Velev ki ibn.siniz!


30 Haziran 2015, 22:52


Nedense alışkanlık haline dönüştü…
Nerede en ufak bir protesto ya da hak arayışı var, CHP ya da HDP vekilleri hoop orada.. Bir açıdan bakıldığında, halkın yanında yer almış olmaları hem demokratik açıdan elzem gibi hem de siyasi PİAR’ları artmakta...Ancak diğer açıdan bakıldığında ise meseleyi “durumdan vazife çıkarmak” gibi pozisyonuna taşımış olmaları hem protesto mevzusunun içeriğine hem de sebep-sonuç ilişkisine ters...

Sloganın ilk sorgusu “CHP Nerede?” olunca, cevaben de “CHP Her Yerde” ye bağlamak kaçınılmaz oldu.

*
Ahalinin haklı sebeplerinin açık alanlarda tepkiye dönüşmesinin izne bağlı olduğu bir ülkede; protesto eylemlerinin yapılması için yetkililere bilgi vermekten ziyade iktidar ya da devletin merhametine ve iznine bağlanması yasal altlığın gerek anlaşılmasında gerekse uygulamasında sıkıntılı olduğunu göstermekte. Bu sıkıntılı hal, eskiden de vardı, şimdi de var, CHP döneminde de aynıydı...

Bir siyasi partinin, her sivil harekete dayalı protesto eyleminde bulunması, demokrasi açısından bir gereklilik olmadığı gibi, tepki gösteren anlayışın gücüne de eylemine de gölge düşürür. Siyasi partilerin destek vereceği eylemler de olmasına rağmen her eylemin en ön safında kol kola giren muhalif vekillerin fotoğraflanması, o safın ardındaki masumane eylemi ve niyeti de yok sayma anlamına gelir.

*
Son yıllarda, CHP’li ve HDP’li vekillerin, devlet görevlileriyle karşı karşıya gelmesi, polis araçlarının önüne yatması filan siyaseten artı şov gibi görünse de demokratik kazanç olarak bir şey ifade etmemektedir. Halkı temsil noktasında gönderildiği TBMM’de üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyen ya da getiremeyen, yapması gereken eylemlerini Meclis çatısında gerçekleştirmeyen siyasetçilerin, sıradan bir eylemci gibi sokak hareketlerine kalkışması, toplumu kışkırttığı gibi, devlet yetkililerinin de hedefi haline getirmekte, ön safta göğüs geren vekil ise dokunulmazlık kisvesi altında kenara çekilip kendini kurtarmakta...

Kışkırtmadan, kutuplaştırmadan, ayrışmadan beslenen farklı siyasetçilerin, halk ve halk hareketleri üzerinden birbirlerine güç gösterisinde bulunması siyasetçi açısından anlaşılır bir durum olsa da sıradan ahali açısından bir felaket örneği...

*
Birkaç gün önce yapılan sözde “Onur Yürüyüşü”nde, farklı cinsellik arayışındaki grupların belki de anlaşılabilir eylemlerine, muhalefet partisine mensup siyasetçilerin de destek vermiş olması, mevzunun zıvanadan çıkmasına sebep oldu.

Siyasetçilerin ve iktidar gücünün, insanların temel hak ve özgürlüklerinin sağlanması, korunması noktasında taraf olmaları, destek çıkmaları ya da yön tayin etme çabaları normal...Normal olmayan ise yerli yersiz, gelişigüzel ve evrensel normlara uygun olmayan taleplerin gündeme getirilmesinde kendilerine rol biçmiş olmaları...

*
Kendilerini argo deyimle ibne olarak tanımlayan ve tercih ettikleri farklı cinsel ilişkilerin karşılığı olarak “Velev ki ibneyiz” sloganını atan bir zihniyetin, akıl almaz ve insan genlerine aykırı bir ilişkiyi resmi kılmaya çalışması, bunun için de devletten hak talep etmesi, erkek erkeğe evliliğinin önünün açılması için eylem yapmasına sırf iktidara olan nefretinden dolayı destek veren CHP ve HDP’li vekillerin duruşu, sağlıklı bir duruş gibi gözükmemekte.

