1938 Bugatti 57SC Atlantik - Süper İtalyan

Bugatti ismi günümüzde 1001 beygirlik gücü ve heybetli yapısı ile hyper car sınıfının en kaslı temsilcisini yani Veyron'u akıllara getiriyor. Bugatti markasının ismi bile heyecan veriyorken 420 kilometrelik hıza ulaşam bu canavarın içinde oturmak kim bilir nasıl heyecanlandırır. Bugatti Veyron'un ataları da hızlıydı. Karşınızda duran bu otomobil, gelmiş geçmiş en hızlı, en kaliyetli, en güçlü, en aristokrat, en yakışıklı, en karizmatik klasik spor otomobil. O bir Bugatti 57SC Atlantik... Onun adı Süper İtalyan. İsterseniz bu yakışıklıyı incelemeden önde her zaman yaptığımız gibi önce markanın bir hikayesine bakalım. 

1938 Bugatti 57SC Atlantik - Süper İtalyan

Milanolu bir İtalyan olan Ettore Bugatti sanatçılığını arabalar üzerinde uyguladı, ileri mühendislik teknolojileri ile tasarımlarını birleştirmeyi başardı. Genç Bugatti 1898 ve 1909 yılları arası pek çok otomobil üreticisinde çalıştı. Tecrübesini ve tekniği bu sayede daha çok gelişmişti. Alman Deutz firmasında 1910'a kadar çalıştı, 1910'da kendini işyerini kurdu. Otomobillerini Molsheim'de üretiyordu. 1910'da ilk seri araçlarını piyasaya sürdü. Otomobil hafif ve yüksek performanslıydı 1.35-litre, 4 silindirli motora sahipti. 4 yıl sonra, 16-V modeli yaptı, dünyanın ilk seri üretilen multi-valf otomobiliydi. Yarış arabaları normal sürüş de de kullanılabiliyordu. Bugatti'nin tek motor platformunda yaptığı eklentiler, birleştirmeler dünyada da bir ilkti, buda onun işinin 1920 ve 1930'lardada iyi olmasını sağladı. Grand-Prix modelleri seri üretime geçmişti. Zamanın şartlarına göre gerçekten güzel araçlardı. Bugatti Type 35 dünyanın en ilgi gören yarış arabası olmuştu bir anda, hafifliği, tasarımı ve görünüşü gören herkesi büyüleyecek nitelik deydi. Bugatti başarılı ve hafif olan araçlarını lüks araçların pazarına sokamamıştı. Yaptığı egzotik ve pahalı modeller başarısız olmuştu 11.0-litre Royale sürücülerin beğenisini kazanmada başarısızdı. Yaptığı 16-silindirli yarış otomobili hiç bir zaman iyi performans vermedi. Büyük Grand Touring modellerini 1930'larda üretti. 1947'de Paris'de vefat ettiğinde Dünya'da 7,950 Bugatti otomobili vardı, ve O'nun adını yaşatmaya devam ediyordu. Bugatti'nin marka ve isim hakkı 1998 yılında Wolkswagen tarafından satın alındı. 

40 milyon dolar
Burada gördüğünüz şey tartışmasız dünyanın en değerli otomobili. Ünlü modacı Ralph Lauren'in koleksiyonunun en nadide parçası olan bu otomobilin değeri tam 40 milyon dolar. Bugatti Tip 57 SC Atlantik, savaş öncesi otomotiv zerafetinin nihai simgelerinden biri, araba adeta duruşu ile bir heykeli andırıyor. Tabii ki, savaş öncesi ciddiye alınması gereken çok önemli arabalar var ancak hiçbiri Bugatti 57SC Atlantik kadar değerli değil. Atlantik'i geri kalanından çok daha değerli hale getiren şeyin ne olduğunu söylemek zor. Bugatti 57sc Atlantik Coupe hakkında daha fazla bilgi edinmek için okumaya devam edin.

1938 Bugatti 57SC Atlantik

Dış tasarım
Bugatti 57 tipli kasa aslında hiç de az değil. Savaş öncesi 710 adet üretildi ancak birinden diğerine oldukça farklı varyasyonlar var. Başlangıç olarak, Tip 57 SC Atlantik adındaki "S", "surbaisse" anlamına gelir; yani "basık/alçak". T57'nin alçaltılan örneklerinin üretilmesi, ön süspansiyonun neredeyse olması gerektiğinden daha da alçakta olmasını sağlıyordu. Arka aks, çerçeve içinden geçerken, çerçeve aksın üstünde oturmadan önce tamamen yeniden tasarlandı. Atlantik'in tasarımı Ettore'nin oğlu Jean Bugatti tarafından çizilmiş ve daha önce Aerolithe adı verilen bir konsepte dayanıyor. Konseptin gövdesinin parçaları, o sırada uçakta kullanılan markalı magnezyum alaşım tipi Elektron'dan yapıldı. Magnezyum yandığı için kaynak yapılmadığından, gövde panelleri arabanın ve çamurlukların altına doğru uzanan bir sırtla birbirine tutturuldu. Böylece panellerin yerine birlikte perçinlenmesine izin verildi. Atlantik'in gerçek üretim versiyonları Elektron ile sonuçlanmadı, ancak Bugatti ekibi onu sevmeye başladığı için üzerinde çok çalışıldı. Bu sırt, otomobilin tanımlayıcı özelliği oldu. Tip 57'lerin çoğunda olduğu gibi, Atlantik, otomotiv dünyasında art deco stilinin mükemmel bir örneği haline geldi. 

İç tasarım
Atlantik'in ve 57 kasanın diğer versiyonları da geniş iç mekana sahip değildi. Bunun nedeni, 57SC'nin temel olarak bir spor otomobil olmasıydı. Bu nedenle bagaj alanı şaşırtıcı derecede iyi olmasına rağmen sadece iki koltuk vardır. Çeşitli 57 tipli kasaların iç mekanını özel kılan ahşap dokular olarak göze çarpar. Art deco döneminde üst sınıf mobilya için bu tür şeyler normaldi ve Atlantik'in ahşap, deri ve krom iç bölümleri, o zamanlar karoser işi olarak tasarım eğilimlerinin bir yansımasıydı. Aracın iç kısım küçüktü ancak Bugatti kapıları çatıya getirerek girişi ve çıkışı kolaylaştırdı. Bu yüzden kafayı çarpmamak için fazla eğilmeniz gerekmiyordu. Ne de olsa Bugatti'nin arsitokrat ya da burjuva müşterilerinin otomobile bile binerken başlarını eğmesi onursuz bir davranıştı.

Teknik veriler
Bu yakışıklının teknik özelliklerine gelecek olursak; kaputun altında 3.2 litrelik bir motor görev yapıyordu. 210 beygirlik bu canavar 0'dan 100'e sadece 10 saniyede çıkıyordu. 124 mil yani 200 kilometre sürate ulaşan 1938 Bugatti 57SC Atlantik, tarihin 1938 yılı olduğu düşünülürse herkesin aklını kaçırmasına neden olacak kadar hızlıdı. Bugün Bugatti Veyron ya da Chiron otomobil dünyasında ne anlam ifade ediyorsa; o gün de 57SC Atlantik o anlama geliyordu. Bugatti, tarihte de süper otomobiller üretiyordu, gelecekte de süper otomobiller onun eseri olacak.

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.