3 Kurşun yedim yere düşmedim

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi'nin 15 Temmuz darbe kalkışmasının 1'inci yıldönümünde düzenlediği 'Kalkışmanın birinci yılında FETÖ:Bir ihanet şebekesinin anatomisi' başlıklı panele konuk olarak katılan 31 yaşındaki 15 Temmuz gazisi Tarık Solak, o geceyi ve vurulma anını anlattı.

3 Kurşun yedim yere düşmedim

Karaciğerine saplanan kurşunun hala çıkarılmadığını ve dayanılmaz acılar çektiğini belirten Solak, "O gece dışarı çıkmamızdaki ana sebep vatanımıza yapılacak olan büyük ihanetin karşılığını vermek içindi. Bayrağımıza, milletimize, annemize, kız kardeşlerimize sahip çıkmaktı. Orada hainlerin sorgusuz sualsiz bizleri acımasızca kurşun yağmuruna tuttuğu o akşamda vücuduma 3 tane kurşun isabet aldı. Kurşunların ikisi kolumdan girdi çıktı, ama bir tanesi göğsümün ortasından girerek karaciğerimde saplanıp kaldı. Hala kurşunla yaşıyorum. Pişman değilim çünkü vatanını savunan hiçbir insan pişman olmaz. Hastane süreci çok meşakkatli  geçti. Sonuç olarak ağır yaralarım vardı ve ağrılarım hala devam ediyor. Ben daha önceden kurşun yarası nedir bilmezdim. Fakat kurşun yarasını ve kurşunu hala içimde taşıyorum. O yaranın verdiği acıyı Rabbim kimseye yaşatmasın. Böyle bir acı ben ömrü hayatımda görmedim" dedi.


Göğsümden kan akıyordu
Olay yerinde vurulduğunda hiç yere düşmediğini vurgulayan Solak, "Rabbim bana öyle bir güç ve dirayet verdi ki olay yerinden 200 metre ileriye koşarak uzaklaştım. En son bileğimden vurulduğumda kendimde bir kaçma isteği duydum. Sonuç olarak yara almış bir vücudum var, kan kaybediyorum. Kolumdan şiddetli kan geliyordu. Sağ omzumdan birisi 'Sakın geri gelme, gelirseniz zaten öleceksiniz' dedi. Şöyle bir geriye baktığımda arkamda kimsenin olmadığını gördüm. Tam o esnada kafamı çevirdiğim gibi göğsümün ortasından kurşun aldım. Buradan akan kan musluktan akan su gibiydi. Ben sol elimle tampon yapmaya çalıştığımda kaburgalarım kırıktı bastıramıyordum. Kan çok şiddetli geliyordu" diye konuştu.


Keşke orada şehit olsaydım
Olay yerinden 200 metre koştum bir sokağın içerisine girdiğini ve her tarafın kapalı, insanların ise hengame içerisinde kaçıştıklarını aktaran Solak, "Herkes bir taraflara kaçıyordu. Sanki adeta orada beni bekleyen bir motorcu arkadaş vardı. Bütün sokak karanlık ama o çocuğun durduğu yer apaydınlıktı. Direk koşarak onun yanına gittim. 'Yaralıyım, kan kaybediyorum' dedim. O da bana; 'Ağabey hiç problem değil, hemen motoruma bin' dedi. Motora bindim, kelime-i şahadet getirdim. 'Rabbim beni vuranları görmeden canımı alma' dedi. Keşke orada öyle demeseydim de şehit olsaydım, buna çok üzülüyorum. Şişli Etfal Hastanesi'ne giden ilk yaralı benim. Beni motordan sedyeye almaya çalıştıklar ama alamadılar. Çünkü her yerimden kan geliyordu, tutamıyorlardı. Nihayetinde son bir gücüm vardı. Çocuğa dedim 'Sen önümden çık, ben kendimi sedyeye atacağım' Ve çok iyi hatırlıyorum. Ameliyathaneye girene kadar hatırlıyorum. Son gücümü kullanarak ayağa kalktım, kendimi sedyeye bıraktım ve bittim" ifadelerini kullandı. DHA

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.