Yaşarken değer bilmek


Ali İbrahim Önsoy

Ali İbrahim Önsoy

20 Nisan 2017, 07:27

Bizim insanımız yaşarken kimsenin değerini bilmez.
Yaşarken değer bilinenler genellikle asker ya da iktidarı elinde bulundurandır.
Toplum, maddi ve manevi güç kimdeyse ona korkudan saygı gösterip methiyeler dizmekte.
Cenazeler kaldırılırken imam efendi sorar “nasıl biliyorsunuz”, cemaat hep bir ağızdan “iyi biliriz”,  imam sorusuna devam eder “hakkınızı helal eder misiniz”, cemaat “helal olsun” der.
Kim, neden “iyi biliriz” diyor?
Kim, niye “helal olsun” diyor?
Bilmeden biliyorum ve helal olsun demek doğru mu?
Dün “netekim” deyip nutuk atmaya çalışanın ardında secdeye yatanlar bugün başka birinin arkasında secdeye yatmakta.
Yaşarken hakkında çok ağır kelimeler söylenip, yaşamını idame ettirmesine bile olanak sağlanmayan, kendisini ifade etmesine bile tahammül etmeyenler, yıllarca kör hücrede kalmasına, yoksulluk içinde yaşayıp ölmesine göz yumanlar bugün onları göklere çıkarmayı bir meziyet saymakta.
Yaşarken kötüleyenler, öldükten sonra iyiliklerinden söz ederken bile menfaatleri vardır.
Gidenin ardından methiyeler dizmek kolaycılık değil mi?
Genelde kaybettiklerimizi sonradan farkına varırız.
Birçok düşüncelerini paylaşmadığımızı, söyleyeceklerimizi söyleyemediğimiz için bir yara vardır içimizde. Kendimizi sorgulamaya işte o zaman başlarız. İş işten geçmiştir, telafisi olmayan bir çelişki geride bırakılmıştır.
Yaşarken değer bilmek zordur.
Yaşamı kolay kılan işler yapmak, toplumsal gerçekleri anlaşılır bir dille ifade etmek zor. Zoru bilip, başarıyı yakalamak ile sorun bitmiyor sorun toplumun çıkarlarını gözetmek ve sahiplenmesi gerek.
Karşımıza zamansız çıkan insanları yolumuzun dışına iterken, ertesi gün dönüp onu deliler gibi aramaktayız.
Yaşam her zaman cömert davranmaz, çoğu kez zalimdir.
Gelişi güzel kullandığımız toplumsal ilişkileri, arkadaşlıkları, yıprattığımız dostlukları savurganca harcadığımız yaşamsal ilişkileri hazin anısıyla kalırız bir gün.
Zaman her şeyin ilacıdır derler sanmıyorum, unutmanın ilacıdır zaman.
Evet, bir ozanın dediği gibi,
“Sağlığında nice ehli hünerin,
 Bir katım tuz katılmaz aşına,
 Öldürürken önce onu açlık,
 Sonra da bir türbe dikerler başına.”
 

Bu köşe yazısı 20 Nisan 2017, 07:27 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.