Toplumsal yaramız bireysel silahlanma


Rukiye Karadoğan

Rukiye Karadoğan

14 Kasım 2017, 07:06

Gün geçmiyor ki,cinayet haberleri ile canımız acımasın,öfkemiz kabarmasın,sudan sebeplerle canlara kıyılmasın.Her gün duyarak,görerek,okuyarak şahit olduğumuz silahlı olaylara “eyvah” veya “vah vah” demekten başka bir şey de yapamıyoruz ne yazık ki.
Umut Vakfı, 28 Eylül Bireysel Silahsızlanma günü dolayısıyla bireysel silahlanma verilerini açıkladı. Buna göre 2017 yılında 22 Eylül’e kadar ateşli silahlarla  2 bin 525  olay olmuş,bu olaylarda  1575 kişi ölmüş, bir kısmı ağır olmak üzere 2 bin 670 kişi yaralanmış. Geçen yıl aynı dönemde bireysel silahlarla toplam 1990 cinayet işlenmiş. 
Bu yılın 265 gününde işlenen ve bir önceki yıla göre % 27 artış gösteren bireysel silahlı olayların; 1057’sinde tüfek, 90’ında beylik tabanca, 866’sında tabanca, 511’inde çoğunluğu bıçak olmak üzere kesici aletler kullanılmış. Vakfın verilere göre 2017 yılının 22 Eylül tarihine kadar meydana gelen olayların % 79.76’sında ateşli silahlar, % 20.24’ünde kesici aletler kullanılmış.
Türkiye’de en az % 85’i ruhsatsız olmak üzere 25 milyon bireysel silah olduğu tahmin ediliyor. 
Türkiye’de her yıl ortalama 4 bin 500 kişi bireysel silahlarla yaşanan olaylarda can veriyor.
Özellikle, ateşli silah kullanımı % 80’lik    oranlara dayanmış durumda  ve artmaya     devam etmekte.
Bu veriler ile baktığımızda ülkemizde bireysel silahlanma her yıl artıyor. Bu beraberinde silahlı şiddet ve cinayetleri de artışını da getiriyor. 
Silahlanma arttıkça beraberinde cinayetler de artıyor.
Gün geçmiyor ki “maganda kurşunu” haberleri olmasın. Öyle bir hal almış ki bu durum sevinirken bile silahla insan öldürür hale gelmişiz.Neredeyse canı sıkılan,öfke patlaması yaşayan herkes elini beline atıyor ve şuursuzca hamle yapıyor.
Toplumun çağın hastalığı olarak tanımlanabilecek cinnet hallerini de göz önünde bulundurarak nasıl bir yaramızın var olduğunu görmemiz gerekiyor.Öfke kontrolu sorunu yaşayan insanların belinde silah ile dolaşmasının faturasını da  topyekün toplum olarak ödüyoruz.
Bu kanayan yaraya merhem olabilmek ,bireysel silahlanmayı durdurabilmek,en azından azaltabilmek  için cezaların ağırlaştırılması,silahlanma şartlarının yeniden düzenlenmesi,bu konu ile ilgili kanunların yeniden gözden geçirilmesi kaçınılmazdır.Konu ile ilgili  kadük hale getirilmiş  Silah Kanun Tasarısı yeniden ele alınmalı, silahlanmayı zorlaştıracak düzenlemeler ivedilikle  yapılmalıdır. 
Toplumsal büyük bir tehlikenin içindeyiz,farkına varıp,fark edilmesine katkı sağlamak için konunun gündemde olması gerektiği kanaatindeyim.
Bir gün evin camından bakarken,yolda yürürken,otobüs durağında beklerken, bir kavgayı ayırmaya çalışırken,trafikte seyrederken bir maganda kurşunu kurbanı olmadan önce bir şeyler yapmak gerekmez mi? 
Bu konu kim hangi belediye başkanı görevden alınacak,2019’da kim aday olacak kadar önemli değil mi?

Bu köşe yazısı 14 Kasım 2017, 07:06 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.