Toprak Ana’ya bir dönem ya kendisine...


Ali Tarakçı

Ali Tarakçı

07 Ekim 2016, 08:18

İstanbul Milletvekili Ali Özcan, partilisi Avcılar Belediye Başkanı Hanay Handan Toprak Benli'den güzel hizmetler yapmasını ve Büyükşehir'e aday olmasını istemiş. Ve ardından da bir dönemden fazla belediye başkanlığı yapmamasını istemiş

CHP İstanbul Milletvekili Ali Özcan, Avcılar ilçe örgütünü ziyaret etmiş. Aynı zamanda da Belediye Başkanı Hanay Handan Toprak Benli'yi de makamında ziyaret ederek sohbet etmiş. 
Özcan, nam-ı diğer başkan Toprak Ana'ya demiş ki; "Güzel hizmetler yaparak Büyükşehir'e aday ol." Ardından da eklemiş: "Hedef yüksek olsun. Aksi halde bir dönem yeter." Başkan Toprak Benli'ye kibarca bir daha aday olmamasını da önermiş.
Birilerinin Toprak Anası da, "Partimiz nasıl takdir ederse ona göre hareket ederiz" diyerek nezaketle yanıt vermiş.
****
Belediye Başkanı Toprak Benli'ye “Bir dönem yeter” diyerek öneride bulunan ve hedefi yüksek tutmasını söyleyen İstanbul Milletvekili Ali Özcan'a hatırlatmak isterim.
Söylediğin sözün arkasında durmayı düşünüyor musunuz?
Hedefini yüksek tut, gelecek dönem milletvekili adayı olma. 
Başkalarına önerdiğin şeyleri lütfen önce siz hayata geçirin.
Yoksa üstü kapalı mesajlar vermenize gerek yok.
Bir belediye başkanınız başarısız ise açık açık kendisine söyleyin.
Yönetemiyorsa, bir daha aday olmaması gerektiğini üstü kapalı bir şekilde değil açık açık mesaj verin.
Başkan Handan Toprak Benli'ye verdiğiniz mesajı tüm belediye başkanlarına da vermeyi sakın unutmayın. Tabi bilmem kaç dönemdir milletvekilliği yapan Genel Başkan Yardımcılarına, MYK üyelerine, PM üyelerine Türkiye'de 5-6 dönem belediye başkanlığı yapan başkanlara da söylelmeyi unutmayın.
Yetmez, milletvekillerine de, il ve ilçe başkanlarına da... 
****
Bakın Hanay Handan Toprak Benli'yi yaptığı yanlışlardan dolayı eleştirmek başka bir şey, kendisine yapılan üstü örtülü mesajlara da karşı olmak başka bir şey...
Ali Özcan kendisi ve başkaları için aynı şeyi düşünmezken, özel olarak Toprak'a önermesini de doğru bulmadığımızı buradan belirtmek isterim.


handan toprak

Onur Akın’ı dinlerken... 

