Zorunlu metrobüs yolculuğu


Ali İbrahim Önsoy

Ali İbrahim Önsoy

23 Mart 2017, 07:17

Günün hangi saati olduğu önemli değil önemli olan işiniz olduğunda bir yerden bir yere gitmek için kamusal ulaşım araçlarının olması gerek. Bu işi merkezi ya da yerel yöneticiler yapar. Sorun yolculuk yaptığınız sırada can ve mal güvenliğinizin olması gerekir. Yaşamımızı idame ettiğimiz İstanbul gibi koca bir şehirde ulaşım belediyenin elinde ve denetiminde. Toplu taşımacılık en uzak ilçe, mahalle ve yerleşim yerlerine kadar yapılırken kent içindeki demiryolları ve denizyolları belediyelere devredildi sorumlulukları daha da arttı.
Son günlerde şehir içinde bir yerden bir yere gitmek hele günlük trafik içinde zulüm olmakta. Yollardaki kalabalık ve araç yoğunluğu yeterli olmadığı gibi birde tercihli yol içinde metrobüs seferlerinin olması ayrı bir sorun. İstanbul gibi bir çok kentte ulaşım yeraltından metro ile yapılırken ülkemizde bunun karayolu ile aynı trafik düzeninde yapılması bir muamma; keza kent ulaşımın yapıldığı ana arterlerde yapılan devasa binaların yola çok yakın yapılması ise ayrı bir muamma.
Okul, iş yaşamı ya da başka sebeplerle her gün toplu taşımayı kullanıyoruz hatta kendi aracı olan birçoklarımız bile araç trafiğinin yoğunluğu ve park sorunu nedeniyle aracıyla değil toplu taşımayı tercih etmekte. 
Toplu taşıma ekonomik, güvenli ve huzurlu olması gerekirken hele ki ülkemizde çalışanların sendikal hak ve özgürlükleri kısıtlanırken çalışanlar asgari ücrete, emekliler açlık sınırın altındaki maaşa talim ederken, yöneticilerin kamusal görev ifa ediyoruz ne anlama geliyor? Asgari ücretin netinin(1404 TL.) anca onda biri ile başka araç değiştirmeden işi gidip gelinmekte. Gündüz saati doktorunuzun verdiği randevuya gitmek için kullanıyorsanız toplu taşımayı hele ki metrobüsü yeni bir macera yaşayacağınız bir gerçek. 
Giderken zaten bin bir zahmet ve bir o kadar çileli yolculuğa katlanırken dönüşte rahat gelirim ümidi vardı. Gündüz saati olmasına rağmen yollar kalabalık trafik keşmekeş zorunluluktan metrobüsün asansörü işlemeyen yürüyen merdiveni olmayan durağından o dik merdiveni kullanmak zorunda kaldım; sağ dizim Gayrettepe sorgusu anısı nedeniyle artık aksamalarım alenen hissedilmekte bir de geçenlerde yapılan bel fıtığı ameliyatı sonunda zorlanmaktayım. Tüm bunlara rağmen eve dönüş için metrobüse orta kapıdan bindim. Doğal olarak ayakta yolculuk ediyoruz yine kalabalık. Ön taraftan dört beş kızlı erkekli çocuk ellerinde kâğıt mendil kiminin elbisesini çekiştiriyor kiminin elini tutarak almasını ve para vermesini istiyor. Hatta kimileri yaşlıların elini öperek elini açıp dileniyor. Bu esnada arka taraftan bir akordeon sesi geliyor, güzel bir şarkının eksik notalarıyla çalınmış bile olsa hoş bir ezgi. Akordeon çalan adam yanımızdan geçerken hemen arkasında bir kadın kucağında emzirdiği bebesi, bir eliyle çocuğu tutarken diğer elinde pet kutusunu burnumuza kadar sokuyor. Sözde araçlarda satıcı ve dilenci olmayacak, her araçta ve durakta bir güvenlikçi olacaktı nerede?
Bu kendin bir belediye başkanı var, güvenliği sağlayan polisi ve askeri var. Sorarım aldığınız vergiler, verdiğimiz yolculuk paraları ne işe yarıyor? Eskiden bir şehr-i emin ve bir de bostancı başı vardı bunların ne görev yaptığını bilen günümüzün yerel yöneticileri ne yapmakta? Huzur, güven ve istikrar nerede? Karne hanenize ne yazalım?

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.