Tasarruf tasarruf tasarruf


Rukiye Karadoğan

Rukiye Karadoğan

10 Kasım 2017, 07:22

Çocukluğumuzun kumbaraları artık sanırım yok. Yeni yeni dijital kumbara reklamları az da olsa dönmeye başladı sanki. Kumbara bizim çocukluğumuzun olmazsa olmazı idi. Masanın üzerinde görünür bir yerde durur, evin büyükleri bayramda bayram harçlıklarını, okul tatillerinde karne hediyesi olarak kumbaraya uğrardı. Çocukların ise hayalleri olurdu, kimi kırmızı ayakkabı, kimi meşin top, kimi bisiklet almak için itina ile bakardı kumbarasına. Kurşun kalemini son noktasına kadar kullanır, ayakkabısını kalın sicim ile diktirir ama dokunmazdı o kumbaraya. Çünkü o bir şeyler için zamanı geldiğinde açılacaktı. Keşke bu alışkanlığı kültüre dönüştürebilseydik de günümüz çocukları da bunu yaşayabilseydi. Kim bilir belki ellerinde var olan şeylerin ne kadar kıymetli olduğunu anlayabilirlerdi.
Sözü tasarrufa getirmeye çalışıyorum. Güçlü ekonominin, bağımsız ekonominin ana unsuru tasarruftur. Bugünlerde en çok ihtiyacımız olan şeyde budur.
Türkiye’nin geçmiş dönemlerdeki dış borcu irdelendiğinde temel faktörün tasarrufların azlığı kaynaklı olduğu görülecektir. Tasarruflarınız az ise eğer, yatırımların dışarıdan gelen para ile gerçekleşmesine sebep oluyor ve ekonomide dışa bağımlı hale geliyorsunuz.Tasarruflarınız yüksek ise eğer kendi yatırım finansmanınızı sağlamış oluyorsunuz.
Son dönemlerde yapılan çağrılarda yastık altı birikimlerin ekonomiye katma, bireysel emeklilik adı ile tasarruf teşviklerinin devlet politikasına dönüştürülmesine bu pencereden bakmak da yarar var. Toplumu tasarrufa teşvik etmenin faydalarını aslında çok daha fazla anlatmamız gerekmektedir. Bu anlamda ekonomistlerimizin olaya el koyması, panel, konferanslar ve sosyal medya paylaşımlarında daha çok vurgu yapmaları gerekiyor.
Tartışılan konu olarak döviz kurunun aşırı yükselmesinin ekonomide belirleyici rol almasının önüne geçmek de büyük ölçüde tasarruf ile mümkündür.
Geçmişimize dönüp baktığımızda yaşadığımız ekonomik ve siyasi krizleri yeniden yaşamamak adına ya da ihtimal dahilinde yaşanabilir krizleri bertaraf etmenin, etkisini azaltmanın yolu topyekün tasarruftan geçer. Dahası ekonomiyi büyütmenin ve ekonomik güç olmanın yolu da tasarrufların artırılmasından geçer. Ne kadar tasarruf ederseniz o kadar büyür o kadar güçlenirsiniz.
Son yıllarda gereğinden fazla hatta şuursuzca tüketen bir topluma dönüşmüş olsak da henüz geç kalmış sayılmayız. İvedilikle devlet politikasına destek olma adına bireysel bilinç ile tasarrufu bir kültüre dönüştürmeliyiz. Bu milli ve yerlilik adına yapmayı düşündüğümüz bütün yatırımlar için kaçınılmazdır.
Dün minik kumbara hikayesi olanların bugün de bir hikaye yazmaları gerekiyor. Dünyanın yeniden dizayn edildiği bir dönemde, her şeyin ve her konunun paydasının ekonomi olduğu bir dönemde bağımsız ve güçlü ekonominin tek yolu güçlü ve bilinçli tasarruftur.
Elbette tasarruf beklentisi sadece toplumun orta sınıfından değil, zengin sınıfından da olmalıdır.
Çok paranızın olması ya da kolay kazanıyor olmanız müsrifçe ve hoyratça harcama hakkını vermez size.
Değişen ve dönüşen yeni dünyada toplum olarak sağlam durabilmemiz her bir ferdin ayrı ayrı sorumluluk alması ile alakalıdır. Hiç kimsenin nemelazım deme lüksü de yoktur.
Türkiye’nin güçlü olması, güçlü tasarruf politikaları ile yerli ve milli yatırımları tasarrufla finanse etmesinden geçer. Mesele bu kadar nettir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.