Lezbiyenlik, Gay, Transseksüellik, Biseksüellik gibi cinsel tercihler, bir hastalık belirtisi de olabilir, sapkınlık da sayılabilir ya da bilim adamlarının çalışması neticesinde yaradılışa dair normalliğe de dahil edilebilir. Bu sorun, henüz adı net konulan ve sonucu bir yere bağlanarak çözüme kavuşturulan bir mevzu değil...Ancak şu da bir gerçek ki cinsel tercihini bu tip insanlar üzerinden gerçekleştiren hatırı sayılır epeyce de erkek bulunmakta. Meseleyi talep-arz bağlamında değerlendirecek olursak bundan 30 yıl öncesine kadar görüldüğü yerde nerdeyse taşlanan üçüncü tür diyebileceğimiz bu insanlar günümüzde belli bir sınıra kadar kabul görmekte. Toplumu rahatsız edecek sınıra yaklaştığında ise geçmişte yaşanan Lut kavmi helak örnek gösterilerek toplumun başına taş yağacağı endişesi ortaya atılmakta. Toplumu alenice ikiye yaran ve zihniyet çatışması yaratacak bir konuda siyasilerin en marjinal gruplarla yan yana bulunması işgüzarlık gibi gözükmekte...

*
Siyasilerin; bireyi, toplumu ve devlet olmanın gereğini göz önüne almadan her toplumsal olayda zırt pırt ortaya çıkması, her eylemde saf tutması akılcı gibi gözükmediği gibi, zarar da vermekte.

Misal, gündem yaratan sözde “Onur Yürüyüşü”nde şu soruların cevabını bulmadan, siyasilerin taraf tutması ne anlama gelmektedir...

BİİR- Erkek erkeğe ya da kadın kadına evlenmenin yolunu hukuki olarak açmak, bir topluma fayda mı getirir yoksa zarar mı?

İKİİ- Bireysel ve toplumsal aklın ve ahlakın korunmasını sağlamak zorunda olan devlet, toplumun genleriyle bir başka kişi ve grupların oynamasına izin vermeli mi?

ÜÜÇ-
Her hak talep edenin talebi kendi ölçeğinde normal gibi gözükse de, toplumsal mutabakatı sarsıyorsa, bu tür talepler desteklenebilir mi?

DÖÖRT- Bugün erkek-erkeğe evlenmeyi savunan gruplar yarın bir gün de ensest ilişkinin gizliden gizliye çok sayıda yaşandığı bu ülkede, kardeş-kardeş, ya da ana-oğul, baba-kız evliliğin önü açılsın derse herhangi bir partinin vekilleri böylesi bir talebe de destek verecek mi?

BEŞŞ- Sapkınlığın sonu ve sınırı olmadığına göre, her bireysel ya da grupsal talebi anlaşılabilir eylem haline dönüştürmek için siyasilerin kılıf olarak kullanılması doğru mu?

ALTII- Türk Ceza Kanunu’na göre erkek erkeğe ilişki suç sayıldığına, suçu övmek de ayrı bir suç olduğuna göre sözde “Onur Yürüyüşü” yapanlar hakkında ceza davası açılması gerekmez mi?

YEDİİ- Erkek erkeğe evlenme yaygınlaşırsa, nüfusu erkeklerden daha çok olan kızlar kimlerle evlenecek? Genç nüfusta artış nasıl sağlanacak?

Meseleye nereden bakarsak bakalım; ister insani, ister İslami, ister evrensel, ister ahlaki, ister toplumsal...Sonuç olarak bu tür eylemlerin içinde başka bir i.nelik var gibi gözüküyor...Maksat, üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek gibi yani...Kendi payıma, CHP nerede diye sorulduğunda duymak isteyeceğim en son şey “Velev ki ibneyiz” diyenlerin yanında olmak olacaktır...

 
Bu köşe yazısı 30 Haziran 2015, 22:52 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.