Sevgiye dair yapamadıklarımız


Ayhan Ongun

Ayhan Ongun

15 Şubat 2017, 07:25

Bugün sevgililer günü, alışveriş mağazalarına gün doğdu.            Bu güne dair çeşitli rivayetler var, ancak ne zaman ya da hangi nedenle başlatılmış olursa olsun, insanların yaşamına renk katıyor, bir kez daha sevginin, sevmenin, sevilmenin önemini ve değerini hatırlatıyor olması bile güzel.
Hayata, insana ve özellikle barışa dair kitaplar dolusu yazan biri olmama karşın, sevgisini kolay ifade edemeyen birisiyim.
Bunda yetiştiğim çevre ve aile ortamının da rolü büyük kuşkusuz, ancak her şeye karşın sevgi de öğrenilebilir, geliştirilebilir bir duygu.
Biraz da öncelikleriniz, yaşam tarzınız, beklentileriniz, aldığınız eğitim ve kültürle ilgili mutlaka.
Ben kızımı, göğsüme bastırıp saçlarını okşamadığımı, evlendikten sonra fark eden, oğlumla birlikte hiç stadyumda maç izlememiş biri olarak şimdi kalkıp sevgililer gününde neyi yazabilirim ki!
Bunları yapmamış ya da yapamadığını geç fark etmiş olmam, onları sevmediğim anlamına gelmez elbet.
Ancak bizim kuşağın geç öğrendiği bir gerçek,” sevgi gösterilince bir anlam ifade ediyor”. Yüreğinizin ta derinliklerinde varmış, ne yazar.!
Birini sevmeniz için, onunla sevgili olmanız gerekmiyor ki!
Hatta görmediğiniz, varlığından dahi haberli olmadığınız birilerini ya da bir şeyleri pekala seviyor olabilirsiniz.
Her sevdiğinize aşık olmanız da gerekmiyor.
Tıpkı kuru fasulyeyi, yanında turşuyla sevdiğiniz, tavla oynamayı, balık tutmayı, rakıyı şalgam suyuyla sevmeniz gibi.
Oysa şalgam suyu yok diye rakıdan vazgeçmeyeceğiniz gibi, sıcak bir yaz akşamında soğuk bir birayı da tercih edebilir, ya da kuru fasulye yok diye etli nohut yemeğinden vazgeçmezsiniz.
Yani demem o ki, her beğeniyi, hoşlanmayı, sevmeyi aşk sanmak, gerçek aşka da bir parça saygısızlık olmuyor mu?
Olmazsa olmaz haline gelmemişse, yerine hiçbir şeyi koyamaz durumundaysan, yani alternatifi yoksa, tutkuya dönüşmüşse sevgi, aşktır.
Olmadığında yüreğinde bir ateş, kor gibi yakmıyorsa içini, gözlerin uzaklara dalıp, ıslatmıyorsa gözyaşların yanaklarını ve baktığın her resimde, gördüğün her yüzde onu görmüyorsan, hasreti üşütmüyorsa yaz günü, aşık oldum diye kandırma kendini.
Sen, kuru fasulyeyi sever gibi, Fenerbahçeyi tutar, oltaya gelmeyen balığa üzülür gibi seviyorsun demektir.
Bugün sevgililer günü,
Bir buket çiçek ya da bir küçük hediyeyle sevgilinizin gönlünü almak kolaydır.
Ya şimdiye kadar kalbini kırdığınız, yok yere küstürdüğünüz, üzdüğünüz arkadaşlarınız, dostlarınız, yakınlarınızın gönlünü ne zaman alacaksınız?
Onlara ne zaman sevdiğinizi, değer verdiğinizi söyleyeceksiniz?
Yüreğinizin bir yerinde, hiç tanımadığınız ama her gün gördüğünüz, duyduğunuz, dünyanın herhangi bir yerinde evsiz-yurtsuz ya da yetim kalmış bir çocuk için yer ayırdınız mı?
Çok uzaklara gitmeye de gerek yok.
Her birimizin çevresinde, yaşadığımız köyde, kent de o kadar çok yardıma muhtaç, sevgiye, ilgiye hasret çocuk var ki!
Bir gün de sevgiline aldığın gibi bir küçük hediye de ona alsan.
Saçlarını okşasan, gözlerindeki yaşı silsen ve hatta öpsen yanaklarından sevgilini öper gibi.
Bak göreceksin, nasıl huzurla dolacak yüreğin
Keşke hepimiz yılda bir değil, birkaç kez, yaptıklarımızı değil de, yapamadıklarımızı düşünsek, kendimizi sorgulasak!
İnanın hiç de zor değil insanları sevmek.
Dili, dini, rengi, fikri ne olursa olsun, nasıl giyiniyor, nasıl yaşıyorsa yaşasın!
İnsan olsun yeter ki,
Bu güzel ülkede, barış içinde, bir arada yaşamak için o kadar çok nedenimiz var ki!
Karşıt düşünce de olduğu için kin duymamıza, düşman bellememize, yok saymamıza gerekçe gösterdiğimiz nedenlerden çok daha fazla.
Sevgililer günü, sevgi günü, barış günü, kardeşlik günü olsun.
Hepinizin yüreği sevgiyle dolsun.

Bu köşe yazısı 15 Şubat 2017, 07:25 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.