Nedir sevmek?


Hayati Kaya

Hayati Kaya

02 Ekim 2017, 07:11

Sevgilinin seni sahiplenmesi, kıskanması hoşuna gider çünkü bu durum senin de onu sahiplenme hakkını doğurur. Senin birini sahiplenmen, otorite olduğunu gösterir ve artık senin de yönetebileceğin biri vardır hayatında. Öte yandan onun seni sahiplenmesi sana gelecek hakkında güvenlik sunar gibi gözükür; "o benim sürekli hayatında olmamı istiyor, demek ki çok seviyor, kaybetmek istemiyor" Oysa sevgilin seni sevmiyor, korku dolu özgüvensiz, değersiz hisseden bir varlık. Sen birini korkuttuğunu sanır ve sevgilim korkuyorsa "beni aldatamaz" dersin. Bu korku, sahiplenme ve kıskançlık, bireyin ruhsal özgürlüğünü baskılar. Ruhsal özgürlüğü baskılanan insan öfkeli, sıkıntılı, huzursuz ve mutsuz olur. 
Bunun acısını da sevgilisinden çıkarmak zorundadır, böylelikle karşılıklı bir sömürü başlar ve insan tükenir. Bu bir sevgililik ilişkisi değildir. Bu bir tür anlaşma, sömürü ilişkisidir; "sen özgür olma birilerinle yatma beni değersiz hissettirme, ben de aynısını yapayım seni değerli hissettireyim. Biz aciz varlıklar bu şekilde birbirimize güven ortamı sunalım, korku hiç bir zaman harekete geçmesin" oysa bu anlaşma zaten korkunun eseridir! 
Bu korku içinizde vardır ve daima sizi huzursuz edecektir. Siz sadece korkuyu baskılamaya çalışıyorsunuz, onu yok saymaya çalışıyorsunuz. Fakat o sizde var olandır. Ve hemen herkesin yaşadığı ilişki budur. Bu, korku nedeniyle yaşanan bir kölelik ilişkisidir. Kişinin başkasıyla beraber olmayacağı varsa bile olacaktır. Çünkü sevgilin sana güvenmiyor. Senden korkuyor. Bu nedenle sahipleniyor; "senin başkasıyla olma potansiyelin var" diyor. Senin kişiliğin, karakterin bu, ben bunun için seni sahipleniyorum" diyor. Kısaca güvenmiyor. O sana güveni lâyık görmüyor. Seni sahiplenerek senin bilinçaltına senin potansiyelinin ne olduğunu sürekli gönderip duruyor. O zaman sen onun istediği gibi biri olmak zorundasın. Onu aldatmak zorundasın. Çünkü senin gerçek kimliğin bu! Sevdiğini sandığın kişi seni şekillendirdi. Bu ilişki türünde sevgiye dair hiç bir şey yok. Bu bir korku ilişkisi. 
Var olan değersizlik hislerinin kurguladığı bir ilişki türü. Korku ile sevgi asla yanyana olamaz. Sahiplenme ile sevgi asla yapışık olamaz. Sevgi, öncelikle senin korkudan özgürleşmen sonucu ortaya çıkabilir. Sevgi, değersizlik hissinin olmadığı bir bireyde var olabilen bir bilinç halidir. O kişisel özgürlükle ortaya çıkabilen bir farkındalıktır. Sevgi asla bir duygu değildir. O korkusuz birinin bir bilinç ve anlayış halidir. İnsanın kendi özgürlüğüne verdiği bir özdeğer, özsaygı ve yaşama bakış halidir. Bir başkasından değer bekleme acziyeti değildir. O özgür bir iradenin sorumluluğunu üstlenme meselesidir. Sevgi asla sahiplenmez, sevgi asla değer beklemez, sevgi asla ilgi beklemez, sevgi asla sevgi beklemez. Çünkü sevgi bir karşılıklılık anlaşmasının parçası olamayacak kadar özgür ve ilahidir. O sadece sever. Diğerini asla sahiplenmez, kıskanmaz. Öylesine sever ki her daim diğerinin özgürlüğünü ve mutluluğunu destekler. O, tanrıdır. Sadece sever. Ve sevilen kişiyi de tanrısallaştırır. Koşulsuzca bir şekilde sevilen biri kolayca bilgeleşir, kolayca "aşk" olur. Aşkın kendisi olur. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.