Ordu - Hükümet İlişkileri 2. Bölüm 2007-2011 dönemi


Tuncer Dağ

Tuncer Dağ

12 Aralık 2016, 22:50

28 Ağustos 2007 tarihinde, Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesi ile TSK leri değişik yollarda tepkisini ortaya koymaya başladı. Abdullah Gül’ü itibarsızlaştırmak için  tepkilerini ortaya koyarken kamuoyunda destek bulmak amacı ile laiklik ilkesini gündemden tutmaya devam ettiler.  TSK leri ilk tepki olarak Cumhurbaşkanının yemin törenine katılmamaları oldu. Daha sonraki dönemlerde hükümetin ve Cumhurbaşkanlığının davetlerine düşük rütbeli subayları göndererek tepkili olduklarını ortaya koyuyorlardı 
29 Ağustos 2007 tarihinde  Abdullah Gül’ün TSK lerinin bir kurumu olan GATA’da katıldığı bir törende komutanlar protokol kurallarını hiçe sayarak kendi evlerinde Cumhurbaşkanına karşı tepkisel yaklaşımlarını gösterdiler. 
30 Ağustos 2007 tarihinde TSK lerinde yapılan devir teslim törenine katılan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e hitap eden TSK leri mensupları “Sayın Cumhurbaşkanım” yerine “Sayın Cumhurbaşkanı”  şeklinde hitap ederek Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığını kabullenmediklerini hitapları ile ortaya koyuyorlardı.  
 2008 yılı başlarında AK Partinin Üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılması ile ilgili yapmış olduğu girişime MHP de destek verdi. CHP kanadı ikilemde kaldı. TSK leri muhalefet partisi gibi davranarak her ortamda tepkisini ortaya koyuyordu.  Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt “Türk toplumun bütün kesimleri ordunun bu konudaki tutumunu çok iyi bilmektedir” başörtüsüne karşı olduğunu açık bir şekilde dile getirdi. 
Başörtü yasağının kaldırılmasıyla ordu içerisinden hareketlilik başladı. Laikliğin tehlikeye girdiğini söylemeye başladılar.  Ordunun bu tepkisine karşı yargı kanadı da harekete geçerek 2008 yılının Mart ayında AK Parti’ye kapatma davası açıldı. 30 Temmuz’da  AK Parti’nin kapatılmamasına karar verildi. 
2008 Ağustos ayında Org. Büyükanıt Org İlker Başbuğ’a görevi devretti . İlker Başbuğ ilk konuşmasından “ Türkiye Cumhuriyetinin laik yapısını bozmaya çalışan irticai hareketleri ve üniter yapısını yıkmaya çalışan unsurların olduğunu ve Ordunun laikliğin teminatı olduğunu” söylemişti.   Ergenekon davası TSK lerine kadar gelmişti. Birçok emekli ve Muvazzaf asker tutuklandı.  Başbuğ Ergenekon davası ve tutuklanan askerler ile ilgili sert açıklamalarda bulundu. Başbuğ “ iddiaların ve kanıtların gerçek olmadığını” dile getirdi.  
Ergenekon davası ile TSK ile hükümet karşılıklı güç gösterisi içerisine girdiler. 
İlker Başbuğ 2010 yılı Ağustos ayında emekli olduktan sonra yenine Orgeneral Işık Koşaner  getirildi. 2010 yılında ordu, çoğu tutuklu bulunan 17 generalin Yüksek Askeri Şura’da  terfi ettirilmesini istemişti. Hükümet ise, bunun mümkün olmadığını ileri sürerek tutuklu komutanların emekliye sevk edilmesini istemişti. 
2011 Yılı Ağustos ayı yaklaştığında TSK ile Hükümet arasında olan gerginlik daha da artıyordu.  Köşk'te düzenlenen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'in bir araya geldiği üçlü zirveden sürpriz bir karar çıktı. Genelkurmay Başkanı Org. Işık Koşaner, görev süresi 1 yılı doldurmadan istifa ettiğini açıkladı. Yüksek Askeri Şura öncesinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tarihindeki en büyük kriz yaşanıyordu. Koşaner ile birlikte Deniz, Kara ve Hava Kuvvetleri Komutanları da istifa ettiler.  
 Genelkurmay başkanlığı görevine, istifa etmemiş tek kuvvet komutanı olan Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Necdet Özel getirilmişti. Bu sürecin ardından hükümet ve genelkurmay arasında sembolik de olsa önemli gelişmeler yaşanmıştı. 
AK PARTİYE YAKINLIĞI İLE ORG.
NECDET ÖZEL DÖNEMİ HAFTAYA 
 Bu köşe yazısı 12 Aralık 2016, 22:50 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.