Yıllar geçiyor zihniyet değişmiyor


Utku Kızıltan

Utku Kızıltan

20 Temmuz 2017, 12:23

10 gün önce bodrum’a kardeşime gidecektik. Çok acı bir haber arkasından onlar geldiler. Ailemizin şenliğini toprağa verdik Büyükekmece’de. 21 Temmuz Cuma onlarla gideceğiz. Haftalık köşe yazımı göndermem lazım. Oturma özürlü, sıkıntılı biri olduğumdan sabahtan atıyorum kendimi sokağa koy koy geziyorum Bodrum’u oturdum hep bilgisayarımda yüklü arşivimi karıştırıyorum. Bu hafta ne yazsam acaba? Buldum 2000 yılında Bekir Coşkun Hürriyete yazmış. Hadi onu paylaşalım. Çünkü anlattıkları bugüne tıpa tıp uyuyor. Şöyle diyor.
GEÇ OLMADAN…. Muhtemelen bu ülkeyi yönetenler düşündüler-taşındılar, çevreyi korumak için Çevre Bakanlığı kurulmasına karar verdiler. Nasıl ki ormanları peşkeş çekip bitirsin diye Orman Bakanlığı’nı, çalışanlar huzur yüzü görmesin diye Çalışma Bakanlığı’nı, sağlık rezaleti bitmesin diye Sağlık Bakanlığı’nı, Hazine soyulsun diye Hazineden Sorumlu Devlet Bakanlığı’nı kurmayı akıl ettilerse… Ve çevreyi sevmeyenleri Çevre Bakanı yaptılar. Çünkü çevreyi seven ve koruyan bir çevre bakanı, SİT alanlarını, koruma altındaki bölgeleri, cennet köşeleri yağmalayanlara izin vermezdi. Oysa ülkeyi yönetenlerin niyeti neydi? Yağma… Çevre Bakanlığı’nın ÇED raporu diye bir belge vermesini de yasaya koydular. ÇED raporu şu demek: Ormanın göbeğine bir sanayi tesisi, nehre zehir akıtacak bir fabrika, doğanın içine edecek bir yapı, ya da çevreyi berbat edecek bir proje uygulanırken, Çevre Bakanlığı’na başvuruyorsunuz, inceliyor ve “çok iyi ediyorsunuz” diye bir belge veriyor. Adı ÇED raporu. Şimdiye kadar kamuoyunun karşı çıktığı ne kadar doğa-çevre katliamı varsa, tümünün olumlu ÇED raporu vardı… Burdur Gölü kıyısına kurulan Demirel’in sanayi çarşısından, siyanürle altın arayanlara… İstanbul’un bir avuç ormanını biçip üniversite kuran holdinglerden, yeşil alanların çokuluslu otomobil fabrikalarına peşkeş çekilmesine kadar…. Tümüne olumlu ÇED raporu verdiler. İşte; yeryüzünde benzeri olmadığı için SİT alanı ilan edilen Fırtına Vadisi’ne hidroelektrik santralı yapma ahmaklığı, Danıştay tarafından durduruldu. İnşaat firması “yapacağım” diyor. Çünkü elinde ne var? ÇED raporu. Bence çevreyi kurtarmak için Çevre Bakanlığı hemen kapatılsın. Böylece doğayı-çevreyi talan etmek isteyenler, ÇED raporu alacak bir yer bulamayacaklar. Yoksa bir gün çok geç olacak. Cennet kadar güzel ülkemizi yağmalayıp bitirdiklerinde, çok geç olacak. 
Son orman yandığında, son damla su kirlendiğinde, son turna uçup gittiğinde, son yayla bittiğinde, son kuş vurulduğunda…. Geç olacak.  Evet 17 yıl önce Bekir Coşkun böyle demiş. Bu günle bir karşılaştırın bakalım bir fark görecek     misiniz? Silivri Çerkezköy arasına Termik santral, İğneada’ya termik ya da Nükleer santral, Taşucu’na nükleer santral, Trakya’yı öldürecek tarım ve hayvancılığı yok edecek Kanal İstanbul… Uzayıp gider liste işte bu günkü hal. Tanrım kurtarsın bu zihniyetten ülkemizi. Çünkü bizde kendi kendimizi kurtaracak akıl yok. 
Sağlıklı kalmanız dileklerimle. 

Bu köşe yazısı 20 Temmuz 2017, 12:23 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.