 Yaşam Dergisi'nden Leyla Peker bölgemizde çok başarılı bir çalışmaya imza atıyor.
"Yaşam tadında aylık buluşmalar" düzenleyerek, sanattan, iş dünyasına, siyasetten, edebiyata kadar ülkemizin ve bölgemizin değerlerini sevenleriyle buluşturuyor.
Bugüne kadar yaptığı iki buluşma toplantısına katıldım.
Çok da keyif aldım. 
Mesleğini, üstlendiği işi titizlikle yapan, seven, emek veren herkesi seviyorum.
Geçen hafta rastlantı ile karşılaştığımda, arabanın camından "Ali bey bütün gün aradım, telefonunuz yanıt vermiyor. Bu akşam Onur Akın'la buluşuyoruz, bekliyoruz" dediğinde seve seve toplantıya katıldım.
****
Onur Akın'ı severim.
Yakından tanıma fırsatı bulur, iki türkü dinler ve günün yorgunluğunu atarım diye düşündüm. Ver elini, Büyükçekmece Kültür Merkezi...
İyi ki katılmışım, yapılan söyleşiden çok büyük keyif aldım.
Onur Akın'ı dinlerken bir kez daha anladım ki; şans ve rastlantı diye bir şey yok.
Emek verip ısrar ettiğinizde, iyi bir şey yaptığınızda mutlaka karşılığını alıyorsunuz.
Yeter ki, istikrarlı olun.
Yeter ki, güzel şeyler üretin.
Gündemi yakalayın.
Tabi aynı zamanda güvenilir olun.
Yetmez insanların dilinden düşmeyecek şiir tadında eserler besteleyin...
****
Onur Akın'ın meslektaşımız olmak için yola çıktığını ancak hiç yapmadığını öğrenince şaşırdım.  İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü'nden mezun olmuş. Üniversitede türkülerini söylemiş. Küçük yaştan itibaren sazı eline almış. Arkadaşları gazeteci olurken o  türkücü olmayı seçmiş.
İyi de yapmış...
Gazeteci olsa farkı ne olurdu bilemem ama bugünkü Onur Akın olmazdı.
Bestelediği ve sevgiyle dinlediğimiz şarkılar olmazdı. 
"Bekle bizi İstanbul" bestesine AK Parti'den 2007 yılında oldukça yüksek bir meblağ gelmesine rağmen, ilkelerinden dolayı seçim şarkısı yapılmasına izin vermediğini anlattı.
Yine Kemal Kılıçdaroğlu için yaptığı "Kılıçlar çekildi, bu bir düello" parçasını da nasıl yaptığını anlattı. 
Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Emine Erdoğan'ın söyleşiye davet etmesine rağmen ilkelerinden dolayı gitmediğini de anlattı. Gitseydi bir şey kaybetmezdi. Çok şey kazanırdı halbuki... 
****
Onur Akın'ı dinlerken şunu gördüm.
Keşke türkü söyleyenler siyasete girmeseler.
Sadece onlar türkülerini söyleseler...
Zaten türküleri ile yaptığı bestelerle sözlerini söylüyorlar.
Birde "politika yapacağım, mesaj vereceğim" diye özel çabaları olmasa... 
İtici oluyor bazen...
Sanatçılar sadece bir kesime ait değil de, türkülerini dinleyen ve kendisini seven herkese ait olduklarını bilseler.. 


onur akın

Yine terör, Allah belalarını versin...
Kimin yaptığı belli...
Kimin öleceği ve kimin yaralanacağı ise belli değil...
Toplumu hedef alıyor...
Hepimizin çocukları, eşleri, sevdikleri saldırıya hedef olabilir. 
Lanet olsun... 
Sözde kutsal amaçları var.
Amaç toplumu terörize ederek, devlete diz çöktürmek.
Amaçlarını gerçekleştirmek.
Mümkün mü...
Kim başarmış ki...
Hele hele günümüzde mümkün olabilir mi?
Tamamız bedel ödüyoruz.
Yarın kimin hedef olacağı belli değil.
Yenibosna'da yapılan saldırıyı lanetliyorum.
Lanet olsun...
Sevdiklerimizi yitiriyoruz.
Değerlerimizi yitiriyoruz.
Canlarımız gidiyor.
Ülkemiz bedel ödüyor.
Çocuklar ölüyor...Kimin için...

yenibosna

Barış önemli ve bedeli savaştan daha düşük
Bolivyada 52 yıl süren çatışma.
Yaklaşık 200 bin kişi ölmüş.
Eylül ayında hükümet ve FARC arasında barış anlaşması imzalanmıştı.
"Kolombiya kazandı, kıtamız kazandı, barış hepimizi kucaklasın" diye mesajlar yayınlandı. 
Yüzde 38 katılımla yapılan refarandumda kıl payı bir farkla barış anlaşması ret edilmişti.
Ancak barış halen devam ediyor.
Karşı çıkanların da haklı argümanları var.
Kolay mı...
Tam 52 yıl süren bir savaşı, terörü bitirmek.
200 bin insan ölmüş.
7 milyon kişi evlerini terk etmiş.
Kolay mı nefreti yenmek...
Kolay mı silahları toprağa gömmek. 
FARC'ın lideri barış anlaşmasında şöyle demişti: Ne devlet bizi yenebildi ne biz devleti...
****
Yenmek ve yenilgi üzerine kurulan hiçbir savaş günümüzde kazanılamaz.
Bunun örneği yok...
Geçici zaferler ve gecici yenilgiler var.
Şartlar aynı devam ederken şiddet sona ermiyor, barış olmuyor. 
Bedeli tüm toplum ödüyor.
Şiddetten beslenenler barışa imkan tanımıyor.

Son söz: Barış ne olursa olsun gerçekleşmeli... Ve ısrarla takipçisi olmak zorundayız, Çocuklarımız ölmesin diye. Toplum bedel ödemesin. Ülkemiz yangın yerine dönmesin diye. Ekonomik kaynaklarımız savaşa ayrılmasın diye...Bu köşe yazısı 07 Ekim 2016, 08:18 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.