buy Instagram followers 


Ekip olmayı beceremedik

Silivri Belediyesi CHP Meclis Üyesi Figen Yıldız Gazetem İstanbul’a samimi açıklamalarda bulundu. Meclis üyeliğinden, özel hayatına kadar tüm sorularımızı içtenlikle yanıtlayan Yıldız özellikle siyasi yaşantısında birçok hayal kırıklığı yaşadığını ifade etti. Yıldız, "Ben düz bir insanım. Biz ekip olmayı beceremedik ve bir daha ki dönemde keyif almadığım için meclis üyesi adayı olmayacağım" dedi

Ekip olmayı beceremedik

CHP’li Silivri Belediye Meclis Üyesi Figen Yıldız, göreve geldiği günden bu yana duruşunu bozmadan ilerleyen nadir isimlerden biri. 1967 İstanbul doğumlu. İlkokul ve ortaokulu Silivri’de, lisenin de bir kısmını İstanbul’da tamamladı. Yine bir dönem Silivri Lisesi’nde de eğitim gören Yıldız, Kıbrıs Near East University mezunu. 1997 yılında Silivri’ye dönüş yaptı. Gürsöz isimli Yabancı Dil Kursu açtı ve yönetti. İki kız çocuk annesi olan Yıldız, yeminli tercümanlık ve çeviriler yapıyor, ayrıca İngilizce özel ders vermeye devam ediyor. İşte, Figen Yıldız ile yaptığımız keyifli söyleşisi...

Siyasete girişiniz biraz hızlı olmuştu. O süreci anlatabilir misiniz? 
Aslında tesadüf üzerine oldu. 2009 yılında CHP Silivri İlçe Başkanı Selami Değirmenci’ye hayırlı olsun ziyaretine gitmiştim. Ve Kadın Kolu Başkanlığı teklifi ile geldiler. Değerlendirdim ve kabul ettim. Aslında siyaset hayatımda hep vardı. Fakat yıllarca işimden dolayı siyaset yapma yasağım olduğu için aktif olarak yer alamamıştım. Atalarımızdan beri sol görüşlüyüz. CHP Silivri Kadın Kolu Başkanı olmamdan bir yıl sonra İl Kadın Kollarından teklif aldım ve yönetime girdim. Beni de listeye almışlar. Sürpriz oldu benim için. 2009 yılında referandum çalışmaları kapsamında zaten il ile bağlantı halindeydik. 1 yıl süreyle il de de görev yapma şansım oldu. 

Meclis üyeliği süreci nasıl gelişti? Ön seçimle belediye meclisine seçilmeniz Belediye Başkanı Özcan Işıklar ile çalışma anlamında bir uyumsuzluk yarattı mı?
Aslında ara vermiştim ve aktif siyaset düşünmüyordum. Kızımın üniversite süreci başlamıştı. Bir gün yine Selami Değirmenci aradı ve meclis üyeliği için aday olmamı istedi. Ön seçime girdik ve seçildik. Şahsım adına hiçbir uyumsuzlukla karşılaşmadım. Komisyonlarda görev de aldım. 3 yıl denetleme komisyonundayım. Encümen üyeliği yaptım. Geçen seneden beri de çevre komisyonundayım. 

Nasıl tanımlıyorsunuz Değirmenci’yi?
Evet Selami Değirenci sayesinde siyasetle tanıştım. Ve her zaman da O’na teşekkür ediyorum. Çünkü birçok şey paylaştık. Çalışkan, insanlara değer veren, dinleyen  bir isim.

SİLİVRİ’DE SIKINTILAR VAR 
Silivri beklenen noktada mı? 

Sıkıntılar var tabiî ki. Önceki yıllarda biliyorsunuz Silivri Belediyesi tek başına bağımsız olarak yönetiyordu. Şimdi birçok şey İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlandı. Sanıyorum bundan dolayı oluşan bazı aksaklıklar var. Yolların yapımından tutun, imar durumuna kadar daha birçok konu. Ayrıca Silivri Belediyesi’ne yeterince kaynak oluşmuyor ve var olan kaynaklar yetersiz.

ÇALIŞMALARI YETERLİ BULMUYORUM 
Peki mevcut kaynaklarla Silivri Belediyesi’nin hizmetlerini, çalışmalarını başarılı buluyor musunuz? 

Bulmuyorum. Saydığım sebepler de var. En basiti bir otopark yapılacak yıllardır bekliyor. Bunda İBB ile farklı parti olmamızın de etkisi var kabul ediyorum. Önce tepeden bir şeyleri düzeltmek gerekiyor. Parti gözetmeksizin halka hizmet edilmeli. Bu sistemin ülkede değişmesi gerekiyor. Gözümle görmediğimi kulağımla duymadığım hiçbir şey hakkında yorum yapmadım, yapamam. Duyduğum çok şey var. O kadar çok şey kulağımıza geliyor ki. Ama konuşmak için ispat gerekiyor.

figen gürsöz

Hayalinizde ki Silivri nasıl? Silivri’nin öncelikli sorunu olarak neleri görüyorsunuz?
Bana göre Silivri o eski otantik halini korumalıydı. Çok fazla bina, aşırı derecede betonlaşma var. Sahil de korunmalıydı aynı şekilde. Deniz kenarındayız ama turizm açısından faydalanamıyoruz. Sanıyorum Silivri’nin eskilere dayanan iyi bir planlamasının yapılması gerekirdi. Sorun anlamında trafik kesinlikle.

