Uyanan kalpte yaşar


Hayati Kaya

Hayati Kaya

24 Şubat 2018, 06:39

Uyananın bir isteği olamaz. O zaten bir isteği olmadığı için uyanmıştır. Uyanış tam teslimiyetin, huzur ve hatta huşu halinin dinginliğinde aşkta kaybolduğu bir anda çıkagelir. Bu derin bir şükr ve razı olma durumudur. O madde alemini olduğu gibi kabul etmiş, istek kalmamış, teslim olmuş bu da korku ve egonun kaybolması dediğimiz "hiçlik" haline neden olmuştur. Uyanışa bu hal ile giren kişi tekrar geri dönüp birilerini uyandırayım isteğine ya da bilincine sahip olamaz. O her şeyi olduğu gibi kabul eder. Her şeyi olduğu gibi kabul ettiği için zaten uyanan sürekli cenneti yaşar. Birilerini uyandırmak onun görevi, kaygısı, mutsuzluğu değildir, olamaz. Onun huşu hali devam eder, yola devam adına bu halden bilinçle uzaklaşabilir. 
Kalbinden geçtiğinde bilgilerini paylaşır. Birileri "yardım et" derse yardım eder. Ama bir görev değildir. Her şey kusursuz, mükemmel bir rüyadır. Uyanan, rüyanın olumsuzluklarına kurban olabilir mi? Eğer kurban varsa uyanan uyanmamıştır. Uyananın tek sorumluluğu kendisidir. O, milyonlara bilgi de sunabilir bir ormanda yapayalnız da yaşayabilir. Asla yanlış yoktur çünkü o kalptedir. O ne yaparsa doğrudur, Rab yaptırır. Zaten o yoktur, o Rabdir. Rab öğretmendir, terbiyedir. Herşeye rağmen yol devam eder. O kendi farkındalığından sorumludur, bu nedenle daha da derinlerine iner. Ve her derinlik yeni bir açılımdır. O deneyimini paylaşır. Deneyimlemediği alanın cahilidir, orada susar. Hiç bir şeyi Allahtan istemez, Allah onun ihtiyaçlarını verir. Kalbinden ne geçerse onu yaşar. Farkında olmadan kalbinden geçenler gerçekleşir. Farkındalıkla bir şey istemez. Farkında olmadan kalpten geçeni gerçekte de yaşayabilir, duyguda da yaşayabilir. Dilerse birinle aşk da yaşar, sevişebilir de. Diğerinin haberi bile olmayabilir. 
O her şeyi beyin imajinasyonunda yaşamış ve bitirmiştir. "Hayal, rüya ve dünyadaki gerçeklik" arasında zerre fark yoktur. Her şey beyinde olup bitmektedir. Her şey duygudur. Allah onun her daim kalbine göre verir. Bir olumsuzluk yaşarsa bunun olumlu olduğunu bilir. Orada Allahın bir hediyesi vardır ve az sonra o hediyeye de kavuşur. Rab olmayı iyi biliniz, bir gün siz de Rab olacaksınız. Bunun için gayret göstermelisiniz. En büyük gayret sabır, teslimiyet, masumiyet; cesaret, anlayış, şefkat ve adil olmaktır. Ve fakat korku, nefret, kıskançlık, intikam, düşmanlık da Allahtandır. Böyle bir durumda mutsuz olur, cehenneminizi yaşarsınız. İnsanlardan kaçın, uzaklaşın, Hicret edin, içinize, Hira'ya dönün. Her şeyin sorumlusunun kendiniz olduğunu fark edin. Evreni sevgisiz ve anlamsızca izleyin. Yalnızlığın Allaha mahsus olduğunu önce korkuyla sonra da sevgiyle kabul edin. Burada kıyamet kopsun az sonra cennete kavuşun. Tekrar dünyaya dönün ve marifete erişin. Artık acı, öfke, üzüntü yoktur. 

Bu köşe yazısı 24 Şubat 2018, 06:39 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.