi sloganlar!


Rukiye Karadoğan

Rukiye Karadoğan

24 Ekim 2017, 07:14

Sloganların kitleleri harekete geçirdiği gerçeği küçümsenecek bir olay değil elbette. Ancak slogan oluşturacak cümlelerin en azından tutarlılık arz etmesini istemek de hakkımız olsa gerek. Mesele Kerkük ve Musul için atılan plaka sloganları ile ilgili.Hamasi siyaset çıkışlar ile haritaya il eklemek kime ne kazandırdı? Kerkük, Peşmerge’den alınıp Haşdi Şabi’ye teslim edildi ve plaka sorunu hal oldu! Böylece Irak'ın toprak bütünlüğü sağlanmış oldu öyle mi? Barzani ve Kerkük merkezli dar ve sığ  konuşmalarla Irak bir bütün olarak geleceğe nasıl taşınabilir? Türkiye komşu ülkeler ve coğrafya okumalarını salt etnik kimlik üzerinden yaparak bu coğrafyada başat aktör olabilir mi?Kuzey Irak referandumu konuşulmaya başlandığı ilk günden bugüne Devlet Bahçeli’nin milliyetçi ideolojinin ürettiği hamaset ve öfkeyle bölge gerçeklerini gölgeleyen siyasi okuması Türkiye’nin gelecek vizyonuna sığ bir alana çekmez mi?
 “Beş bin ülkücü” hazır dedikten  sonra Barzani’yi “yakalayıp getirme” planı yapan Bahçeli bölge realitesini göz ardı ettiğinin farkında değil mi? Bu çıkışların hükümet politikalarının da önünde yer tutması Türkiye açısından ne kazanımı olabilir? 
Irak meselesini Barzani, Peşmerge, Kürdistan, üzerinden bir tehdit olarak algılatma çabası Irak'ın toprak bütünlüğü veya Türkiye’ nin gelecek bekası açısından ne işe yaradı? Geldiğimiz nokta Kerkük Peşmerge’den kurtarıldı! Kimin adına kime teslim edildi? Bundan böyle Kerkük Haşdi Şabi ile Türk kalmayı sağlayabilecek mi? 
Milliyetçi, sloganik cümlelerle gündem oluşturmak bir yana Kerkük meselesinde bir taşla birkaç kuş vuran İran bölgede güç kazanmıştır başka da bir şey olmamıştır. Atılan sloganlar İran’ ın bölgedeki nüfuzunu arttırtmaktan başka bir işe yaramamıştır.
Aslında olan şey de şudur;yıllar önce bir yerlerde okumuştum; bir ABD’li silah firmasının üst düzey yöneticisi “Ortadoğu'da yakında savaş çıkmazsa binlerce kişiyi işten çıkarmak zorunda kalacağız” demişti. Bölge kimileri için istidam sağlamak için silah pazarı olurken bizim için nedir sorusuna cevap vermemiz gerekiyor. Irak’ın 143 milyar varillik yani 8.3 trilyon dolarlık petrol rezervinin kavgasının verildiği bir süreçte Türkiye bölgede  mağdur,mazlum coğrafyanın umudu olmaya aday tek ülke olmaya devam edecektir. Ancak Türkiye bölgede etkin olabilmek için yeni bir yol, sağlam bir irade ile strateji üretmek zorundadır.
Bölge siyasetinde etkin olmak isteyen Türkiye’nin güçlü bir coğrafya okuması yapması gerekiyor. Salt milliyetçi duygular kısa süreli bir hızlı kalp atışından başka bir işe yaramaz.
Bölge siyaseti kişisel siyasi argümanların konusu olmaktan çıkarılmalıdır. Türkiye bin yıllık tarihin okumasını acilen yapmalı, 21. Yüzyılın İdris-i  Bitlisi’ sini bulmak zorundadır.
Aksi takdirde bölgeyi kontrol altında tutmak isteyen emperyalist güçlerin  insani ve vicdani  insafı olmadığından bölge kan ve kaostan kurtulamayacaktır. Bunun hesabı da bizden sorulacaktır.
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.