ADAY OLMAM ÇÜNKÜ KEYİF ALMIYORUM 
Önümüzdeki yerel seçimlerde yeniden meclis üyeliği için aday olacak mısınız? 

Hayır. Daha önce de bıraktım dedim ama bir an içinde buldum kendimi. Tekrar ifade etmem gerekirse, genel anlamda Türkiye’de ki siyasi sistemin değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu şekilde hizmet veremiyorsunuz zaten. Bu yüzden düşünmüyorum ve keyif de almıyorum.

KADINLAR SİYASETTE DAHA ÇALIŞKAN
Kadın olmanın siyaseten eksi ve artı yönleri neler?

Bence erkeklere göre eksiden başlıyoruz. Bir erkek sabah üstünü giyinir, kahvaltısını yapar ve çıkar. Kadınlar öyle değil. Hele ki çalışan kadınlar. Evini, çocuğunu, işini ve bunun yanında aldığı siyasi görevleri yerine getirmek meşakkatli bir iş. Bu yüzden zor yanları var. Fakat şöyle de bir durum da söz konusu; Kadınlar anaç olmalarından kaynaklı daha pozitif ve ılımlı. Ortamı yumuşatmak adına rolleri büyük. Ayrıca daha çalışkanlar. Bir şey yapmaya karar verdikleri zaman daha hızlı ve başarılı çözüme gidiyorlar.

Meclis üyesi olmanızın iş hayatınıza yansıması nasıl oldu?
Bunu bir özeleştiri olarak da kabul edebilirsiniz. Benim önceliğim hep işimdi. Çünkü biz bir ekip olamadık. Ben de o ekibin içinde yer alamadım. 

Değirmenci’nin listesinden ve parti tabanının oyları ile seçildiniz ve sonrasında bazı yol kayıplarınız oldu. Ekip olamamanızın sebepleri neler sizce?
Ben geldiğim günden beri aynıyım. Hiç değişmedim. Duruşum da aynı. Her zaman da söyledim. Zaten siyasetin içinde birden kendimi buluverdim. Çünkü felsefem gereği ben biraz evrensel bakıyorum. Şahısların üzerinden gitmiyorum. Tabiî ki kişi üzerinden almayalım ama herkes kendi belirlediği bir ekiple çalışmak ister. Belki doğru belki yanlış. Bu kişilere göre değişir. Özcan Başkan açısından baktığımızda belki de o kendi seçtikleri ile daha rahat siyaset yapacağını düşünmüş olabilir. Onun açısından doğru da olabilir. Bence doğru olan bu olmamalıydı. Ön seçimle gelen insanlar farklı düşünceler ve renkler. Sanırım insanlar arasında güven sorunu var.

HEP BİR ADIM GERİDE DURDUM 
Sizin uyum sorunu yaşadığınız ve zorlandığınız anlar oldu mu?

Tabiî ki oldu. Zaman zaman istemediğim olaylar oldu. Doğru olmadığını düşündüğüm Ortaköy Mahallesi’nde bir arazi satışı konusu vardı mesela. Gayet rahatlıkla ret oyu verdim. Tepki de aldık ama bunun üzerine konuşmadık da açıkçası. Belki de bir adım geride kaldım hep. Şu bir gerçek ki bu isteyerek oldu. Öyle hissettim. Kendim geri çekildim. Doğru olmadığını düşündüğüm birçok olayda kendimi görmek istemedim.

Öğrenmenin bitiş noktası yok
Şiyasetçi ve işveren Figen Gürsöz özel hayatında nasıl bir kadın?
Geçmişte çalıştığım elamanlarımla görüşüyorum. Özel hayatımda da çok sakin bir insanım. Olayları çözüm odaklı bakıyorum. Pozitifim. Herkes çok özel hayatta ve ben her canlıyı seviyorum. Hepimiz yaşam sürecinde farklı sınavlar veriyoruz. Hiçbirimizin sınavı aynı değil. Ben hayatta hemen hemen bütün sınavlarımı geçtim. 6 yıldır kişisel gelişim eğitimleri alıyorum. Son olarak nefes eğitimleri almaya devam ediyorum. Çok faydasını gördüm ve tavsiye ediyorum. Hayatıma farklı bir yön vermeme sebep oldu. Öğrenmenin bitiş noktası yok. Ben hala öğrenmeye devam ediyorum. Hayat bir okul ve ben her an her an dakika herkesten yeni bir şeyler öğrenmenin peşindeyim.

Hayal kırıklıklarım var
Siyasette hiç hayal kırıklıklarınız oldu mu?

Hem de çok. Ben çok düz bir insanım. Ve netim. Ben hep olduğum gibi göründüm. Niyetim neyse o. Meclis üyesi arkadaşlarımın da, başkanın da hepsinin güzel yanları var. En azından ben onların güzel yanlarını görmeye çalışıyorum Ve kucaklıyorum. İşte hayal kırıklığım da bu yönde. Herkes benim gibi değil maalesef. İçinde girince daha iyi anlıyorsunuz. Hiç öyle değilmiş. İlk zamanlar çok şaşırmıştım. Size farklı başkasına farklı. En  büyük hayal kırıklıklarım bu yönde oldu.

Son olarak okuyucularımıza iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Gazetem İstanbul’da olmak güzel. Sizlere ve okuyuculara çok teşekkür ediyorum.

SÖYLEŞİ: MÜGE CESUR ÖZMEN

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.