Demokrasi bildirgesi

Büyükçekmece 1. Uluslararası Yerel Yönetimler Kongresi’nin yayınladığı 41 maddelik sonuç bildirgesinde yerel demokrasi vurgusu yapıldı. Bildirgede belediyelerin mali açıdan güçlendirilmesi gerektiği belirtilirken Belediye Başkanı Hasan Akgün, merkezi yönetimin yerel yöneticilere güvenmediğini ifade etti.

Demokrasi bildirgesi

Türkiye’de yerel yönetimler konusunda bugüne kadar yapılan en kapsamlı kongre olan Büyükçekmece 1. Uluslararası Yerel Yönetimler Kongresi sona erdi. İki gün süren kongrenin kapanışında 41 maddeden oluşan Sonuç Bildirgesi kamuoyuna duyuruldu. Büyükçekmece Belediyesi ile Marmara Belediyeler Birliği’nin işbirliğiyle ‘Belediyelerin Geleceği ve Yeni Yaklaşımlar’ teması ile gerçekleştirilen kongreye Türkiye’den ve yurt dışından çok sayıda bilim insanı, yerel yönetici, araştırmacı ve uzman katıldı. Yerel yönetimlerin geleceğine ve yerel yönetimlerde demokrasinin geliştirilmesine bilimsel ve teknik anlamda katkı sunmak amacıyla gerçekleştirilen kongrenin başkanlığını Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün yaptı.

133 bildiri değerlendirildi
Kongrenin kapanış konuşmasını yapan Belediye Başkanı Hasan Akgün, Büyükçekmece’de 2 gün boyunca yerel demokrasi ve sorunlarının bugünü ve yarının çok kıymetli bilim insanları ve katılımcılar tarafından değerlendirildiğini ifade ederek, “Çok yararlı bir kongre olduğu düşüncesindeyim. Büyükçekmece 1. Uluslararası Yerel Yönetimler Kongresi beklentilerimizin çok daha ötesinde sonuçlanmıştır. İlk kongre olmasına karşın 210 bildiri sunulması seçici kurul tarafından 133 bildirinin seçilerek değerlendirilmiş olması kongreye verilen değerin göstergesidir” dedi. 

Yerel yöneticilere güvenmiyorlar
Türkiye’deki uygulamaların, merkezi yönetimin yerel demokrasiye ve yerel yöneticilere inanmadıklarını ortaya koyduğunu ifade eden Akgün, "Oysa bugün dünyada şehirler yarışıyor. Medeni dünyada şehir diplomasisi çok üst düzeyde devam ediyor. O zaman şehirlerinizin yöneticisine güvenmek zorundasınız. Halkın seçtiği yerel yöneticilere güvenirseniz yerelden başlayan bu demokrasi genel demokrasiyi de taçlandırır. Aradığımız bütün çözümlerin tamamının insan hak ve özgürlüklerinin içinde saklı olduğunu ve demokrasinin içinde olduğunu bilmek zorundayız. Hiçbir surette kişisel yargılarla ve kendi mantığımıza oturan doğruları halka doğruymuş gibi kabul ettirme uğraşıyla şehrinizi, ülkenizi çağdaş medeniyet düzeyine taşıyamazsınız" uyarısını yaptı.

Katılımcılara teşekkür
Türkiye 1989’dan itibaren Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı’na imza koyduğunu hatırlatan Akgün, "Beklentimiz Türk yerel demokrasilerinin güçlendirilmesi için, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yönetenlerce yerel yönetimlerin Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı çerçevesinde zenginleştirilmesi, halkın yönetimin içine katılımın sağlanmasıdır. Halkın beklentilerine cevap verilebilmesi için yerel hizmetlerin finans kaynaklarıyla birlikte yerel yönetimlere devredilmesi ülkemizin yerel demokrasisini taçlandıracaktır. Kongreye katılan, bildiri sunan, katkı sağlayan herkese şahsım ve yerel yönetimler adına mücadele verenler adına teşekkür ediyorum" dedi.

Sonuç bildirgesi
Hasan Akgün’ün konuşmasının ardından Bilim ve Hakem Kurulu Koordinatörü Doç. Dr. A. Menaf Turan tarafından Büyükçekmece 1. Uluslararası Yerel Yönetimler Kongresi’nin ‘Sonuç Bildirgesi’ açıklandı. 130’u aşkın bildiriyle gerçekleştirilen kongrenin sonuç bildirgesi 41 maddeden oluştu: 
Yerel demokrasi güçlendirilmeden katılım mekanizmaları sağlanamaz
Yerel yapı ve eğitim durumuna bağlı olarak yerel demokrasi güçlendirilmelidir.
Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndaki çekinceler gözden geçirilmelidir.
Yerel yönetim kurumsal yönetişim üzerinden değil, yerel yönetim kültürü üzerinden kurgulanmalıdır.
Stratejik planlama konusunda dezavantajlı toplumsal kesimlerin ve göçmenlerin katılımı sağlanmalıdır.
Kent konseyleri için hukuki olarak bağlayıcı bir mekanizma kurulmalıdır.
Planlamalarda coğrafi bilgi sistemi aktif olarak kullanılmalıdır
Sosyal medya kullanımına ilişkin kurumsal yapı geliştirilmelidir.
Şeffaflığın ölçülebilmesi ve izlenebilmesi için sayısal veriler paylaşılmalıdır.
İklim değişikliği hususunda metropolitan kentler hazırlık yapmalıdır. 
Sera gazı sürdürülebilir kalkınma kapsamında yerel yönetimlerin hizmetine girmelidir.
Yönetim biçimi ekolojik kaygılar da göz önünde bulundurularak yeniden yapılandırılmalıdır.
Ekolojik dengeleri gözetmek için yerel yönetimler mali açıdan güçlendirilmeli, yerel halkla dayanışma içinde olmalı ve bunun için bilinçli olmanın ötesinde hukuk ve demokrasi de güçlendirilmelidir.
Kentteki mevcut biyoçeşitlilik tespit edilmeli, elektromanyetik kirlilik önlenmelidir.
Yerel kamu hizmetlerinin sunumunda belediyelerin kurumsal kapasiteleri ve interaktif uygulamalar geliştirilmelidir.
Yerel kamu hizmetlerinin sunumunda insan odaklı politikalar üretilmelidir. 
5393, 5216, 6360 sayılı kanunlara dair eksikliklerinin giderilmesine yönelik çalışmalar hızlandırılmalı ve uygulamadan örnekler alınarak mevzuat güncellenmelidir.
Kırsal alan yönetimine ilişkin yeni uygulamalar geliştirilmelidir.
Kamu personel sistemi gözden geçirilmeli ve dezavantajlı grupların istihdamına yönelik iyileştirilmeler yapılmalıdır.
Yerel yönetimlerin çoklu kimlik yapılarını göz önünde bulundurarak politikalar     üretilmelidir.
Kentsel dönüşüm uygulamalarında kentsel kimlik ve kültür korunmalıdır.
Çoklu kimliklerin yerel nitelikli ihtiyaçlarına yönelik politika üretim sürecinde STK’lar ile işbirliği içinde olunmalıdır.
Yerel yönetimler yerel özgünlükleri göz önünde bulundurarak halkın yaratıcılığını teşvik edecek faaliyetlerde bulunmalıdır.
Yerel yönetimler kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklerde kentlileri beslemelidir.
Yerel yönetimler kentlilik bilinci ve aidiyet bağının sağlanmasına yönelik çalışmalara ağırlık vermelidir.
Sosyal belediyecilik uygulamalarında standartlaşma sağlanmalıdır. 
Belediyelerin sosyal yardım konusundaki mevzuatı yenilenmeli ve güncel gelişmelere göre uyarlanmalıdır.
Yerel yönetimlerin sosyal belediyecilik politikaları sosyal yardımı aşan boyutlarda ele alınmalıdır.
Göç politikalarında yerel yönetimlere hukuksal temelde görev, yetki ve kaynak verilmelidir.
Göç ve uyum politikaları sadece sosyal yardımlardan ibaret olmayacak şekilde, dil eğitimi ve entegrasyon konusunda çalışmalar yapılmalıdır.
Yerel yönetimler kendi sınırlarında yaşayan göçmenleri kayıt altına almalıdır.
Belediyelerde göçmenlere yönelik birimler kurulmalıdır.
Toplumsal bütünleşmeye imkan sağlayan mekânsal tasarım ve planlama yapılmalıdır.
Kentsel dönüşümde disiplinlerarası yaklaşımlardan yararlanılmalıdır.
Toplumsal bütünleşme sağlanırken, sosyal ağların sürdürülebilir olmasına dikkat edilmelidir.
Yeni kent modelleri yerel kalkınma gündemine alınmalıdır.
Afet yönetimi konusunda yerel yönetimlerin kapasiteleri arttırılmalıdır.
Afet duyarlı planlama yaklaşımı benimsenmelidir.
Belediyelerin mali yapıları güçlendirilmeli, belediyelerin öz gelirlerine yönelik mevzuat güncellenmelidir.
Toplumsal eşitliğe duyarlı yerel bütçeleme yapılmalıdır.
Kent konseylerinin meclis yapısı toplumun kültürel özelliklerine göre kurgulanmalıdır.

EKREM HACIHASANOĞLU

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.